ÇHD Susmadı, Susmayacak!

 

Barkın Timtik Sağlığına Kavuşması için Serbest Bırakılmalıdır!

TUTUKLAMA YALNIZCA BİR TEDBİRDİR

AVUKAT BARKIN TİMTİK’İN KARŞI KARŞIYA KALDIĞI RİSK TUTUKLULUĞUN TEDBİR OLMA ÖZELLİĞİNİ ORTADAN KALDIRMAKTADIR

BARKIN TİMTİK,  SAĞLIĞINA KAVUŞMAK VE GEREKLİ BAŞVURULARI YAPMAK  İÇİN GECİKMEDEN SERBEST BIRAKILMALIDIR 

Meslektaşımız Barkın Timtik, derneğimiz  Genel Merkez yöneticisidir. 12 Eylül 2017 tarihinde 17 meslektaşı ile birlikte gözaltına alındı,  tutuklandı ve  ilk celsede tahliye edildi. Ama  henüz üzerinden 12 saat geçmeden hakkında tekrar tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkartıldı, 1 mart 2019 tarihinde de yeniden tutuklandı.

20 sanık ve 70 Klasörlük dosya, iki heyet değiştirerek üç duruşma içinde hükme bağlandı.  Yargılama boyunca bütün ceza muhakemesi ilkeleri çiğnendi ve adil bir yargılama yapılmadı. Öyle ki yargılamayı izleyen 39 Baro Başkanı ertesi gün yargılamanın skandal adaletsizliklerini, ülkenin en güvenilir hukuk örgütleri ve uluslararası hukuk örgütleri yargılamanın hukuksuzluğunu bildiren açıklamalar yaptılar.

Barkın Timtik, bu dosyada, 18 yıl 9 ay hüküm giydi ve Silivri Hapishanesi’nde tutukluluğu devam ederken açlık grevi sırasında karnında büyümekte olan kitleyi fark etti. Yapılan tetkikler sonunda Avukat Barkın Timtik ‘in sağ ve sol overinde iki ayrı tür kistik yapı bulunduğu tespit edildi. Sağ overdeki kistik yapının içinin su dolu olduğu ancak tehlikeli ölçüde büyüdüğü görüldü. Meslektaşımız Barkın Timtik 36 yaşındadır. Her özgür kişinin ve her kadının hak ettiği gibi sağlıklı bir birey olarak ameliyat/ ameliyatsız tedavi hususunda tercih yapma koşullarının devamını istemektedir. Barkın Timtik’in içi su dolu kisti her an patlama tehlikesi altında olup, patlama durumunda hayati risk taşıyan koşullar barındırmaktadır.

Tutukluluk hali hükmü kesinleşmemiş her sanık için ağır bir tedbirdir. Fakat tutukluluk hiçbir zaman yalnızca kişi hürriyetinin ihlali demek değildir. Tutukluluk bazen en sevdiklerinizle vedalaşamamak, mezarına bir avuç toprak atamamak, çocuğunuzun en özel günlerinde yanında olamamak, evliliğinizin tehlikeye girmesi, işinizi kaybetmek anlamına gelebilir. Bazen de sağlığınızı, beden bütünlüğünü kaybetmenize yol açar.

Avukat Barkın Timtik şu anda önemli bir sağlık sorunu ile karşı karşıya olup tutukluluk ağır bir tedbire dönüşmüş durumdadır. Menfaat dengesi ise ilk tutuklama kararı itibari ile  bozulmuştur.  Değil adil yargılamanın, yargılamanın bile olmadığını hep birlikte gördüğümüz bu dosyada bütün sanıklar için tahliye ve beraat kaçınılmaz bir zorunluluk halini almışken Barkın için bunun hemen yapılması gerekmektedir.

Eğer davası tutuksuz olarak yürütülseydi ve meslektaşımız Barkın özgür olsa idi hem hastalığı daha erken teşhis etme olanağı olurdu hem de tedavi için alternatif yollar denenebilirdi.

Bir organın kaybedilmesi ve bir kadının doğurganlığının elinden alınması sonucunu doğurabilecek bir müdahale söz konusu olduğunda elbette ameliyattan önce diğer tıbbi yöntemlerin denenmesi gerekir. Eğer operasyon zorunlu ise bunun için tüm imkânların kullanılarak kendi seçtiği hastanede ve kendi seçtiği hekimler ile yapılması her kişinin hakkıdır. Oysa tutukluluk ve hapishanedeki riskli koşulların Barkın’ın sağ overini kaplamış bulunan içi su dolu olan kistik lezyonun patlamaması için operasyonu zorunlu kıldığı mütalaa olunmaktadır.

