ÇHD Susmadı, Susmayacak!

 

İnternet sansürüne, basının sansürüne hayır!

chd

BASINA VE KAMUOYUNA

17 Aralık 2013 Tarihinde başlatılan adli soruşturma işlemlerinin yol açtığı siyasal kriz derinleşerek devam etmekte. Devam eden süreçler hakkında yorum yapmak sorunlar içermekle birlikte, ortaya çıkan on ayrı yolsuzluk konusundan ikisi doğrudan kentimizi ilgilendirdiği için kamuoyu ile görüşlerimizi paylaşmamız gereği doğmuştur.

internetİnternet ortamında yer alan telefon görüşme kayıtlarının hangilerinin kanuna dayalı usuli dinlemeler olduğu, hangilerinin kanunsuz dinlemeler olduğu birbirine karışmış durumda olmakla birlikte, tümünün yazılı basında da yer alması ve Ana Muhalefet Partisi tarafından Meclis Kürsüsü’nden okunarak Meclis kayıtlarına girmesi, üzerinde söz söylenme imkânı doğurmaktadır.

Siyasal iktidarın yapması gereken ve toplumun beklentilerine uygun olarak karşılık internet yasakları değil, yolsuzlukların derhal yargıya intikal ettirilmesinin önünün açılması ve yasadışı dinleme ve izlemelerin, kayıt altına almaların her kim tarafından ve ne amaçla yapılıyor olursa olsun derhal son bulması için en etkin önlemlerin alınmasıdır.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olan Binali YILDIRIM’ın, Ulaştırma Bakanı olduğu döneme ilişkin, yakın akrabasının da şüpheliler arasında bulunduğu İzmir kentinde liman ve demiryollarındaki usulsüz işlemlere, ihale yolsuzlukları ve rüşvet iddialarına dair soruşturma esnasında, İzmir Emniyet Müdürü Ali BİLKAY’ın, Mali Suçlar Şube Müdürü Bora KÖPRÜLÜ’yü telefonla arayarak ‘Operasyonu ve gözaltına almaları durdurması’ yönünde talimat vermesi, aynı telefon görüşmesi esnasına mekânda olduğu anlaşılan İzmir Valisi Mustafa TOPRAK’ın da telefon görüşmesine dâhil olarak  ‘Operasyonu durdurun, durduramıyorsanız hiç olmazsa sürüncemede bırakın. Ankara’nın talimatı bu doğrultuda’ yönünde sözler sarf etmesi yürütmenin, yargı faaliyetlerine açık bir müdahalesidir.

Anayasanın 138. maddesinde düzenlenen ‘Yargı Bağımsızlığı’ güvencesinin açık bir ihlalidir. Daha vahimi Anayasanın 10.Maddesinde düzenlenen ‘Hukuk Önünde Eşitlik’  ilkesinin hiçe sayılmasıdır. Yürütmenin etkisi altına alınmak istenen Yargı; çıkar ilişkileri ve kaba bir güç haline dönüşmektedir. Toplumun ‘adalet’ beklentisinden her gün biraz daha uzaklaşmaktadır.

Meclis Başkanı Cemil ÇİÇEK ‘Türkiye’de yargının hiç bağımsız olmadığını, Anayasanın 138.Maddesinin uygulanır olmaktan çıktığını’ beyan etmekten kaçınmamıştır.

Biz hak ve özgürlük mücadelesi içinde olan Çağdaş Hukukçular için;‘Yargı Bağımsızlığı’nın bu Ülkede hiçbir zaman hayat bulmadığı bir bilinmez değildir!

Olağandışı yargı mercilerinin bulunduğu bir ülkede, Yargı bağımsız değildir! Elimizde, DGM’ler döneminde, Adalet Bakanlığı tarafından, DGM Hâkim ve Savcılarına ‘gizli’ kaydı ile gönderilmiş emir ve talimatların yazılı belgesi bulunmaktadır!

Örgütsel içerikli her siyasal davada, DGM’lerin, Özel Görev ve Yetkili Mahkemelerin, Terörle Mücadele Mahkemeleri’nin, İç İşleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü’ne görüş sorması, ’Yargı Bağımsızlığı’ değerinin katledilmesidir!

