ÇHD Susmadı, Susmayacak!
 

CEZASIZLIK DEVAM EDİYOR

Yargýtay Ceza Genel Kurulu eylemi “yaralama sonucu ölüme sebebiyet” olarak deðiþtirilince Çaðdaþ Gemik’i katleden polis , Antalya 3. Aðýr Ceza Mahkemesince salýverildi.

CEZASIZLIK DEVAM EDÝYOR..

Antalya 3. Aðýr Ceza Mahkemesinde yapýlan duruþmada, Çaðdaþ Gemik’i katleden polis memuru Mehmet Ergin’e TCK. 87/4 uyarýnca 10 yýl hapis cezasý verildi ve sanýk serbest býrakýldý. Yargýtay Ceza Genel Kurulunun suçun niteliðini “yaralama sonucu ölüme neden olma” olarak tanýmlamasý tahliyenin önünü açtý.

4 Aralýktaki duruþmada katýlan vekilleri tarafýndan 3. Aðýr Ceza Mahkemesine sunulan dilekçe metni aþaðýdadýr.

 

3.AÐIR CEZA MAHKEMESÝ BAÞKANLIÐINA

ANTALYA

 

Yargýtay Ceza Genel Kurulu olasý kastla adam öldürme suçundan sanýk polis memuru hakkýnda verilen mahkumiyet kararýný, polisin silah kullanma yetkisinin ancak, yasanýn sýnýrlarýný çizdiði çerçevede, kademeli, ölçülülük ilkesine uygun ve son çare olarak kullanabileceðinin altýný çizerek ve “ Sanýðýn, yerleþim alanýn olduðu cadde üzerinde “dur” ihtarýna uymayarak, motosikleti ile uzaklaþmakta olan maktulün arkasýndan, durdurmak gayesiyle önce havaya, sonra maktulün bulunduðu istikamete olmak üzere toplam iki kez ateþ ettiði sýrada, kurþunlardan birisinin isabet etmesi sonucu maktulün ölümüne neden olduðunda kuþku bulunmayan olayda, sanýðýn eyleminde, maktulü öldürme kastý ile hedef olarak ateþ ettiðine, diðer bir anlatýmla sanýðýn öldürme kastý ile hareket ettiðine dair yeterli kanýtýn bulunmadýðý anlaþýlmaktadýr…diyerek, 2559 sayýlý yasanýn 16. maddesinde belirtilen “silah kullanma” koþullarýnýn gerçekleþmediðinde herhangi bir duraksamanýn yaþanmadýðý olayda, kullanýlan silahýn niteliði, elveriþliliði ve etki alaný, atýþ mesafesi, tanýk anlatýmlarý ve dosyadaki diðer kanýtlar göz önünde bulundurulduðunda; kaçmak isteyen maktulü durdurmak amacýyla hareket eden sanýðýn, elindeki elveriþli silahla ve silahýn etki alaný içerisinde bulunan maktulün kaçýþ istikametine doðru ateþ etmesi sonucunda, mermilerden birinin maktule isabet edebileceðini ve eyleminin yaralanmayla sonuçlanabileceðini öngördüðü, ancak buna raðmen hareketine devam ettiði ve ölümün bu harekete baðlý olarak meydana geldiði görülmektedir. Diyerek eylemin TCK87/4 maddesi kapsamýna girdiðini,ayrýca benzer olayda Ceza Genel Kurulunun 04.05.2010 gün ve 249-108 sayýlý kararýnda da ayný sonuca ulaþýldýðý “ TESPÝTÝ ÝLE direnme kararýný bozmuþtur.

Yargýtay Ceza Genel Kurulu 1.Ceza Dairesinin kararýndan farklý olarak “ “HAYATÝ BÖLGELER HEDEF ALINARAK ATEÞ EDÝLDÝÐÝNÝ GÖSTEREN KESÝN VE YETERLÝ KANIT BULUNMADIÐI ANLAÞILMIÞTIR.” Vurgusunda bulunmamaktadýr.

Mahkemenizin kararýndaki tüm vakalarý ise ;yani “Maktül hakkýnda yakalama ,tutuklama,zorla getirme kararý olmadýðýný,Maktülün polise memurlarýna karþý her hangi bir direniþ teþkil eden bir davranýþýnýn olmadýðýný,Maktülün arkadaþýnýn yakalandýðýný ve motosikletin plakasýnýn belli olduðunu, telsiz irtibatý kurulabilceðini, yani istendiði takdirde daha sonradan rahatlýkla maktüle ulaþýlabilceðini,Bu nedenlerle hiçbir þekilde sanýk polisin PVSK.16.maddede belirtilen silah kullanma yetkisinin doðmadýðýný, aynen kabul etmiþtir.

