ÇHD Susmadı, Susmayacak!

 

AYŞE ÖĞRETMENE AÇIK MEKTUBUMUZDUR

çhd-logo-300x300Sevgili Ayşe Öğretmenimiz,

Senin adresini bilmiyoruz, telefon numaranı da, ama biliyoruz ki yazdığımız mektup senin eline ulaşacak. Çünkü mutlaka ya siz ya da çevrenizden biri bizi takip ediyordur.

Biz Bursa’dan İstanbul’a,  Antep’e;  İzmir’den Mersin’e Türkiye’nin dört bir yanında örgütlenmiş Çağdaş Hukukçular Derneği üyeleriyiz. Türk, Kürt, Ermeni,  Laz, Terekeme… Çeşitli milliyetlerden, Alevi, Sünni, Hıristiyan ya da dinsiz çeşitli inançlardan avukatlarız. İçimizde çok çeşitli siyasi partilerden avukatlar da var, hiçbir siyasi partiye üye olmayanlar da. Aramızda sosyalistler de var, Ekolojistler de, Ulusal hak savunucuları da… Biz bu çeşitliliğimiz ve zenginliğimiz ile ezilen halklardan yana, emekten yana duruşumuz ile ortak bir mücadele içindeyiz. Hakları gasp edilen çok çeşitli binlerce insan ile muhatap oluyoruz ve onların fikirlerini öğreniyoruz.

Sevgili Ayşe Öğretmen,

Bir televizyon programına katılmışsın. Katılmış ve yüreğinin yangınını paylaşmak istemişsin.

Hakkındır, politika yapmak, siyasi bir düşünceye sahip olmak da hakkındır. Ki biz senin düşünce hürriyetini de sonuna kadar savunuruz. Ama sen siyasi düşüncesi ne olursa olsun önce insanların vicdanına seslenmek istemişsin. “Biz insanları vicdan sahibi olarak yetiştiriyoruz, onlar çocukların katledildiğini bilseler sessiz kalmazlar” diye düşünmüşsün.

Ayşe öğretmenim,

Senin sözlerinin arkasından iktidar sahiplerinin kopardığı fırtına bu halkın gerçek duygu ve düşüncelerini gizlemek içindir. O yaygaranın ardında sana hak veren, iktidarın şiddetinden yaka silken milyonlarca insanın sesi var. Bu yaygara, o sesleri bastırmak içindir.

Elbette iktidarın şiddetine uğrayan yalnızca sen değilsin. Çocukları devlet güçlerince katledilmiş aileler de aynı muameleye uğruyor, yuhalatılıyor, gözaltına alınıyor, çocuklarının ölü bedenlerine ulaşmaları bile engelleniyor onların.

Bu ülkede, düşünce beyan eden aydınlar, akademisyenler de vatan haini ilan ediliyorlar. Biz onların da avukatlığını yapmaya da talibiz.

Bu ülkede topraklarını yağmalattırmak istemeyen Havva analar var. İktidar onlara da şovmen diyor. Sanatçılara davalar açılıyor, gazeteciler tutuklanıyor… Hepsini herkesi vatan haini ilan etmiş durumdalar.

Ayşe öğretmenim, Nazım Hikmet şiirinde tarif ediyor ya;

 

“ Vatan çiftliklerinizse,

kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,

vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,

vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,

fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,

vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,

vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,

ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,

vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,

vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan”

İşte biz böyle vatan sevicilerden değiliz. Biz vatanı; toprağı ile, meyvesi sebzesi ağacı ile, çocuğu genci yaşlısı, Türkü Kürdü Arabı Lazı ile halklarını sevenlerdeniz. Halkların kardeşliğini, özgürlüğünü bağımsızlığını sevenlerdeniz. Bizi senin gibi öğretmenler yetiştirdi.

İşte bu yüzden Ayşe öğretmenim, senin avukatlığını yapmaya talibiz.

Sana soruşturma açacaklarsa ülkenin dört tarafından koşup geleceğiz. Gelirken Soma işçilerinin, Torunlar inşaat işçilerinin, Yırca’nın zeytincilerinin, HES’ler ile toprakları yağmalanmış köylülerin, Ethem’in Berkin’in Zafer’in selamlarını da getireceğiz.

İşte böyle öğretmenim,

Yanında yakınında durup, dost omuzlarını sana dayamış tüm dostlara da mahsus selam ederiz.

 

                 Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi