ÇHD Susmadı, Susmayacak!

 

SURİYELİ GÖÇMENLERE UYGULANAN İNSANLIK DIŞI UYGULAMAYA SON VERİN!

BASINA VE KAMUOYUNA

SURİYELİ GÖÇMENLERE UYGULANAN İNSANLIK DIŞI UYGULAMAYA SON VERİN!

Son günlerde özellikle göçmenlerin yoğun yaşadığı mahallelerde arttırılan kimlik denetimlerinin ardından Suriyeli göçmenlerin otobüslere bindirilerek sınır dışı edildiğini, bazılarına zorla “gönüllü” geri dönüş yapmak istediklerine dair belgenin imzalatıldığına ilişkin çok sayıda görüntü ve tanıklığa dair haberler çıkmaktadır. Özellikle sosyal medya üzerinden erişilebilen bir çok görüntünün önemli bir kısmında, elleri plastik kelepçe ile bağlanmış kişilere yapılan kötü muamele de açık bir şekilde görülmektedir.

Bilindiği gibi, Suriye’deki çatışmalardan kaçıp Türkiye’ye sığınan kişilere, Türkiye Cumhuriyeti tarafından aslında temel insan haklarına erişimini kalıcı bir şekilde garanti altına almayan geçici koruma statüsü adı altında bir statü verilmiştir. Son günlerde şahit olduğumuz uygulamalarla ise, bu statünün bile gerisine düşüldüğüadeta Suriyeli avına girişildiği, kaydı İstanbul’da olmayan veya kimliği yanında olmayan kişilerin otobüslere doldurulup çatışmaların halen devam ettiği Suriye’ye gönderilmek istenildiği anlaşılmaktadır.  Sosyal medyada bolca örneği bulunabilen videolarda, Suriyelilerin elleri bağlı bir şekilde polis otobüsünde yere oturtularak, hakaretlere ve şiddete maruz kaldıkları açıkça görülmektedir. Eşyalarını toplamasına, geride kalanlarla vedalaşmasına bile izin verilmeden girişilen bu apar topar ve uluslararası hukuka aykırı sınır dışı etme girişimi, temel insan hakları kuralları ile bağdaşmamaktadır. Savaş bölgelerinden gelen göçmenlere yönelik muamele açıkça insanlık dışıdır.

Türkiye, Cenevre Sözleşmesine ilişkin coğrafi sınırlamaların kaldırılmasına dair protokole koyduğu çekince nedeni ile Avrupa’dan gelmeyen hiç kimseye mültecilik statüsü vermemekte, pek çoğu mültecilik statüsünde olması gereken milyonlarca insanı statüsüzlüğe/güvencesizliğe mahkum etmektedir. Şimdi yaşanan bu kişilerin son hukuki sığınağı olan iade edilememe (non-refulman) hakkının da ortadan kaldırılmasıdır. 

Son olarak bugün İstanbul Valiliği tarafından kaydı İstanbul’da bulunmayan Suriyeli sığınmacılara, 20 Ağustos 2019 tarihine kadar şehri terk etmeleri için süre tanımıştır. Ekonomik ve ailevi nedenlerle kayıtlı bulundukları şehrin dışına çıkan Suriyelilere yönelik böylesi bir tutum seyahat özgürlüğünün açık ihlali olmasının yanı sıra insanlık dışıdır. Kaldı ki bugüne kadar yaşananlar bunun Suriyelilerin yalnızca şehri terk etmesiyle değil, zorla sınır dışı edilmeleri ile sonuçlanmasının olası olduğunu göstermektedir.
Türkiye Hükümeti, bu en temel insan hakları sözleşmelerini ve uluslararası hukuku da ihlal eden uygulamaya son vermelidir. İade merkezlerinde, kötü muameleye maruz kalan ve zorla geri dönüş belgesi imzalatılan göçmenlerin en azından iade edilememe hakları derhal garanti altına alınmalıdır. Türkiye’de bulunan Suriyeli göçmenlere, hükümetlerin istediği zaman istediği gibi davranmasına imkan veren geçici koruma statüsünün yerine uluslararası hukuka da uygun olarak, daha kalıcı ve güvenceli bir statü olan mülteci statüsü verilmelidir.

Öte yandan yaşananlara uluslararası toplumun sessizliği de utanç vericidir. Avrupa Birliği ülkeleri göçmenleri kendi sınırının dışında tutmak için Türkiye ile yaptığı geri kabul anlaşmasını sürdürerek bu insanlık suçuna ortak olmaktadır. Türkiye bu haliyle Suriyeli sığınmacılar için güvenli ülke olma niteliğini kaybetmiştir. Kaldı ki Avrupa devletlerinin yükümlülüklerinden kaçması, Suriyeli sığınmacıların sınırlarına girmesini kabul etmeyerek Türkiye’deki kötü koşullara mahkum etmesi iki yüzlülüklerinin göstergesidir. Batılı devletler yarattıkları yıkımın sonucuna katlanmak zorundadırlar. 

Bizler Çağdaş Hukukçular Derneği olarak insanlık dışı muameleye maruz bırakılan Suriyeli sığınmacıların yanında olduğumuzu bildiriyoruz.

AB Türkiye arasındaki geri kabul anlaşması iptal edilsin,

Suriyeli göçmenlere yönelik insanlık dış muamele ve yaşamlarını tehlikeye atacak şekilde zorunlu göç uygulamaları durdurulsun!

Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Merkezi

Share Post