Ancak “maktulün arkasýndan, durdurmak gayesiyle önce havaya, sonra maktulün bulunduðu istikamete olmak üzere toplam iki kez ateþ ettiði sýrada, kurþunlardan birisinin isabet etmesi sonucu maktulün ölümüne neden olduðunda kuþku bulunmayan olayda” demek suretiyle , olayý tümden sanýðýn savunmasý yönünden kurgulamýþ ve maddi gerçeði adeta yok etmiþtir..

Oysa dosyada böyle bir þey yoktur.

Evet sanýk savunmasýnda “bir el havaya ateþ ettim, daha sonra 5-6 metre koþtum, koþarken ayaðým takýldý silah kendiliðinden ateþ aldý “ demiþtir. Oysa , tanýklar bu beyaný asla doðrulamadýðý gibi, HER ÝKÝ MERMÝ KAPSÜLÜ ARASINDA SADECE 80 CM’NÝN OLMASI bile ilk atýþýn havaya deðil , her iki atýþýnda kafaya doðrudan yapýldýðýnýn göstergesidir.

Aslýnda bu kadar açýk maddi gerçek karþýsýnda, tümden senaryo olan “ilk atýþýn havaya yapýldýðý” sanýk savunmasýnýn kararda tekrarlanmasý, Ceza Genel Kurulunun 87/4 uygulatmak için gerçeði nasýl ters yüz ettiðinin ilk kanýtý olarak önümüzde durmaktadýr.

Yani Ceza Genel Kurulu demektedir ki; “HER ÝKÝ MERMÝ KAFAYA ÝSABET ETMEDÝÐÝNE GÖRE” demek ki , ilk atýþ havaya yapýlmýþtýr. 8-10 metreden motosiklet üzerindeki hareketli bir hedefin baþýna doðru niþan almak suretiyle yapýlan atýþ sýrasýnda , her iki merminin ayný noktaya isabet etme ihtimalinin sýfýra yakýn olduðundan ise hiç bahsetmemektedir.

Ceza Genel Kurulunun gerçeði ters-yüz etmesi sadece olayýn kurgulanmasýnda deðil, asýl olarak “ 04.05.2010 gün ve 249-108” kararýný emsal olarak göstermesinde ortaya çýkmýþtýr.

Yalnýz burada asýl önemli olan durum , Genel Kurulun böylesi koþullarda “BÝR POLÝSÝN KESÝNLÝKLE ELÝNÝ BELÝNE ATIP SÝLAH ÇIKARMA YETKÝSÝ YOKTUR.” demesidir.

Bu durum kasdýn tespitinde önemlidir. Çünkü bir polise silahý kesinlikle kullanmamasý gereken bir durumda, silah kullanmýþtýr diyorsanýz (yani. 16.maddenin koþullarýnýn oluþmadýðýný söylüyorsanýz ) onun artýk hukuksal durumunun, sýradan bir yurttaþla hiçbir farký olmadýðýný görmek ve ORTADA GÖREVÝNÝ YAPAN BÝR POLÝSTEN BAHSEDÝLEMEYECEÐÝ tespitini ilk olarak yapmanýz gerekecektir.

NETÝCE SEBEBÝYLE AÐIRLAÞMIÞ SUÇ , OLASI KAST TARTIÞMASI

Netice sebebiyle aðýrlaþmýþ suç kavramý ve TCK.23 madde 5237 sayýlý yasa ile hukukumuza girmiþtir. Bu düzenlemede genel bir taným getirilmekte, “bir fiilin kasdedilenden daha aðýr veya baþka bir neticenin oluþumuna sebebiyet vermesi halinde , kiþinin bundan (yani aðýrlaþmýþ sonuçtan) sorumlu tutulabilmesi için en azýndan taksirle hareket etmesi gerekir” denmektedir.