HASTA TUTUKLUNUN HEKİM SEÇME HAKKI ÖZGÜRLÜĞÜNE SIKI  SIKIYA BAĞLIDIR

HEKİM VE SAĞLIK KURUMU VE TEDAVİ SEÇME HAKKI ANCAK ÖZGÜR KİŞİLERİN KULLANMA İMKÂNINA SAHİP OLDUĞU BİR HAKTIR

Roma da 2002 yılında açıklanan Hasta Haklarına İlişkin Avrupa Statüsü tedavi standartlarını sözleşmelere bağlı olarak açıklanmıştır.

Buna göre belirlenen 14 haktan biri de Özgür Seçim Hakkıdır.

Hasta, hangi teşhis ve tedavi yöntemin kullanılacağı ve doktor, uzman veya hastane seçimi konularında karar verme hakkına sahiptir. Sağlık hizmetleri, bu tedaviyi uygulayacak çeşitli merkezler (sağlık kurumları) ve doktorlar ile alınan sonuçlar hakkında bilgi vererek bu hakkın kullanılabileceğini temin etmelidirler. Bu hakkın kullanımını kısıtlayan tüm engeller kaldırılmalıdır.

Roma Statüsünün kabul edilmesinden sonra Türkiye de Avrupa Birliğine uyum sürecine başlamış ve zaten Anayasa’da temelleri bulunan sağlık hakkının gereği olarak gerekli mevzuat değişikliklerini yapmış ve yönergeler hazırlayarak bu hakların icrailiği için çalışılmıştır. Bunların en önemlisi HASTA HAKLARI YÖNETMELİĞİ’dir. Bu yönetmelik Roma Statüsündeki hakların nasıl kullanılacağını göstermektedir.

Ve yine 2004 yılında Sağlık Bakanlığı’nın 2004/117 sayılı Poliklinik Hizmetlerinin Yeniden Yapılandırılması Genelgesi” yayımlanmıştır. Bu kapsamda ilgili Genelgede belirtilen şartları sağlayan hastaneler Hekim Seçme Hakkı Logosunu” hastanelerine asmaya başlamışlardır.

Hekim ve hastane seçme hakkı ancak muayene olma ve görüş edinme yani bilgilenme ile mümkündür. Tutukluluk koşullarında ise bu imkânın sağlanması mümkün değildir.

Yukarıda bahsettiğimiz tüm dünyada kabul edilen bu şartların yerine getirilmesi için meslektaşımızın tahliyesi şarttır. Zaten bir teneke kutu gibi olan tekli ring araçlarının hiçbir darbe almaması gereken hastanın kistinin patlamasına yol açması riski ciddi boyutlardadır.

16 Mayıs tarihindeki jinekoloji muayenesi için kendisini Halkalı’daki Kanuni Sultan Süleyman Hastanesine götürmek üzere gelen ringe binememiştir. Çünkü ring aracının zaten mevcut riskine ek olarak tek kişilik tabut ring şeklinde olması riski arttırmıştır. Tutukluya hem ruhsal hem de fiziksel olarak eza verecek tarzda tasarlanmış bu kutucuklara girmesi değil bir hastadan sağlıklı bir insandan bile beklenemez.

Hapishanenin kullandığı Hasta nakil aracının bile denetlenmesi mümkün değilken sağlık hakkının kullanılabilmesi için diğer şartların yerine getirildiğini kim nasıl denetleyecektir?

Avukat Barkın Timtik ‘in hem sağlık hakkının, hekim seçme hakkının sağlanabilmesi açısından hem de adil yargılanabilmesi açısından bu uzun tutukluluğuna Anayasa’nın 19. maddesi ve Sözleşme’nin 5. Maddesi gereğince son verilmelidir. Avukat Barkın Timtik derhal Serbest Bırakılmalıdır.

Tüm demokratik kitle örgütleri, meslek örgütlerini meslektaşımızı sahiplenmeye, yaşam hakkını, sağlık hakkını savunmaya ve dayanışmaya davet ediyoruz.

MESLEKTAŞIMIZ  BARKIN TİMTİK SERBEST BIRAKILSIN! 

Çağdaş Hukukçular Derneği

İstanbul Şubesi

Share Post