ÇHD Susmadı, Susmayacak!
 

DİYARBAKIR BAROSU’NUN YANINDAYIZ

BASINA VE KAMUOYUNA

DİYARBAKIR BAROSU’NUN YANINDAYIZ

 

Avukatların ve baroların en önemli görevi, insan hakları ihlallerine karşı hukukun üstünlüğünün sağlaması için mücadele etmektir. Bu görev, 1136 sayılı avukatlık kanununun 76. Maddesinde düzenlenmiş, yasadan doğan bir görevdir. Bu nedenle yasayı ve hukuku tanımayan, insan yaşamına kastetmeye varan insan hakları ihlallerini gerçekleştiren iktidarların ilk işi, toplumsal muhalefetin savunmalığını yapan avukatlara ve barolara saldırmak olmuştur.

Ülkemizde de öteden beri, iktidarın hukuk dışı uygulamalarına karşı mücadele eden her avukatın mesleki faaliyetleri kriminalize edilmiş, avukatlara yönelik sahte deliller üretilerek, sınırsız ve ölçüsüz iftiralar içeren gizli tanık beyanlarıyla gözaltı ve tutuklamalar gerçekleştirilmiştir.

Bu amaçla, önce toplumda algı oluşturmak için yandaş basın ve yayın organlarında bir linç kampanyası başlatılmakta, kamuoyunda algı oluşturulmaya çalışılmakta ve ardından iktidarın her açıklamasını, yandaş ve tetikçi kalemlerin hedef göstermelerini talimat olarak gören savcılar, soruşturma başlatmaktadır. Buradaki yegane amaç, kendi suçlarını örtmek, “yavuz hırsız ev sahibini bastırır” misali, işledikleri suçları ortaya çıkaracak baroları ve avukatları engellemektir.

Bunun son örneği de İçişleri Bakanı’nın, Diyarbakır Barosu ile ilgili heyezan dolu açıklamaları olmuştur. İçişleri Bakanı, saldırgan açıklamalarına ikinci defa devam ederek, bir başka tv programında, Diyarbakır Barosu’nun PKK’ye müzahir olduğunu, legal alandaki uzantısı olduğu söylemini tekrar etmiş, sadece baronun yönetim kurulunu değil, tüm üye avukatları da hedef almıştır. Bir meslek örgütünün genel kurulunda, üyelerinin oylarıyla seçilen bir yönetime, bu pervasızca isnatlarla saldırmak, hukuksuzluğun verdiği cüretle mümkündür. Üstelik akıldışı bu açıklamalar aynı zamanda suç oluşturmakta, halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmekte, baro başkan ve yönetim kurulu üyelerini hedef göstermektedir.

İlk saldırgan açıklamasını, tüm vatandaşlarının vergileriyle bütçesi ödenen TRT’de yapmış, devamında yine bir başka yandaş tv kanalında bu açıklamaları yinelemiştir. Ancak ikinci saldırgan açıklamasında açıkça suçunu itiraf etmiş, tutuklanan milletvekillerinin de kendi talimatları ile esir alındığını belirterek, bu durumu örnek göstermiş, gereğinin yapılacağını belirtmiştir.

Biz bu karalama kampanyaları, yalan ve iftiraları, KCK avukat operasyonunda, yerel elbisesi ile köy düğününde çekilmiş fotoğrafın, yandaş basın tarafından Kandil’de çekilmiş gibi gösterilmesinden, ÇHD’ye yönelik operasyonda 11 çelik kapı yalanlarından biliyoruz.

Kamuoyu çok iyi bilmelidir ki, hukuk tanımayan, her sözü ile toplumda kamplaşmayı körükleyen, kin ve nefret saçan bu koltuk sevdalısının bu son açıklamaları, önceki bir çok açıklaması gibi hem kendini ispatlama çabası hem de kirli işlerine yönelik hak, hukuk arayışını bertaraf etme gayretidir.

Bakanlık koltuğunu işgal eden bu zat, yalnız Diyarbakır barosunu suçlamakla kalmamış, Suruç’ta iktidar tarafından gizlenmeye çalışılan suçun ortaya çıkarılması için olayın gerçek boyutlarıyla kamuoyunun bilgisine sunma arayışında olan tüm Demokratik Kitle Örgütlerini aynı şekilde suçlamıştır. Suruç’taki saldırının aydınlatılması için çaba gösteren herkesi terörist ilan etmek, olayın aydınlatılmasından duyulan telaştan başka bir şey değildir.

Diyarbakır Barosu, öteden beri insan hakları ihlallerine karşı mücadele vermiş, hukuktan yana olan tutumundan taviz vermemiş, bu nedenle de hukuku ayak bağı olarak gören iktidar odaklarının hedefinde olmuştur.

Bu saldırgan açıklamayı yapan koltuk sevdalısına, görevini hatırlatıyor, öncelikle minnet ve saygıyla andığımız Tahir ELÇİ’nin katillerini ortaya çıkarması gerektiğini hatırlatıyoruz.

Küstah ve hukuk tanımaz bu saldırı, tüm barolara ve hukukçulara yapılmıştır, tüm baroları ve hukukçuları, bu küstah saldırganlığa karşı tavır geliştirmeleri, tepki göstermeleri çağrısında bulunuyoruz. ÇHD olarak dün ve bugün olduğu gibi Diyarbakır Barosu ile dayanışma içinde olduğumuzu, olacağımızı, suç oluşturan saldırganlığa karşı her türlü hukuk mücadelesinde katkı sunmaya hazır olduğumuzu belirtmek isteriz. 21.06.2018

ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ

Share Post
Written by
No comments

LEAVE A COMMENT