Öðretide ise , netice sebebiyle aðýrlaþmýþ suç kasdedilen neticeden baþka, daha aðýr bir neticenin gerçekleþmesi sebebiyle, cezanýn arttýrýlmasýný öngören suçlarý ifade eder. Burada ,fail kasten suç tipindeki neticeyi gerçekleþtirmek ister ve birinci aþama gerçekleþince esas suç tipi oluþur. Suç tipinin bu kýsmý kasten veya taksirle iþlenebilir. Ýkinci aþama failin gerçekleþtirdiði birinci neticeye eklenen aðýrlaþmýþ þekli belirtir ve fail bu ikinci neticeyi istememektedir.

Ceza Kanunu Özel bölümünde bu kavrama özel olarak yer verilen iki suç tipi bulunmaktadýr. Bunlar 95.madde ile 87.maddedir.

5237 sayýlý yasa yaralama suçunda , aðýr derecede yaralanmalarý 765 sayýlý yasadan farklý olarak “NETÝCE SEBEBÝYLE AÐIRLAÞMIÞ YARALAMA” olarak tanýmlamýþtýr.

Yani (eski 456 ‘dan farklý olarak) bir anlamý ile failin kasdý,eylemin þiddeti ve kullanýlan araçlar silikleþtirilmiþtir.

765 sayýlý yasanýn 45/2 maddesindeki “failin bir þeyi yapmasýnýn veya yapmamasýnýn neticesi olan bir fiilden dolayý kanunun o fiile ceza tertip ettiði ahval müstesnadýr “ düzenleme ile 451-452 maddelerde yer alan “failin eyleminden baþka nedenlerin de birleþmesi, kasdý aþan müessir fiil sonucu öldürme” suçlarýna ise yeni TCK’da objektif sorumluluðun kaldýrýldýðý gerekçesi ile yer verilmemiþtir. Failin kasdettiði sonuçtan, daha aðýr bir sonuç meydana geldi ise en azýndan “TAKSÝR”ini aramak gerekir denmiþtir.

Düzenleme, hukukumuz için yeni olduðundan, 23. madde tartýþmasý oturmuþ deðildir.
TCK’nýn 23. maddesine benzer bir hükme sahip olan Alman Hukukunda bu sorun tartýþýlmýþtýr. TCK’nýn 23. maddesine karþýlýk gelen Alman Ceza Kanunu’nun 18. maddesi þu þekildedir:
“Kanunun bir fiilin sebebiyet verdiði muayyen bir netice dolayýsýyla daha aðýr bir cezayý öngördüðü hallerde; fail veya þerikin, bu nedenle daha aðýr bir ceza ile cezalandýrýlabilmesi için, meydana gelen aðýr neticeye en azýndan taksirle sebebiyet vermesi gerekir.”
Görüldüðü gibi kaynak kanunda, eyleme ve sonucu deðil doðrudan yasaya atýfta bulunulmaktadýr.

Bunun önemi þurdadýr. Fikri ictimanýn yolunu açmaktadýr.

87/4 ‘LE ÝLGÝLÝ HUKUKSAL TARTIÞMA
KASTIN ÝNSANIN ÝÇ DÜNYASINA AÝT BÝR ÞEY olduðu kabul edilmesi ve bir insanýn bir hareketi yaparken hangi amaçlarla ve saiklerle hareket ettiðini saptamak için ,o hareketin kendisine ve sonuçlarýna bakýlmasý hem Ceza Hukuku Doktrinin , hemde Yargýtay’ýn genel yaklaþýmýdýr.

Örneðin insan öldürme fiilinde KASTIN TESPÝTÝ AÇISINDAN tartýþýlan ilk þey uygun araç ve yaþamsal bölgelere tevdii olup olmadýðýdýr.

Eðer ölüm gerçekleþmiþse , kasdýn öldürmeye yönelik olup olmadýðýnýn araþtýrýlmasýnda tek kýstas UYGUN ARAÇ VE YAÞAMSAL BÖLGEYE DARBE olup olmalýdýr.

Eðer ölüm gerçekleþmemiþse , ÖLDÜRMEYE TEÞEBBÜSMÜ, YOKSA YARALAMA SUÇUMU oluþacaðýnýn tespiti açýsýndan ise yukarýdaki kýstaslara ilaveten sanýðýn hareketi iþlemeden önceki ve sonraki davranýþlarý ve maðdurla arasýnda geçmiþe dayalý olarak bir husumet iliþkisi bulunup bulunmadýðýna araþtýrýlmaktadýr.

