ÇHD Susmadı, Susmayacak!

 

1 MAYIS’I KUTLAMAK HAKTIR

1 Mayıs’ı Kutlamak ve 1 Mayıs Şehitlerini Anmak Haktır

 

1 Mayıs 2021 İşçi Bayramı kutlamalarının, Beyoğlu Kaymakamlığı başta olmak üzere çeşitli kaymakamlıklar tarafından Anayasa’nın 34. maddesine aykırı şekilde yasaklanması ve 1 Mayıs’ı kutlama iradesi gösteren yurttaşlara sokağa çıkma yasağı gerekçe gösterilerek kesilen idari para cezaları hukuksuzdur.

Hakkında 1 Mayıs eylem ve etkinlikleri sebebi ile idari para cezası kesilen herkes aşağıda paylaştığımız dilekçe ile itirazlarını sunabilir.

 

Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi

Dilekçenin word hali için: 

1 Mayıs İdari Para Cezasına İtiraz Dilekçesi

 

İstanbul (      ). Sulh Ceza Hâkimliği’ne

                                                                                              Duruşma talebim bulunmaktadır.

İtiraz Eden                : Ad Soyad TC. Kimlik No.

Adres

Kararına İtiraz

Edilen İdare              : …. Kaymakamlığı

Konusu                      : … Kaymakamlığı’nın ….. tarih ve ………… sayılı …… TL idari para cezası kararının kaldırılması/iptali istemi hakkındadır.

Tebliğ Tarihi            : ……. (Polisin tuttuğu tutanak değil, Kaymakamlıktan gelen idari para cezasının size tebliğ olduğu tarih yazılacaktır.)

Açıklamalar              :

 1- 1977 yılında İstanbul Taksim Meydanı’nda katledilenleri anmak ve 1 Mayıs kutlamak üzere Taksim Meydanı’na gitmekteyken kolluk kuvvetleri tarafından engellenerek hakkımda tutanak tutulmuş daha sonra yukarıda yazılı idari para cezası kararı tebliğ edilmiştir. Bu karar hukuka aykırıdır, şöyle ki:

2- Toplanma ve Gösteri Düzenlemek Anayasal Hakkımdır Bu Hak Ancak Kanunla Kısıtlanabilir (Any.m.13 ve 34):

 1 Mayıs, hem işçilerin birlik ve dayanışma günüdür, hem de Türkiye tarihinde 1977 yılında yaşanan katliam nedeni ile özel bir öneme sahiptir. Bugünü hatırlamak, kayıpları anmak, işçi haklarını seslendirmek ciddi bir toplumsal ihtiyaçtır. 2429 sayılı Kanunu’nun 2. Maddesinde yapılan değişiklikle 1 Mayıs “Emek ve Dayanışma Günü” ve resmî tatil kabul edilmiştir. 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 4. maddesi: “kanun veya gelenek ve göreneklere göre yapılacak toplantı, tören, şenlik…” 2911 sayılı Kanun hükümlerine tabi olmadığını düzenlemiştir. 1 Mayıs etkinlikleri ve bu etkinliklere katılma fiilleri 2911 sayılı yasa gerekçe gösterilerek engellenemez.

 Beyoğlu Kaymakamlığı ve diğer bir kısım Kaymakamlık, Anayasa’nın 34. maddesine ve 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun’a aykırı biçimde toplantı gösteri ve sair etkinlikleri yasaklamıştır. Kaymakamlık Kararında yasağın dayanağı olarak “2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 17. Maddesi ve 5442 saylı İI İdaresi Kanunu’nun 32/Ç Maddesi” gösterilmiştir. Kaymakamlık yasak gerekçesi olarak Covid-19 salgınını göstermiştir. 2911 sayılı kanun konu ile ilgisiz olduğu gibi, İl İdaresi Kanunu’nun 32/Ç maddesi de “genel sağlık nedeni ile” yasaklama getirme yetkisi Kaymakama verilmemiştir. İşlem en başından yetki, konu ve sebep yönlerinden sakattır.

3- Yasaklama İşlemi Meşru Amaçtan ve Kamu Yararından Yoksundur:

             Kaymakamlık Kararında, Covid-19 salgını gerekçe gösterilmiş ancak “ticari kimliği bulunan tüzel kişiliklerinin ticari faaliyetleri hariç olmak üzere el ilanı, bildiri, broşür dağıtma, afiş, poster asma, sticker yapıştırma ve benzeri türdeki her türlü eylemler” yasaklanmıştır. Görüldüğü üzere amaç hastalığın yayılmasını önlemek değil 1 Mayıs ve benzeri etkinlik ve anmaları engellemektir. Temel bir hak ancak Anayasa’nın ilgili maddesinde yer alan meşru bir amaçla kısıtlanabilir. Ortada meşru bir amaç değil, bir “genel sağlık bahanesi” vardır. Sermaye şirketleri lehine ve işçi sınıfı aleyhine olacak şekilde, idarenin objektif işlem yapma zorunluluğu ihlal edilmiştir.

