ÇHD Susmadı, Susmayacak!
 

SURUÇ’TA NE OLDU, NE YAPILMALI?

BASINA VE KAMUOYUNA

SURUÇ’TA NE OLDU, NE YAPILMALI?

Urfa’nın Suruç ilçesinde AKP vekilinin daha önce ziyaret edip tartıştığı esnafın işyeri, 14 Haziran 2018 günü AKP’li sivil ve resmi kişilerce basılmış, AKP vekilinin resmi koruması olan sivil polislerin gözü önünde etraftakilere uzun namlulu silahlarla ateş edilmiştir. Suruç Devlet Hastanesine kaldırılan yaralılardan baba-oğul Esvet Şenyaşar ve Celal Senyaşar bıçak ve silah kullanılarak katledilmiş, yine aynı aileden Adil Şenyaşar ilk saldırıda öldürülmüş, hastane kameraları sökülmüş, sağlık görevlileri tehdit edilmiştir.

İçişleri Bakanı ve bağlı tüm görevlilerin açıklamaları yaşanan saldırıyı aydınlatmaya yönelik değil, üstünü örtmeye, saldırganları aklamaya ve Suruçluları kriminalize etmeye yöneliktir. Ağız birliği etmişçesine ve bilinçli bir tercihle yaşanan gerçekliği çarpıtan resmi açıklamaların tamamının neye hizmet ettiği açıktır. Olaydan üç gün önce basına kapalı toplantıda Recep Tayyip Erdoğan’ın “HDP’nin barajı aşmaması için yapılması gerekenler” üzerinden AKP tabanı için çizdiği yol haritası üzerine Suruç’ta yaşananlar, bu olay ve bundan sonrası için planlanan provokasyonun ciddiyetini ve boyutlarını gözler önüne serer niteliktedir.

Dolayısıyla 16 Nisan Referandumunda da sandıkları silahla bastığı basına yansıyan AKP vekilinin karıştığı bu saldırı, tesadüf veya ani gelişmiş bir olay değil, “talimatlara” uygun planlı bir saldırı olduğunu ortaya koymaktadır.

Tüm bunlarla birlikte belirtmek isteriz ki, başta İçişleri Bakanı olmak üzere, saldırıyı aydınlatmakla görevli kamu görevlilerinin yaptığı açıklamalar, polisin Şenyaşar ailesinin cenazesine saldırması ve havuz medyanın olayın oluş şeklini servis biçimi, mevcut yargı pratiğimizle birlikte değerlendirildiğinde; soruşturmayı yürüten savcılığın hızlı, etkili ve tarafsız bir soruşturma yürütmeyeceği/yürütemeyeceği gerçeğini ortaya koyar niteliktedir.

Daha bugün Şanlıurfa C. Başsavcılığı tarafından, olayın faillerine dair etkili hiçbir işlem yapılmaksızın, aralarında milletvekili adayı da bulunan HDP ve DBP’li ilçe eşbaşkanları ile birlikte 18 kişinin gözaltına alınması, planlanan hedefte “hukukun” bir kez daha önemli bir “aparat” olarak kullanılacağının göstergesidir.

Tüm bu koşullarda, araştırılması ve toplanması gereken delillerin karartılmasının önüne geçilebilmesi, olayın gerçek faillerinin açığa çıkarılabilmesi için yapılması gereken; meslek örgütleri, alanda çalışan hukuk örgütleri ve milletvekilleri tarafından derhal bağımsız bir araştırma heyetinin oluşturulmasıdır. OHAL ve faşizm koşullarında çıkarılabilecek her türlü engellemeye rağmen, hızla ve etkili bir hukuksal müdahale ile toplanacak her türlü delil, özellikle tarihsel bir sorumluluk olarak önümüzde durmaktadır.

Bizler, oluşturulacak bağımsız heyette üzerimize düşen her türlü sorumluluğu almaya hazır olduğumuzu beyan ediyoruz.

Yaklaşan 24 Haziran seçimleri koşullarında hemen her gün ülkenin dört bir yanında başta Halkların Demokratik Partisi olmak üzere muhalif parti ve kişilere yapılan saldırıların planlı olduğunu görüyor, Suruç’ta yaşanan saldırıda yaşamını yitirenlerin yakınlarına başsağlığı diliyor, tüm muhaliflere faşizme karşı birleşik mücadele ve dayanışma çağrısı yapıyoruz. 16.06.2018

ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ

Share Post
Written by
No comments

LEAVE A COMMENT