Bilindiði gibi 87/4’deki düzenlemede “ Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmiþse, yukarýdaki maddenin birinci fýkrasýna giren hallerde sekiz yýldan oniki yýla kadar, üçüncü fýkrasýna giren hallerde ise oniki yýldan onaltý yýla kadar hapis cezasýna hükmolunur. Demektedir.

Madde gerekçesinde (TCK.23 md) düzenlenen Netice Sebebiyle aðýrlaþmýþ bir suç türü olduðu ifade edilmektedir. Zaten 87.madde baþlýðý da öyledir.

Ancak bu düzenleme 765 sayýlý Yasanýn 451 ve 452 maddesinden oldukça farklýdýr.

Çünkü 23. maddenin gerekçesinde 451 ve 452 maddede düzenlenen suç türlerinin (kasdýn aþýlmasý suretiyle adam öldürme, failin fiilinden baþka nedenlerin birleþmesi sonucu ölüm, failin fiiinden önce mevcut olan bir nedenin yada failin iradesi dýþýndaki nedenlerden dolayý ölümün gerçekleþmesi) kaldýrýlmasýnýn nedeni olarak Ceza Kanununda artýk objektif sorumluluk hallerinin terk edilmesi gösterilmiþ, 451 ve 452 maddenin objektif ceza sorumluluðu getirdiði , kendi fiilinin doðrudan sonucu olmayan, yada yaralama kasdý ile hareket eden bir kiþiye çeþitli nedenlerden dolay gerçekleþen ölümden dolayý sorumlu tutmanýn ceza adaleti ve modern Ceza Hukuku ilkelerine uygun olmayacaðý ifade edilmiþtir.

Burada bütünüyle bir hukuksal boþluk doðduðunu söylemek ise kesinlikle mümkün deðildir. Olasý kast ve bilinçli taksir gibi sorumluluk halleri 451 ve 452 .maddenin yerine uygulama alaný bulabilecektir. Tabi ki 451 ve 452’ nin uygulandýðý bazý durumlarda 87/4’de geçerli olabilecektir. Ancak ortak taraflarý olmakla birlikte, hiçbir þekilde 87/4’ün, 451 ve 452 maddenin karþýlýðý olmadýðýný da söylemek gerekecektir.

Zaten 87/4 dikkatle okunduðu takdirde bu görülecektir.

Çünkü 87/4’dün uygulanma koþulunun, atfýn doðrudan doðruya 86.maddenin 1 ve 3. fýkrasýna yapýlmasý nedeniyle yaralamanýn þiddeti ile ilgili olduðunu göreceðiz.

87/4’de 87/1-2 ve 3’ün bahsi daha geçmemektedir.

Bunun anlamý þudur.

87/1-2 ve 3 MADDELERDE DÜZENLENEN NÝTELÝKLÝ YARALAMA HALLERÝ SÖZ KONUSU ÝSE ASLA 87/4’ÜN BAHSÝ GEÇMEYECEKTÝR.

Diðer bir ifade ile;

Bir yaralama fiili yaþama tehlikeye sokacak derecede þiddetli ise yada iyileþmesi olanaðý olmayan bir hastalýða veya bitkisel hayata girmesine neden olacak þekilde ise , yada duyu organlarýndan birinin iþlevini yitirmesine veya zafiyetine neden olacak þekilde aðýr derecede ise HATTA KEMÝK KIRIÐI (vücudunun neresinde olursa olsun, ancak ölüm bundan dolayý meydana gelmiþ olsun ) varsa bile artýk burada kesinlikle 87/4 tartýþýlamayacaktýr.

87/1-2 ve 3. fýkralarýnda belirtildiði þekilde aðýr yaralama sonucu ölüm meydana geldiyse, yasa koyucunun iradesinin koþullarýna göre kasten öldürme yada olasý kastla öldürmeden cezalandýrýlmasý olduðu açýkça bellidir.

Tabi ki 452 madde yönünden , 1- Failin yaralama kastýnýn açýk bir þekilde ortaya çýkmasý, (eylemin þiddeti ve maðdurun uðradýðý fiziki zarar)

3- Bu eylem sonucunda ölümün meydana gelmesi, 3- Fiil ile ölüm sonucu arasýnda nedensellik baðýnýn bulunmasý,. gibi koþullar 87/4’dede vardýr.

