ÇHD Susmadı, Susmayacak!

 

Abdullah Cömert , Ali İsmail Korkmaz , Medeni Yıldırım ve Ethem Sarısülük ailesinden Duruşmaya Çağrı….

ethem

Tüm Dünya’da Demokrasi, Özgürlük, İnsan Hakları Mücadelesi Veren Örgütlere,
Aydınlara ve Duyarlı İnsanlara Çağrımızdır

Halkların ezilmesine, sömürüye, yoksullaştırmaya, çevre ve doğa katliamlarına, kentlerin yağmalanmasına, bireylerin yaşam biçimlerine dinsel ve ideolojik müdahaleye, düşünceleri ve barışçı eylemleri nedeniyle insanların kitleler halinde tutuklanıp hapisanelere doldurulmasına, siyasal iktidarın günden güne artan baskı ve şiddetine karşı Türkiye halklarının isyan günlerinde 4 genç direnişçi (Abdullah Cömert, Ethem Sarısülük, Ali İsmail Korkmaz, Medeni Yıldırım) polis, asker ve sivil faşist çeteler tarafından katledildi; bir direnişçi (Mehmet Ayvalıtaş) eylem sırasında trafik kazası sonucunda hayatını kaybetti. 64’ü ağır 8160 kişi yaralandı.

Demokrasi ve özgürlük özlemiyle mücadele eden insanlara uygulanan polis şiddeti vahşet boyutlarına ulaştı. Uluslararası kuralllar, insan hakları sözleşmeleri yaygın ve cüretkar bir biçimde ihlal edildi. Gaz ve plastik mermi atan silahlar insanların kafaları hedef alınarak ateşlendi, 12 kişi gaz fişeklerinin gözlerine çarpması sonucunda gözlerini kaybetti. 14-16 yaşında çocukların kafatasları gaz fişekleri ile kırıldı, beyin travmasına maruz bırakıldılar. Kapalı alanlara, evlere, işyerlerine, parklara, metro istasyonlarına, revirlere, tedavi merkezlerine gaz bombaları yağdırıldı. Yakıcı kimyasal madde karışımlı tazyikli sular insanların üzerlerine sıkıldı. Gözaltına alınanlara işkence ve cinsel taciz yapıldı; göstericilerin konulduğu polis otobüslerinin kapıları kapatılarak içlerine gaz bombaları atıldı. Emniyet birimleri halka karşı suç işleyen birimlere dönüştürüldü.

Siyasal iktidar, “destan yazdığını” söyleyerek polisi “kahraman” ilan etti; 24 maaş ikramiye ile ödüllendirdi. Başbakan “polisi yedirtmeyiz” dedi. Siyasal iktidarın politika ve talimatları doğrultusunda hareket eden yargı polisler hakkında soruşturma ve yargılama yapmaktan, onları tutuklamaktan kaçındı. 4 genç insan polis tarafından, insan hakları hukuku yargı tarafından katledildi. Binlerce yaralama ve ağır yaralama olayları soruşturma konusu dahi yapılmadı. Göstermelik müfettiş incelemeleri dahi az sayıda ve yüzeysel yapıldı. Mayıs-Haziran’da demokratik halk hareketinin başlamasıyla birlikte Türkiye’de insan hakları açısından iç hukuk yolları tümüyle çöktü; etkisizleşti. Yerini giderek artan faşist siyasal, sosyal, ekonomik baskı ve tehditler aldı.

Gelişen baskı ve devlet terörü Türkiye’yi Ortadoğu savaşına sokmak isteyen siyasal iktidarın hazırlık hareketlerine dönüştü.
Türkiye’de hüküm süren siyasal iktidar-polis-yargı işbirliği nedeniyle, Ethem Sarısülük’ü öldüren polis, Medeni Yıldırım’ı öldüren asker tutuklanmadı. Ali İsmail Korkmazı öldüren polisler uzun süre gizlendi, sadece biri tutuklandı. Abdullah Cömert’i öldüren polisin kimliği dahi tespit edilmedi.

Bir ülkede insan hakları konusunda iç hukuk çöktüğünde, iç hukuk yolları ancak faşizmin teşhiri için kullanım değerine sahiptir. 23.09.2013 günü Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılacak olan duruşmada olacağız. Diğer davaların duruşma tarihleri belli olduğunda hep birlikte takip edececeğiz.

Bu mücadeleyi uluslararası düzleme taşımak, Türkiye’de siyasal iktidarın faşist terör ve baskılarını anlatmak, öldürülen 4 genç direnişçinin davalarının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde görülmesi için başvuru yapmak üzere 10.10.2013 günü Srazburg’da olacağız.

Demokrasi, özgürlük ve insan hakları mücadelesi veren ulusal ve uluslarası örgütleri, aydınları ve duyarlı tüm insanları 23.09.2013 günü Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılacak olan duruşmaya; 10 Ekim günü başvuruları birlikte yapmak üzere Stazburg’da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önüne; davalara katılmaya ve birlikte mücadeleye çağırıyoruz.

Abdullah Cömert ailesi ve avukatları
Ali İsmail Korkmaz ailesi ve avukatları
Medeni Yıldırım ailesi ve avukatları
Ethem Sarısülük ailesi ve avukatları

Share Post