ÇHD Susmadı, Susmayacak!

 

ÇHD’lilere polis saldırdı..

Soma’da göz göre göre  gelen işçi katliamının hemen ardından, halka hukuki yardım ve Savcılığa suç duyurusu bulunmak için Soma’ya gelen ÇHD’lilere  polis saldırdı. Genel Başkan Başkan Avukat Selçuk Kozağaçlı, Avukat Efkan Bolaç, Avukat Mürsel Ünder, Avukat Dinçer Çalım, Avukat Fatma Demirer ve  Avukat Günay Dağ’ında aralarında bulunduğu 34 kişi işkence ile gözaltına alındı..

selcuk-kozagacli2efkan-bolacArkadaşlarımıza ve gözaltına alınan sendikacılara karşı otobüs içerisinde  işkence devam etti.Yaklaşık 6 saatlik fiili gözaltının ardından, ÇHD’liler serbest bırakılırken, Genel Başkan Selçuk Kozağaçlı hastanede müşahede altına alındı.

Başta İstanbul Barosu,Ankara Barosu ve İzmir Barosu olmak avukat örgütleri ve demokratik kitle örgütleri ÇHD’lilere yapılan saldırıyı ve işkenceyi kınadı.

ÇHD’lilerin SOMA’daki adalet nöbeti ise ay sonuna kadar devam edecek..

Saldırının ardından oluşturulan SOMA İÇİN ADALET KOMİTESİ  kamuoyu bilgilendirmesi başlıklı bir açıklama yayınladı ve  “Bizler Soma’dayız ve Soma halkının adalet mücadelesi sonuç alana kadar Soma’da kalmaya devam edeceğiz.”denildi.

Yapılan açıklama;

SOMA İÇİN ADALET KOMİTESİ KAMUOYU BİLGİLENDİRMESİ 

13.05.2014 tarihinde Soma Holding A.Ş.’ye bağlı Karanlıkdere Maden Ocağı’nda gerçekleşen iş cinayeti sonucunda yüzlerce işçi yaşamını kaybetmiş, onlarcası ise yaralanmıştır. Konu ile ilgili resmi kurumlar tarafından yapılan açıklamalar güven tesis etmekten çok uzak olduğu gibi, aksine katliama duyulan tepkinin derinleşmesine yol açmıştır. Açıkça üretim hırsı ile birleşmiş ihmaller silsilesinin sonucunda gerçekleşmiş böylesi bir katliam karşısında, madencilerin ölümünün bu işin fıtratında olduğu şeklinde özetlenebilecek resmi görüşün bugüne kadar yaptığı ya da bundan sonra yapacağı herhangi bir açıklamaya güven duyulmaması olağan karşılanmalıdır. Bu güvensizliğin temelinde AKP hükümetinin bugüne kadarki pratiği aranmalıdır.

Kamuoyu Soma için adalet beklentisi içerisindedir. Ancak kaza tarihinden bugüne kadar başta Soma olmak üzere Türkiye’de yaşanan gelişmeler, hükümetin adalet beklentisini karşılamaya dönük göstermelik de olsa bir çabasının ya da isteğinin olmadığını ortaya koymuştur. Adalet isteğinin karşılanması bir yana yasa boğulmuş insanlar Başbakan eliyle tokatlanmış, başbakan müşavirince tekmelenmiştir. Resmi açıklamalara göre 301, gerçekte ise 400’ün üzerinde ölü vermiş olma ihtimali bulunan bir ilçe, bu süreçte öfkesini dışa vurduğu için biber gazı ile dahi tanışmıştır. Ayrıca tüm Türkiye’de bu iş cinayetine karşı protesto düzenleyen insanların en ufak muhalefetinin dahi polis terörü ile karşılanıyor oluşu ve Soma’ya destek için gelen kişi ve kurumlara karşı yine kolluk eliyle provokasyon girişiminde bulunulması gibi veriler yetkililerin gerçekleşen bu iş cinayeti karşısında tuttuğu safı ve adalet beklentisinin nasıl hiçe sayıldığını yeterli açıklıkla gözler önüne sermektedir.