Ancak tekrar etmek gerekirse 452.maddeden farklý olarak, 87/4’de nitelikli yaralamanýn düzenlemenin dýþýnda býrakýlmasý burada önemlidir. Eðer eylemin þiddeti yaralamanýn ötesinde sonuç doðuracak nitelikte ise artýk burada kasdýn aþýlmasý gibi bir durum söz konusu olamaz. Burada tartýþýlacak tek þey eylem doðrudan doðruya kastla mý ,yoksa olasý kastla mý iþlendiðinin tespitidir. Eðer hareket doðrudan doðruya hayati bölgelere, uygun araç veya silahla yöneldi ise artýk olasý kast durumunu dahi tartýþýlamayacaktýr.

Yaralamanýn þiddetine yapýlan vurgu nedeniyle 87/4’ün , sadece 452/2 maddeyi karþýladýðýný söylemek gerekecektir.

Yargýtay Daireleri Yukarýda belirttiðimiz gibi özellikle adam öldürmeye teþebbüs suçunda kastýn tayini açýsýndan baktýðý ilk iki kýstas UYGUN ARAÇ VE HAYATÝ BÖLGEDÝR.

Uygun araçla hayati bölgeye yönelen darbede ölüm gerçekleþmiþse , Yargýtay ‘ýn eylemin KASDEN ADAM ÖLDÜRME OLACAÐI KONUSUDA en küçük tereddüdü dahi yoktur.

Maddeyi okunduðu takdirde bu husus açýkça görülecektir.

Maddede aynen “Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmiþse, yukarýdaki maddenin (86) birinci fýkrasýna giren hallerde sekiz yýldan oniki yýla kadar, üçüncü fýkrasýna giren hallerde ise oniki yýldan onaltý yýla kadar hapis cezasýna hükmolunur. Demektedir.

Burada tarif edilen yaralamada, basit týbbi müdahele ile giderilebilme ölçütünün dýþýnda ancak hiçbir zamanda 87.madde de belirtilen aðýrlýktan olmama koþulu arandýðý açýktýr.

Kanun koyucunun bu tercihi bilinçli bir tercihtir. Olasý kast, bilinçli taksir gibi özel kusurluluk hallerinin kabul edildiði bir sistemde 452. maddede belirtildiði” KASTIN AÞILMASI GÝBÝ “bir kavram zaten olamaz.

Yaralamanýn þiddetini 86/1 ‘le tarif etmesi etmesi nedeniyle, 87/4 ‘ün uygulama alaný 451 ve 452 maddeden farklý olarak bilinçli olarak daraltýlmýþ, çok sýnýrlý hallerde uygulanabilecek yaptýrým haline dönüþmüþtür.

Bu þekliyle eðer ölüm gerçekleþmiþse ve “ ölümün” vücudun hayati olmayan bölgelerine yönelik darbe ile baþka bir nedenin birleþmesi sonucu meydana geldiði ortaya çýkarsa o zaman 87/4 tartýþýlmaya baþlayacaktýr.

Bunun dýþýndaki hiçbir koþulda 87/4’ün uygulama koþulu yoktur.

Zaten kanun koyucu 454.maddeden eski halinden doðabilecek hukuki boþluklar düþünerek OLASI KAST VE BÝLÝNÇLÝ TAKSÝR gibi kavramlarý getirmiþtir.

87/4 ‘ ÝÇÝN ÝKÝ FARKLI SONUÇ GEREKÝR…

Hem kaynak kanunda hemde 23. maddede açýkça iki farklý neticeden bahsedilmektedir. Sanýðýn eylemi tek olabilir. Ancak kademeli olarak iki farklý netice doðacaktýr.

Birinci netice yaralamadýr.

Ýkinci netice ise bu yaralama sonucu ölümdür.

Tek bir hareketle ve o hareketin doðal sonucu olarak meydana gelen bir ölüm vakasýnda , asla ve asla 87/4 düþünülemez.

Orada sadece kusura bakýlacak, tartýþma sadece ,Taksir-bilinçli taksir yada kast –olasý kast üzerinden yürüyecektir.

Aksi düþünce iki farklý sonuç isteyen 87/4 ‘e aykýrý olacaktýr.

EMSAL OLARAK GÖSTERÝLEN “ 04.05.2010 gün ve 249-108” SAYILI CEZA GENEL KURUL KARARI..

Aslýnda Yüksek Mahkemenin kendi kararýna duyduðu inançsýzlýðý, hem hukuki gerçeði, hemde maddi gerçeði nasýl ters-yüz ettiðinin somut bir ifadesi, emsal olarak “ 04.05.2010 gün ve 249-108” sayýlý kararýný öne sürmesidir.

