ÇHD Susmadı, Susmayacak!

AKP’NİN GEZİ PARKI YIKIMINA KARŞI DİRENECEĞİZ!

115_chdYine bir 31 Mayıs ve yine AKP’nin zulmüyle karşı karşıyayız. İki yıl önce çayına, suyuna sahip çıkan HES’lere karşı mücadele veren Metin Lokumcu’yu gazla katledenler bugün ağaçlarına,  kentine sahip çıkan insanları gaza boğuyor.
AKP hukuksuz geceyarısı operasyonları yürütme sistematiğini bu sabah bir kez daha Gezi Parkı’na yaptı. Bugün yine şafak vakti yaptığı saldırıyla Taksim’e dönük sistemli saldırısına bir halka daha ekledi.  Gezi Parkı’na sahip çıkanlara adeta öldürme kastıyla saldırdı.  En ufak bir muhalefete tahammülü olmayan AKP iktidarı kendisine karşı olan tüm kesimleri etkisiz hale getirme operasyonlarına bugün de bir yenisini ekledi.
Taksim’i yayalaştırma adı altında sermayenin çıkarlarına göre yeniden şekillendirmek isteyen AKP, 1 Mayıs ve sonrasındaki saldırılarına bu kez de Gezi Parkı’nı yok ederek devam etmek istiyor. Dev alışveriş merkezleri inşaası için, halkın tüm tepkilerine rağmen tarafının bir kez daha sermeyenin yanı olduğunu gösteriyor. Söz konusu sermayenin çıkarı olduğunda ne insan tanıyor ne de hukuk.  Şehir Plancıları, Peyzaj Mimarları ve Mimarlar Odası’nın Taksim Projesi’nin iptali için İstanbul 1. İdare Mahkemesi’nde açtığı davaya sunulan bilirkişi raporuna rağmen Gezi Parkı’nı yok etmeye çalışıyor. Bilirkişi raporunun Gezi Parkı ve Taksim Kışlası ile ilgili bölümlerinde, ‘‘Korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen Taksim Kışlası, ‘kentsel tasarım projesi ile bir bütünlük içersinde değerlendirilebilecektir’ dendiği halde planlarda bununla ilgili herhangi bir belirtinin olmadığı” belirtildi. Buna rağmen AKP iktidarı tabi oldukları hukuku hiçe sayarak bugün de Gezi parkına girilmesi emrini verdi. Nöbet tutanlara biber gazı ve tazyikli su ile saldırıldı. Saldırıda çok sayıda yaralı olup Taksim bir kez daha savaş alanına çevrildi.
Kentine sahip çıkmak için günlerdir nöbet tutanlar, tüm saldırılara rağmen Gezi Parkı’nı sahipsiz bırakmayacaklarını direnerek gösteriyorlar. Gezi Parkı’na saldırıya karşı direnmek, yaşanılabilir kent isteğini dillendirmek toplumsal sorumluluk gereğidir. Sermaye çıkarı eksenindeki despot uygulamalara karşı çıkmak kenti savunmak bugün tüm demokratik kamuoyunun yapması gerekendir.
Demokratik kurumlara saldırmayı, gayri hukuki uygulamaları süreklileştiren, politik özgürlükleri engellemeyi ısrarla sürdüren AKP Hükümetinin ‘kentsel dönüşümüne” karşı sürdürdüğümüz mücadelede şimdi ki direniş yerimiz Taksim Gezi Parkıdır. Gezi Parkı’na ilk dozer girdiği anda başlayan direniş hala sürüyor.  Yerimiz Gezi Parkı’na kurulan polis barikatlarının önü, safımız AKP’ye, sermayeye karşı direnenlerin safıdır.
ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ İSTANBUL ŞUBESİ

KENTSEL DÖNÜŞÜM KOMİSYONU

Share Post