ÇHD Susmadı, Susmayacak!

AÇLIK GREVİNDEKİ AVUKATLARIN SESİNİ BÜYÜTELİM

AÇLIK GREVİNİN OTUZUNCU GÜNÜNDEKİ BEŞ ARKADAŞIMIZIN SESİNİ DIŞARIDA DA BÜYÜTELİM!

Yargının durumu artık herkes tarafından bilinen bir gerçek. Bunu anlamak için günlük yaşanan olaylara bakmak yeterli. Gün ve gün, yargının yaptıkları iyice pervasızlaşmakta ve “kötü örnek” olmak konusunda her bir uygulama birbiriyle yarışmakta.

Bugün artık, tüm bu hukuksuzlukların uygulayıcıları, yaptıklarını gizleme ihtiyacı dahi duymuyor. Gerekçe onlar açısından açık. Diyorlar ki; “beka sorunu var; ya bendensin, ya da düşmansın; ya benim dediğimi yapacaksın ya da bedelini ödersin.”

Bir kesim bu düşünceye teslim olup,  gerçek yüzünü açıktan gösterip, sözle de olsa haksızlığı dile getirmeyi bıraktı. Tarafını seçti. Her şeyi “beka sorunu” ile açıklamanın arkasına sığındı. Fakat “bir şeyler yapılmalı” diyenlerin artık kaçacak bahaneleri kalmadı. Bugün görevimiz, yapabileceklerimizin azamisini yapmak.
Avukatlara yapılan saldırılar arasında hukuksuzlukların ayyuka çıktığı Çağdaş Hukukçular Derneği ve Halkın Hukuk Bürosu avukatları davasında yapmamız gerekenler var. Herkesin bildiği dava sürecindeki hukuksuzları hafızalarda tekrar yenilemek gerekirse;

•       10-14 Eylül 2018 tarihinde, tutuklama tarihinden bir yıl sonra meslektaşlarımız ilk duruşmalarına çıktılar.
•       Mahkeme heyeti tarafından 17 avukat tahliye edildi.
•       Aynı mahkeme heyeti tarafından savcılık itirazı ile 8 saat sonra hafta sonu olmasına rağmen mahkeme 12 meslektaşımız hakkında “tutuklamaya yönelik” yakalama kararı çıkardı, 6 meslektaşımız tutuklandı.
•       Tahliye kararı veren mahkeme başkanı ve üyesi, 2 gün geçmeden görevden alındı, yerlerine özel seçilmiş mahkeme başkan ve üyeleri atandı.
•       Yeni atanan heyet, mevcut usul ve yasa hükümleri yerine, siyasi iktidarın talimatlarını yerine getirmeyi daha fazla önemsediğini, göreve geldiği ilk günden beri birçok kez göstermiş oldu.
•       Mahkeme heyeti önünde İzmir Baro Başkanı’na Jandarma saldırdı, mahkeme heyeti sessizce izledi, akabinde ise salonu terk etmeyi tercih etti.
•       Davanın yeni heyeti ile yürütülen 3-6 Aralık 2018’de yapılan  2. celsesinde; sanık ve avukatlar salondan atıldı, tanıkların bir kısmı bu şekilde boş salonda dinlendi.
•       Açık tanıklar dahi, gizli tanık hükümlerine göre dinlendi.
•       Dosya içerisinde varlığı iddia edilen dijital deliller mahkeme huzurunda incelenmedi, doğrudan doğruyalık ilkesi ihlal edildi.
•       Mahkeme, kendi kurduğu ara karara rağmen tevsii tahkikata ilişkin taleplerin sunulmasını beklemeden, celse arasında savcıdan esas hakkında mütalaa istemeye karar verdi.
Bu ve bunun gibi yaşanan onlarca hukuksuzluk göstermektedir ki, dosyada yargılanan 20 meslektaşımız hakkında;
•       tüm hukuk kuralları yok sayılarak,
•       savunma hakları engellenerek,
•       tutuklu meslektaşlarımızın avukatlığını yapan avukatların mesleklerini yapmaları engellenerek hızlıca hüküm verilmek istenmektedir.

Bizlere yapabileceklerimizin olduğunu göstermek isteyen, hücrede tek başlarına olsalar da direnen tutuklu 5 arkadaşımız, yaşanılan adaletsizliklere karşı bedenlerini açlığa yatırdılar. 24 Ocak 2019 tarihinden beri açlık grevindeler. Bugün açlıklarının otuzuncu günü…

Bu otuz günün, açlıkla geçen her bir saniyesi bizlere bir çağrı! “Gelin birlikte bir şeyler yaparak, mücadele edelim” çağrısı…

Biz bu sese sessiz kalmadık. Gelin, sizler de sesimize ses katın.
Birleşen seslerimizle bir kez daha haykırıyoruz: “Susmadık Susmayacağız ”

ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ

Share Post
Written by
No comments

LEAVE A COMMENT