14.05.2014 tarihinde kurulan Soma İçin Adalet Komitesi’nin kuruluş amacı tam da bu çerçevede açıklanabilir. ÇHD, KESK, TMMOB, TTB, İHD, TODAP, ÖHD, Manisa Akademik Odalar Birliği, Eğitim-Sen Soma Temsilciliği, Halk Cephesi, BDP, HDP, EMEP, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi, SYKP, Kaldıraç, ESP ve BDSP’nin bileşeni olduğu Soma İçin Adalet Komitesi, katledilen işçilerin aileleri ve yaralanan işçiler ile dayanışma, Soma katliamı karşısında geliştirilmesi gereken adalet mücadelesinin bir parçası olma misyonu ile hareket etmektedir. Bu bağlamda komitenin amacı kısaca Soma’da meydana gelen iş cinayetlerinin sorumlularının halka hesap vermesi, sorumlular hakkında yürütülecek cezai ve idari soruşturma ve kovuşturmalarda mağdurların haklarının savunulması olarak özetlenebilir.
Yukarıda kısaca tarif ettiğimiz amaç doğrultusunda Soma İçin Adalet Komitesi kuruluş tarihi olan 14.05.2014 tarihinden bugüne kadar çalışmalarında anlamlı bir mesafe aldığı belirtebilir. Her ne kadar – ne acı ki – Soma İçin Adalet Komitesi kamuoyunda Soma Öğretmenevi’nde yaşanan gerginlik ve dün Komitemiz bileşeni ÇHD üyesi avukatlara yönelik polis saldırısı ile gündeme gelmiş olsa da, aslında geride bıraktığımız 4 gün içerisinde Komitemiz – kolluk eliyle gerçekleştirilen tüm provokasyon ve saldırı çabalarına ve çalınan zamanına rağmen – katledilen maden işçilerinin adalet mücadelesi bağlamında önemli bir takım adımlar atmıştır. Bugün ise bu adımlarla ilgili olarak kamuoyunun bilgilendirilmesi gerekliliği doğmuştur.

Başta Soma Merkez, Kınık, Savaştepe, Bergama olmak üzere gerçekleşen iş cinayetinde hayatını kaybeden işçilerin ailelerine taziye ziyaretleri gerçekleştirilmiştir.

Maden sahası, Kırkağaç’ta bulunan ve maktüllerin bir arada tutulduğu soğuk hava deposu, mezarlık ve defin çalışmaları izlenmiş, bu bölgelerde tespitler yapılmış ve raporlama çalışması gerçekleştirilmiştir.
Arama kurtarma çalışmalarına katılan kişiler, cinayetin gerçekleştiği madende ya da diğer madenlerde çalışan ve madencilik hakkında bilgi sahibi mühendis, tekniker ya da işçilerle görüşülerek bu kişilerin tanıklığına başvurulmuş olup, bu tanıklıklar kayıt altına alınmıştır.

Soma’da yer alan demokratik kurumlar, sendikalar, meslek odaları şubeleri ve diğer kitle örgütü temsilcileri ile görüşmeler yapılarak birlikte hareket etmenin kanalları yaratılmaya çalışılmıştır.
14.05.2014 tarihinde derhal Soma Cumhuriyet Başsavcılığı (Ağır Ceza Mahkemesi yönünden Akhisar yetki bölgesi) soruşturmasına dahil olunarak delillerin korunması ve sorumluların tespiti konusundaki acil sorunlar sıralanmış, delil karartmanın önüne geçilmesi amacıyla tutuklama talep edilmiştir. Dilekçe örneği tüm kamuoyu ile sosyal medya aracılığı ile paylaşılmıştır.

16.05.2014 tarihinde ceza soruşturmasının Soma İçin Adalet Komitesi tarafından üstlenilmesi için vekalet veren kayıp yakınları adına Soma Cumhuriyet Başsavcılığı’na tekrarla dilekçe verilerek yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunulmasının yanı sıra, şirket tüzel kişiliğinin mal varlığına el konulması talep edilmiştir. Bu dilekçe de tüm kamuoyu ile sosyal medya aracılığı ile paylaşılmış olup, dilekçe içeriğinde Soma’da yaşanan iş cinayeti, insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak kesin bir biçimde tanımlanmış ve nedenleri gerekçeleri ile açıklanmıştır.

Yine 16.05.2014 tarihinde İzmir Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı İzmir Grup Başkanlığı’na verdiğimiz dilekçe ile Soma Holding’e bağlı olan Işıklar ve Ata isimli diğer iki maden ocağında hızla denetim ve tespit yapılarak, ilgili ocaklarda tespit edilen eksikliklerin derhal giderilmesi talep edilmiştir.

Aynı şirkete ait Işıklar ve Ata isimli maden ocağında halen çalışmakta olan ancak iş güvenliği koşulları ile ilgili kaygı içerisinde bulunan işçilere hukuki destek verilmiştir.
Geride bırakılan 4 gün boyunca Soma’da iş cinayetini protesto ettiği gerekçesi ile gözaltı işlemine ya da haksız alıkoyma işlemine maruz bırakılan kişilerin müdafilik işlemleri yürütüldü. Bu bağlamda 16.05.2014 günü toplamda 10 kişinin, 17.05.2014 günü ise gözaltına alınan 8 avukat da dâhil olmak üzere toplamda 36 kişinin müdafiliği üstlenilmiştir.

Soma İçin Adalet Komitesi, önümüzdeki günlerde de Soma’da katledilen işçilerin ve ailelerinin adalet mücadelesinin bir öznesi olmaya devam edecektir. Gelişmeleri ve atılan adımları önümüzdeki günlerde de düzenli olarak kamuoyu ile paylaşacağız.

Komite bileşenlerimizin gözaltına alındığı gün söylediği gibi, bizler Soma’dayız ve Soma halkının adalet mücadelesi sonuç alana kadar Soma’da kalmaya devam edeceğiz.

Saygılarımızla

Share Post