Emsal olay kararda aynen þöyledir.

“Tüm bu açýklamalar ýþýðýnda somut olay deðerlendirildiðinde;

Kendisine ait iþyerinde bulunan hurda demirlerin çalýnmasýndan duyduðu infialle, maktul ve arkadaþlarýnýn bulunduðu yere gelerek, at arabalarýyla kaçmakta olan maktul ve arkadaþlarýný korkutarak durdurmak gayesiyle önce havaya, sonra sürekli ayný istikamette olmak üzere at arabalarýnýn tekerleklerine ve yere doðru birden çok kez ateþ ettiði sýrada, asfalttan seken kurþunlardan birisinin isabet etmesi sonucu maktulün ölümüne neden olan sanýðýn eyleminin; kasten öldürme ve kasten yaralama suçlarýný oluþturacaðý söylenemese de, gerçekleþtirilen eylemin yaralamayla sonuçlanabileceðinin öngörülmüþ, buna karþýlýk “ölüm” neticesinin öngörülememiþ olmasý karþýsýnda, Ceza Genel Kurulunun 22.12.1986/364-613, 05.10.1987/229-440, 22.03.2005/219-35 ve 20.04.2004/47-101 gün ve sayýlý kararlarýnda da belirtildiði üzere, 765 sayýlý TCY’nýn 452/1. maddesinde yer alan “kastýn aþýlmasý suretiyle adam öldürme” suçunun, 5237 sayýlý TCY’ndaki karþýlýðýný oluþturan ve bu Yasanýn 87/4. maddesinde düzenlenmiþ bulunan “neticesi sebebiyle aðýrlaþmýþ yaralama” suçunu oluþturduðunun ve bu nedenle Özel Daire bozma kararýnýn isabetli olduðunun kabulü gerekir. Demektedir.

Yani Yüksek Mahkeme bu kararý emsal göstermekle asfalta ateþ etmek ve kafaya niþan alarak ateþ etmek arasýnda bir fark yok demektedir.

Bizce bu kararýn emsal olarak gösterilmesinin bir tek anlamý vardýr.

ÇAÐDAÞ GEMÝK DAVASINDA VERÝLEN KARAR ÝLKTÝR.

Bir daha benzerinin olmasý mümkün deðildir. Çünkü, yaþamsal bölgeye doðrudan hedef alarak yapýlan atýþ sonucu öldürmeleri “YARALAMA SONUCU ÖLDÜRME “ derseniz, ceza hukukunun tüm yerleþmiþ kalýplarýný, tüm yargýsal uygulamalarý yok saymýþsýnýz anlamýna gelir.

Bu adalet ve hukuk açýsýndan kabul edilebilir bir þey deðildir.

Bu kararla adalet duygusunun aðýr bir yara aldýðý düþüncesindeyiz.

AÝHM, özellikle yaþam hakkýnýn korunmasý konusunda devletin üstlendiði usule iliþkin yükümlülüklerin soruþturma aþamasýyla sýnýrlý kalmadýðýný sürekli olarak vurgulamaktadýr. Özellikle, karar aþamasý da dahil olmak üzere yargýlamanýn tamamýnda, 2. maddede belirtilen zorunluluklar karþýlanmalýdýr. Böylelikle, ulusal mahkemeler kiþilerin hayatlarýna mal olabilecek ve/veya onlarý maddi ya da manevi zarara uðratabilecek davranýþlarý hiçbir zaman cezasýz býrakmamalýdýr.

Halkýn güvenini kazanmak, hukuk devletine olan inancý korumak ve yasadýþý eylemlere göz yumulduðu ve suçlarýn iþlenmesine müsamaha gösterildiði kanýsýnýn oluþmasýný önlemek bakýmýndan çok önemlidir.

Bir devlet görevlisi 2. ve 3. maddelere aykýrý bir davranýþta bulunmakla suçlanýyorsa, verilecek mahkumiyetin yaþam hakkýna yönelen saldýrýya uygun aðýrlýkta olmasý gerekir.

Suç iþleyen kamu görevlilerini koruyan yargýsal kararlarýn AÝHM’den Türkiye’ye bu güne kadar mahkumiyet olarak döndüðünü katýlan taraf olarak bir kez daha ifade etmek istiyoruz.

KATILAN VEKÝLLERÝ

 

Share Post
Written by
No comments

LEAVE A COMMENT