ÇHD Susmadı, Susmayacak!

 

CİZRE-JİTEM DAVASINDA BERAAT!…

fft64_mf1759904BASINA ve KAMUOYUNA

Ülkemizde Kürt Halkına yönelik inkâr, imha ve asimilasyon politikalarının en yoğun yaşandığı 1990’lı yıllarda, dönemin Milli Güvenlik Kurulu ve siyasi iktidarı tarafından JİTEM adlı resmi ve fakat illegal bir örgüt kurulmuş ve bu örgüt tarafından, Kürt Halkını korkutmak ve sindirmek için keyfi gözaltı, gözaltında işkence, kaybetme ve yargısız infaz gibi pek çok hukuk ve insanlık dışı yol ve yönteme başvurulmuştu.

Resmi olmayan verilere göre 17.000 insanımızın JITEM tarafından gözaltında veya yargısız infazlarda katledildiği 1990’lı yıllarda JİTEM, meşhur beyaz toroslarla, bölge insanı üzerinde korku salmış, JİTEM elemanları tarafından sokak ortasında, herkesin gözü önünde alınıp beyaz toroslara bindirilen insanlar, çoğu zaman sağ olarak geri dönememiştir. Başbakan Davutoğlu’nun 1 Kasım seçimleri öncesinde miting meydanlarında, yine Kürt Halkına yönelik bir tehdit aracı olarak “beyaz torosları” hatırlatması bundandır. Bugüne kadar JİTEM tarafından gerçekleştirildiği bilinen pek çok infaz ve gözaltında kaybetme olayıyla ilgili olarak ya hiç yargısal işlem yapılmamış ya da göstermelik soruşturma ve davalar sonucunda beraat kararları verilerek katiller aklanmıştır.

Dün Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sonuçlanan ve tüm sanıkların beraat ettirilerek aklandığı dava da JİTEM’in 1993-95 yılları arasında Cizre’de 21 insanımızı katletmesine ilişkin, tarihi davalardan birisidir.

1993-1995 yılları arasında Cizre’de, 21 kişinin katledilmesiyle ilgili olarak, dönemin Cizre İlçe Jandarma Komutanı Albay Cemal Temizöz, dönemin Cizre Belediye Başkanı ve aynı zamanda korucu başı olan Kamil Atağ, kardeşi Kukel Atağ ve oğlu Temer Atağ ile itirafçı ve JİTEM elemanı olan Adem Yakin, Fırat Altın (Abdulhakim Güven) ve Hıdır Altuğ ile JİTEM elemanı-uzman çavuş Burhanettin Kıyak hakkında “cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve bu teşekküle katılarak mensubu olmak, insan öldürmeye azmettirmek ve insan öldürmek” suçlarından 2009 yılında Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan bu dava, dosyadaki deliller, mağdur ve tanık anlatımları ve bunları destekleyen gizli tanık anlatımlarıyla birlikte, bugüne kadar görülen JİTEM davaları içinde, en kapsamlı ve mahkumiyet kararına en yakın dava idi.

Nitekim sanıklar 5 yıla yakın bir süre tutuklu yargılanmış, yaklaşık 5 yıllık yargılama sürecinin sonunda savcı tarafından hazırlanan mütalaada Cemal TEMİZÖZ’ün davaya konu infazlardan 9’u bakımından 100 yılı aşan bir hapis cezası ile cezalandırılması istenmiştir.

Ancak Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan 5 yıllık (toplam 45 duruşma) yargılamanın ardından, dosyanın güvenlik bahanesiyle nakledildiği Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan 3 duruşma sonunda, dün (05.11.2015) açıklanan karar ile Temizöz dâhil tüm sanıkların beraatına karar verildi.

JİTEM’in kurulması ve işlediği tüm suçlar, dönemin MGK’sı ve siyasi iktidarı tarafından, yani devlet tarafından alınan kararlar ve verilen talimatlarla gerçekleşmiş olduğundan, bu suçların yargılanması ve faillerin cezalandırılması, aynı zamanda devletin yargılanması ve cezalandırılması anlamına geleceğinden, JİTEM elemanlarının gerçekten yargılanması ve cezalandırılması bugüne kadar mümkün olmamış, failler ya beraat ettirilerek ya da zamanaşımından yararlandırılarak aklanmış, cezasız bırakılmıştır. Bu nedenle, dün Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sanıkların beraat ettirilmesi bizleri şaşırtmadı.

Ancak, düzenin yargısı tarafından beraat ettirilmiş olsalar da sanıklar, işledikleri bu insanlık suçlarından, toplum vicdanında mahkûm olmuştur. Bu gerçeği hiçbir yargı kararı değiştiremeyecektir.

Bizler ÇHD olarak, Kürt Halkına yönelik olarak işlenmiş ve sorumlusu devlet olan bu suçlar nedeniyle tüm faillerin hak ettikleri cezaları almaları için hukuki mücadele yürütmeye bundan sonra da devam edeceğiz.

06.11.2015

Çağdaş Hukukçular Derneği

Genel Merkezi

 beyazt-1024x587