ÇHD Susmadı, Susmayacak!

Ocak 2018

Saraylara savaş, kulübelere barış! AKP, Rusya ve ABD'den aldığı izin ve Türkiye burjuvazisinin desteği ile, Kürt halkına yönelik yeni bir imha savaşına girişmiş durumdadır. Efrin iki gündür savaş uçakları ile bombalanıyor. TÜSİAD'ından CHP'sine bütün düzen güçlerinin alkışları eşliğinde sürdürülen bu kanlı harekatın karşısına dikilmek, bugün bütün

YENİ YILDA NELER "GEREKLİ"? Yeni yıla bir disiplin soruşturmasına savunma yazarken girdim. Bu konuda söylenenler doğruysa, korkarım, yıl boyunca bunu yapacağım. Aslında düşündüğünüz kadar sıkıcı değildi, hatta bazı yönlerden eğlenceli bile sayılabilir. Elbette sadece bazı yönlerden, zira hapishanedeyiz ve burası da dâhil ülkedeki tüm hapishanelerde tecrit,

AYM KARARINA DİRENEN YEREL MAHKEME ASLINDA NE DİYOR   Anayasa Mahkemesi'nin Altan/Alpay/Turhan kararını ve İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin gerekçeli yani ikinci red kararını okudum. Bütün bu olup bitenin Ceza Adalet Sistemimiz'i ortadan kaldırdığına ilişkin yapılan birçok değerlendirmeye katılırım. Yine de bir başka açıdan dört tespit yapalım: “Ben suç

SOMA KATLİAMI DAVASINA ÇAĞRIMIZDIR ( 9 OCAK 2017 SALI - SAAT 09.00) 13 Mayıs 2014 tarihinde Soma'da Türkiye tarihinin en büyük işçi katliamı meydana geldi. 301 madenci yaşamını yitirdi, 162 madenci yaralandı. Katliama ilişkin açılan davada 5'i tutuklu 46 sanık yargılanmakta. Bundan tam bir yıl önce, dava

696 SAYILI KHK İLE YAPILAN DÜZENLEME DOĞRULTUSUNDA KAMU TAŞERON İŞÇİLERİNİN BAŞVURULARINA İLİŞKİN BİLGİLENDİRME 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile bir kısım kamu kurumlarında taşeronlara bağlı olarak çalışan işçilerin sürekli işçi kadrolarına geçişlerine, il özel idareleri ile Belediyelerin taşeron şirketlerinde çalışanların bu kamu kurumlarına ait şirketlerinde işçi statüsünde

YENİ BİR MÜCADELE YILINA MERHABA 2018 yılını, Derneğimizin Yok Hükmünde Kararnamelerle kapatıldığı; Genel Başkanımız, İstanbul ve Ankara Şube yöneticilerimiz dahil 20'si Derneğimiz üyesi toplam 27 avukat arkadaşımızın tutsak olduğu koşullarda karşılıyoruz. Ancak bunun, bir mağduriyet hali olmadığını da ifade etmek istiyoruz. Çünkü “olağanlaşmış” bir baskı ve