Aynı şekilde İl Hıfzıssıhha Kurulu da 15.04.2021 tarih ve 32 nolu kararında da ticari ve sair etkinliklerden bahsedilmeksizin “Sivil toplum kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları ile birlikler ve kooperatifler gibi sendikaların da genel kurul dahil yapacakları geniş katılımlı her türlü etkinliklerine 17 Mayıs 2021 tarihine kadar izin verilmemesine” karar vermiştir. Görüldüğü üzere İl Hıfzıssıhha Kurulu’nun aldığı karar da şirketlerin/sermayenin etkinliklerini yasaklamazken, işçi sınıfının ve Onun haklarını savunanların etkinliklerini yasaklamaktadır. Diğer yandan, İl Hıfzıssıhha Kurulu ancak Hıfzıssıhha Kanunu’nun 57. maddesinde sayılı hastalıklar için yine aynı Kanun’un 72. maddesindeki tedbirleri alabilir. Ne Covid-19 hastalığı 57. maddede sayılmaktadır ne de eylem ve etkinliklerin yasaklayan bir yetki 72. maddede vardır. İl Hıfzıssıhha Kurulu, toplantı ve gösteri, örgütlenme ve siyasi hakların kullanımını engellemek için “genel sağlık bahanesini” ileri sürmüştür. İşlem sakattır. Dolayısıyla sakat işleme dayanan idari para cezası işlemi de sakattır.

4- İçişleri Bakanlığı’nın Sokağa Çıkma Yasağı Hukuksuzdur İdari Para Cezasına Gerekçe Gösterilmez:

 Yurttaşların sokağa çıkabilmesi, isteği yere engellenmeden gidip gelebilmesi, Anayasa’nın 19. maddesinde düzenlenen, kişi özgürlüğü ve güvenliği olarak tanınan temel bir haktır; ancak Anayasal meşru bir amaçla ve kanunla kısıtlanabilir.(Any.m.13) Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2020 tarih ve 2017/32052 Başvuru Numaralı kararında da (Paragraf.76) belirtildiği üzere, kişilerin evde kalmaya, belli bir süreklilik dahilinde, zorunlu tutulmaları kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkına yönelmiş bir müdahaledir. Mevcut sokağa çıkma yasağının meşru gerekçesi ve kanuni dayanağı yoktur. Bilimsel görüş de bu yöndedir: “19. maddesinde ise hastalık yayabilecek bir kişinin bir müessesede tedavi, eğitim veya ıslahı için kanunda belirtilen esaslara uygun olarak alınan tedbirin yerine getirilmesi, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının bir istisnası olarak sayılmaktadır. Ancak bu maddenin hastalık yayabilecek kişiler için uygulanabilir nitelikte olduğu görülmektedir. Her ne kadar mevcut hastalığın özellikleri sebebiyle ülkedeki herkes “hastalık yayabilecek kişi” olarak kabul edilebilirse de maddede bir müessesede tedavi, eğitim veya ıslahtan bahsedilmektedir. Hâliyle, 19. maddenin öngördüğü bu istisna, hasta olup olmadığı belli olmaksızın belli yaş aralığında olan veya belli şehirlerde ikamet eden kişilerin sokağa çıkmasını kısıtlamanın sebebi olamaz.[1] İl İdaresi Kanunu ve sair kanunlarda da İçişleri Bakanlığı’na ve diğer kurumlara Olağanüstü Hal ilanı dışında sokağa çıkma yasağı getirme yetkisi düzenlenmemiştir.

 5- Hakkımda Kabahatler Kanuna Dayalı Olarak da İdari Para Cezası Kesilemez:

 Kabahatler Kanunu m. 12: Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, Türk Ceza Kanununun hukuka uygunluk nedenleri ile kusurluluğu ortadan kaldıran nedenlere ilişkin hükümleri, kabahatler bakımından da uygulanır.” Türk Ceza Kanunu m.26 Hakkını kullanan kimseye ceza verilmez. Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez.” hükmünü getirmiştir. 1 Mayıs’ı kutlamak ve 1 Mayıs şehitlerini anmak haktır.

Kabahatler Kanunu m. 4/f.2:Kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancak kanunla belirlenebilir.” hükmü amirdir. Sokağa çıkma yasağının karşılığı olan para cezası düzenlemesini içeren açık, ulaşılabilir ve itiraz vb. güvenceler getiren bir kanuni düzenleme yoktur.

Kabahatler Kanunu m.25 karar tutanaklarının şeklini düzenlerken: “İdarî yaptırım kararına ilişkin tutanakta; a) Hakkında idarî yaptırım kararı verilen kişinin kimlik ve adresi, b) İdarî yaptırım kararı verilmesini gerektiren kabahat fiili, c) Bu fiilin işlendiğini ispata yarayacak bütün deliller,… Açık bir şekilde yazılır. Tutanakta, ayrıca kabahati oluşturan fiil, işlendiği yer ve zaman gösterilerek açıklanır.” hükümlerini getirmiştir. Karar metinleri incelendiğinde öncelikle fiilin, işlemin dayanağını tam olarak ortaya konmadığı, c bendine aykırı olarak delil gösterilmediği görülmektedir bu hususlar göz önüne alındığında idari para cezası şekil yönünden sakattır.

 Nedenler : Anayasa.m.13, 19, 34, Umumi Hıfzıssıhha Kanunu, Kabahatler Kanunu, TCK ve sair mevzuat.

Deliller                      : Dilekçeme ekli idari para cezası tutanağı kopyası, tanık (isim ve adresleri Sayın Mahkeme istediğinde bildirilecektir), keşif, bilirkişi incelemesi ve her türlü hukuki delil.

Sonuç ve İstem         : Yukarıda izah edilen nedenlerle duruşma icrası ile … Kaymakamlığı’nın ….. tarih ve ………… sayılı …… TL idari para cezası kararının kaldırılmasına/iptaline karar verilmesini talep ederim.

[1] Volkan Aslan, COVID-19 Salgını Sebebiyle Uygulanan Sokağa Çıkma Kısıtlamalarının 1982 Anayasası’na Uygunluğu, İstanbul Hukuk Mecmuası, 2020, 78 (2), 809-835, s. 816.

 

 

 

Share Post