Terörle Mücadele Yasası’nın olağandışı kıldığı tüm yargılama süreçleri, Bağımsız Yargı kavramının ihlalidir!

Siyasal davalarda hiçbir zaman var olmayan ‘Bağımsız Yargı’ olgusunun, şimdi siyasal iktidar tarafından, iktidar aleyhinde yolsuzluk soruşturmaları başladığında ‘Yargı zaten hiç bağımsız olmamıştı ki’ denilerek ‘Yargıya müdahalenin meşru zemini haline getirilmesi’ kınanacak bir durumdur. Tarafımızdan kınanmaktadır!

Derneğimizde bu hususlar görüşülürken bu kez, Urla’da birinci derecede SİT alanında, Başbakan ERDOĞAN’a ait olduğu iddia olunan, İş adamı Latif TOPBAŞ tarafından yaptırılan iki villa ile ilgili telefon görüşmeleri yayımlanmıştır.

Eylül 2010 ve Eylül 2012 Tarihlerinde bu villalar ile ilgili iki kez yıkım kararı alınmıştır. İzmir İl Özel İdaresi’nin bu yıkımları gerçekleştirmek üzere Urla Kaymakamlığı’na 80 bin lira ödenek gönderdiği basından öğrenilmektedir. Bu aşamada Latif TOPBAŞ, Başbakan’a telefonla ulaşarak dönemin İzmir Valisi’ni uyarmasını istemiş ve İzmir Valisi Cahit KIRAÇ birkaç ay içinde Diyarbakır’a tayin edilmiştir.

Yürütmenin, menfaat ilişkileri üzerinden Yargı’ya müdahalesinin Derneğimiz tarafından mercek altına alındığı bu günlerde, Başbakan,  tüm adli soruşturmaların Valilik Makamına bağlanacağı ve Valilik emri olmaksızın başlatılamayacağı bir yasal düzenlemeden söz etmektedir!

Yasal ya da yasa dışı dinlemeler aracılığı ile olsun, tüm yazılı basında da tartışılan ve kamuoyunun bilgisine ulaşan, yukarıda yer verilen telefon görüşmeleri içeriklerine dikkat edildiğinde,  adli soruşturmaları,  idari makama bağlanmasının ne anlama geldiği açıkça anlaşılmaktadır.

Ürkütücü olan,  siyasi iktidarın, günü birlik çıkarları için,  hukukun ve demokrasinin yerleşik olan en temel kurallarını,  Meclis çoğunluğuna dayanarak bir gecede değiştirebileceğini dair inancı ve bu inancın uygulamaya geçirilmesidir!

Başbakan’ın Fas’tan Habertürk televizyon yayınına telefonla müdahalesi ve Muhalefet Partisi’nin Gezi olaylarına dair görüşlerine sansür uygulatmasının telefon kayıtları yayımlanınca,  bunu soran gazetecilere “Ben bir hatırlatmada bulundum. Her zaman hukukumuz olan basın mensuplarıyla bu türden görüşmeler yapıyoruz, bunda ne var?” çıkışı da, Ülkede yaratılan anti demokratik ortamı olağan kabul etmemize yönelik bir çağrı olup, bu çağrıyı reddediyoruz! Olağan görmeyi göstermeyi reddediyoruz!

Yasa dışı dinleme, izleme ve kayıt altına almalar herkes için sonlandırılsın! Sorumlularını yargı önüne çıkarılsın!

İnternet sansürüne, basının sansürüne hayır!

‘Yargı bağımsızlığı’ kavramının bu Ülkede hiç yaşam bulmadığından medet ummayın!

Siyasetten bağımsız bir yargı için tüm olağan dışı yargı kurumları kapatılsın!

Terörle Mücadele Kanunu kaldırılsın!

Yolsuzluk soruşturmalarını engellemek için, menfaat ilişkileri için, Yürütmenin Yargı üzerinde hâkimiyet kurmasına hayır!

‘Hukuk Önünde Eşitlik’ ilkesine uygun olarak, adli soruşturmaları engellemekten vazgeçin!

Hukukun ve demokrasinin en temel kavramları ile oynandığı bu günlerde kamuoyu ile daha çok paylaşımda bulunacağız. 14.02.2014

ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ

 İZMİR ŞUBESİ
Share Post