ÇHD Susmadı, Susmayacak!

 

ÇHD : RESMİ TÜZEL KİŞİLİĞİMİZİ YENİDEN KAZANDIK

HALKLARIMIZA, ÜYELERİMİZE, DOSTLARIMIZA DUYURUMUZDUR

Kamuoyunun da bildiği üzere, 2016 yılında ülkede ilan edilen OHAL sonrası, Derneğimizin kapısı önce Valilik kararı ile mühürlenmiş, ardından AKP hükumetinin 22 Kasım 2016 tarihli Derneğimizin kapatılmasını da içeren kararnamesi yayımlanmıştı. Bu zorbalıktan nasibini alan tek dernek ÇHD değildi elbette; sisteme ve mevcut siyasal iktidara muhalif olan yüzlerce dernek, kurum ve basın-yayın kuruluşu hakkında kapatma kararları ardı ardına yayımladı o günlerde.

Hiçbir hukuki dayanağa ve meşruluğa sahip olmayan bu karardan iki gün sonra tüm şubelerimizle birlikte İstanbul’da Genişletilmiş Yönetim Kurulu toplantısı yapmış ve 24 Kasım 2016 tarihinde, bu kararı tanımadığımızı, gücünü zorbalıktan alan tüm uygulamalar karşısında nasıl direndiysek, bu karar karşısında da direneceğimizi dosta düşmana ilan etmiştik.

O gün söylediğimiz söz, bizler için hala geçerli ve güncelliğini koruyor:

ÇHD, siyasi iktidarın izniyle kurulmamış, icazeti ile büyümemiştir. ÇHD, Türkiye devrimci muhalefetinin avukatları tarafından kurulmuş, ölüm dâhil bedel ödeyerek bu günlere gelmiş bir demokratik kitle örgütüdür. Meşruluğunu ve faaliyet gücünü, üyelerinin birlikte olma iradesinden, ezilenlerin, emekçilerin kabulünden alır. Dolayısıyla siyasi iktidarların kararları ile kapanıp açılmaz, örgütlenme hakkımız ortadan kaldırılamaz.”

Bugün geriye dönüp baktığımızda gururla görüyoruz ki; Derneğimize, yöneticilerimize ve üyelerimize yönelik her türlü saldırıya rağmen sözümüzü tutabildik, faaliyetlerimiz bir an bile kesintiye uğramadı.

Geldiğimiz noktada halklarımıza, üyelerimize ve dostlarımıza, ÇHD’nin bir nişan gibi taşıdığı o “mührün” de resmi anlamda hükmünün kalmadığını duyurmak isteriz: Çağdaş Hukukçular Derneği, Dernekler İl Müdürlüğü’ne yapmış olduğumuz başvuru sonucunda resmi tüzel kişiliğini yeniden kazanmıştır.

Elbette “ÇHD yeniden açılmıştır”, yahut “ÇHD yeniden kurulmuştur” demiyoruz. Çünkü ÇHD, kapatma kararı karşısında da belirttiğimiz üzere kimsenin zorbalığı ile kapatılabilecek bir dernek değildir. Bugün değişen sadece Derneğimizin yeniden resmi tüzel kişilik kazanmasından ibarettir.

Bu iddiamızın yaşamdaki karşılığının anlaşılabilmesi için 22 Kasım 2016 tarihini izleyen günlerden bugüne faaliyetlerimiz anımsanabilir. ÇHD; Türkiye’de kuralsızlığın kural olduğu, adaletsizliğin sokaklarda kol gezdiği günlerde faaliyetlerine bir an dahi ara vermemiştir. Bu süre zarfında Ankara ve İstanbul’da OHAL rejimi ve yargı sisteminin teşhirine yönelik uluslararası konferansların örgütlenmesine ön ayak olduk.

Ülkemizin içinden geçtiği bu hukuksuz günlerde; ezilenlere, emekçilere ve toplumsal muhalefete yönelen tüm baskılar karşısında, onları avukatsız bırakmamaya gayret ettik. Elbette kısılıp kalmadık adliye saraylarının karanlık dehlizlerine, mahkeme salonlarına; birlikte alanlara çıktık, faşizmin saldırılarına karşı yan yana mücadele ettik. ÇHD TV ile basın ve medya üzerindeki baskıya karsı verilen ses olma mücadelesine omuz verdik. Dünyanın birçok ülkesinde, hak ve özgürlük mücadelesi veren hukuk örgütleriyle ilişkilerimizi daha da fazla güçlendirdik, enternasyonal dayanışma ve birlikteliği büyüttük.

Bütün bu faaliyetlerimizi sürdürürken bedel ödemekten de çekinmedik ve ödemeye devam ediyoruz. Yüzden fazla üyemiz yasaklarla dosyalardan el çektirilmek istendi, gözaltına alındı, polis şiddetine, işkenceye maruz kaldı, tutuklandı. Bugün hâlâ derneğimiz Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı da aralarında olmak üzere birçok üyemiz hapishanede.

Açık ki ÇHD’nin geride kalan bu aylar içerisindeki mücadelesi ve duruşu, geleneğinin bir parçası, tarihsel sorumluluğunun gereğidir. Zira ÇHD, yok hükmünde kararların yok olduğunu sadece söylemekle yetinmeyenlerin, o kararın aksine hareket etmeyi görev bilenlerin örgütüdür. ÇHD, mücadele etmek için dört duvara, bir çatıya, egemenlerin iznine, icazetine muhtaç olmayanların örgütüdür. Bu konuda rüştünü yılları bulan kesintisiz mücadelesi ile çoktan ispatlamıştır.

Bizlerin Türkiye coğrafyasının kadim mücadele geleneğinden öğrendiğimiz şudur: Baskı karsısında direnenler büyür!

Bugün herkes emin olsun ki, kapımıza mühür vurulduğu günden daha güçlüyüz. Bu inanç ve kararlılıkla gelecek güzel ve onurlu günler için direnen halklarımızı, emekçileri, ezilenleri, üye ve dostlarımızı selamlıyoruz.

Saygılarımızla

Çağdaş Hukukçular Derneği

Share Post