ÇHD Susmadı, Susmayacak!

 

19 ARALIK “HAYATA DÖNÜŞ” HAPİSHANELER KATLİAMINI UNUTTURMAYACAĞIZ

19 ARALIK “HAYATA DÖNÜŞ” HAPİSHANELER KATLİAMINI UNUTTURMAYACAĞIZ!

 

19-22 Aralık 2000 tarihleri arasında ülke çapında aynı anda 20 ayrı hapishanedeki siyasi tutuklu ve hükümlülerin kaldığı bloklara düzenlenen, dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in “teröristleri kendi terörlerinden kurtarma” diye tanımladığı “Hayata Dönüş” operasyonlarında 30 kişi hayatını kaybetmiş ve operasyon sonunda siyasi tutuklu ve hükümlüler zorla F Tipi hapishanelere konulmuştu. DSP-MHP-ANAP koalisyonunun iktidarında, devletin en üst düzey kurumları arasındaki tam mutabakatla gerçekleştirilen “Hayata Dönüş” katliamında Milli Güvenlik Kurulu, Hükümet ve Meclisteki muhalefet partilerinin kararı, onayı ve oluru vardı. Bu yanıyla operasyon, çok net bir şekilde “devlet” operasyonuydu.

Bugün “Hayata Dönüş” katliamının 20. yılı. Katliamdan sonra başlatılan bir kısım adli soruşturma kapsamında, katliamdan sağ kurtulabilen tutuklu ve hükümlüler “isyan çıkarmak” iddiasıyla sanık sandalyesine oturtulurken; katliamı gerçekleştiren ve hukuki sorumluluğu olan görevliler hakkında ise çok az sayıda dava açıldı. Aradan geçen yirmi yıllık süreçte operasyonların gerçekleştirilmesinde sorumluluğu olan tek bir kişi dahi yasalar nezdinde ceza almadı. Halen devam eden (İstanbul Ümraniye ve Bayrampaşa hapishanelerindeki operasyonlara katılan askerlerin yargılandıkları davalar) iki davada da, yaralama suçları çoktan zamanaşımına uğramışken, ölümler ile ilgili suçlamalarda da zamanaşımı sürelerinin dolmak üzere olması belki de en vahim durum. Hapishane dört duvarının arasında gerçekleşen ölümlere dair sorumluların cezalandırılmaması, genel bir yargı pratiği haline gelen, devlet görevlilerinin işlediği suçlara yönelik cezasızlık politikasına “Hayata Dönüş” katliamının da eklenmesine neden olacak.

 

“Hayata Dönüş” katliamının yapılmasının temel nedeni, siyasi tutsakları tecrit ve izolasyon altında tutmayı amaçlayan F tipi hapishanelerin açılmasıydı. Katliam sonrasında açılan F tipi hapishaneler, bugün hala devletin muhalifleri sindirmek için kullandığı bir araç olma özelliğini sürdürüyor. F Tipi hapishanelerdeki tecrit ve izolasyon katmerlenmiş, tutukluların başta sohbet ve kitap hakları olmak üzere her türlü yasal hakları keyfi olarak yok sayılmakta iken; ülkenin her yerinden ve her tip hapishanesinden gelen işkence haberlerinin de ardı arkası kesilmiyor. Yaşanan ağır faşizm koşullarında siyasal iktidar başta hapishaneleri zulmün merkezi haline getirmiş durumda. Tüm bunlar, “Hayata Dönüş” operasyonlarının baş mimarlarından olan dönemin Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Ali Suat Ertosun’a operasyonlardaki “başarısı” nedeniyle 2004 yılında devlet üstün hizmet madalyası veren AKP iktidarının “Hayata dönüş” operasyonları geleneğinin sürdürücüsü olduğunun kanıtı mahiyetindedir.

Toplumsal muhalefetin avukatları olan bizler, dün olduğu gibi bugün de hapishanelerdeki her türlü hak ihlalinin ve katliam operasyonlarının takipçisi olmayı sürdüreceğiz. Çağdaş Hukukçular Derneği olarak adına “Hayata Dönüş” denen katliamın zamanaşımına girmesine izin vermeyecek, katliamda hukuki sorumluluğu olan herkesin yargılanması için mücadelemize devam edeceğiz. 19 Aralık katliamını unutturmayacağız!

                                                                                                        Çağdaş Hukukçular Derneği

Share Post