ÇHD Susmadı, Susmayacak!

 

F TİPİ CEZAEVLERİNDEKİ CAMEKANLI AVUKAT GÖRÜŞ YERLERİ RAPORU

chd-kandira-0702-AA

ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ İSTANBUL ŞUBESİ

 

CEZAEVİ İZLEME KOMİSYONU

 

 

F TİPİ CEZAEVLERİNDEKİ CAMEKANLI AVUKAT GÖRÜŞ YERLERİ RAPORU

 

ŞUBAT 2014

 

 

 

İstiklal Cad. Orhanadli Apaydın Sok. No:11/3

Kat 3 BEYOĞLU Tel :0212 245 0 440

[email protected]

 

 

 

F Tipi Cezaevleri, yüksek güvenlikli cezaevlerine Türk ceza infaz sisteminde verilen isimdir ve temelde sosyal tecrit modeline dayanmaktadır. Türkiye’de F Tipi Cezaevleri, ağırlıklı olarak devlete karşı işlenen suçlar ve/veya organize suçlardan dolayı tutuklu ya da hükümlü bulunan kişilerin üç kişilik ya da tek kişilik yaşam birimlerinde kaldıkları ve mümkün olduğunca diğer tutuklularla/hükümlülerle ve infaz memurlarıyla iletişimlerinin sınırlandırıldığı ceza infaz kurumlarıdır.

1990’ların ikinci yarısından sonra devlet, siyasal muhalefetin örgütlülüğünü kırmak ve politik tutukluları/hükümlüleri yukarıda tarif edilen model ile tecrit edebilmek fiziki yapısı itibariyle cezaevinden çok zindan olarak nitelendirilen bu mekanlarla, Terörle Mücadele Kanunu, Ceza İnfaz Kanunu, Tüzük ve Yönetmeliklerin anti demokratik hükümlerine dayalı, insan haysiyetine aykırı uygulamalar, tutuklulara ve hükümlülere yaşamla ölüm arasında bir seçimi dayatmıştır. Bu dayatma günümüzde halen devam etmektedir.  Şöyle ki;

a-) F Tipi Cezaevlerinde bulunan tutukluların ve hükümlülerin yaşadığı, insan onur ve haysiyetiyle bağdaşmayan ve insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olan  tecrite ek olarak, tutukluların ve hükümlülerin şartlı tahliyelerini etkileyecek biçimde, keyfi kınama, bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma, haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama, ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma ve hücreye koyma cezaları uygulanmaktadır.

b-) Yüksek güvenlikli F Tipi Cezaevlerindeki tecritin ve hak ihlallerinin ulaştığı son nokta ise 2013 yılının Ekim ayında hiçbir haklı ve yasal dayanak bulunmaksızın tutukluların ve hükümlülerin savunma hakkını kısıtlayıcı nitelikte, avukat ile müvekkili arasındaki görüşmelerin gizliliğini ihlal edecek biçimde avukat görüş odalarının duvarlarının yıkılması ve dört tarafının ses geçiren, dinlemeye elverişli camlarla kaplı ‘fanus’lara dönüştürülmesi olmuştur.

Kandıra 1 No’lu F Tipi Hapishanesinde avukat görüş yerlerinin üç tarafındaki duvarlara 1,50 x 1,50 metrelik camlar takılırken Edirne ve Tekirdağ F Tipi Hapishanelerinde ise, ekte sunduğumuz temsili resimde olduğu gibi, avukat görüş odalarının duvarları yıkılarak tabandan tavana kadar camlarla çevrilmiş ve iki avukat görüş odası birleştirilerek üç görüş kabini inşa edilmiştir.

  • ( EK – 1: F Tipi Cezaevlerindeki Avukat Görüş Odalarını Gösteren Temsili Resim )

Öyle ki, yan yana odalardaki tutuklular ve hükümlüler avukatları ile görüşmekte iken birbirlerinin konuşmalarını rahatça duyabildikleri gibi avukatları ile yaptıkları görüşmeler camların ses geçirmesi sebebiyle infaz koruma memurlarınca da dinlenebilmektedir. Bu şartlar altında özellikle tutuklular, savunma haklarının kısıtlandığı ve avukatları ile görüşmelerinin mahremiyetinin ihlal edildiği gerekçesi ile avukatları ile görüşmemekte, yargılandıkları davaların duruşmalarında bu sebebe dayanarak savunmalarını yapamamaları sebebiyle de yargılamalar sürüncemede kalmaktadır.

c-) Somut duruma ilişkin ilk olarak Çağdaş Hukukçular Derneği Kocaeli Şubesi üyesi avukat meslektaşlarımız tarafından 27.11.2013 tarihinde Kocaeli Barosu Başkanlığı’na yapmış oldukları başvuru ile Kandıra 1 Nolu F Tipi Cezaevinin avukat görüş odalarının Adalet Bakanlığı’nın kararı ile değiştirilerek avukat görüş odalarının duvarları kırılmak suretiyle 3 adet büyük ve yalıtımsız cam takıldığını belirtmişler ve bu uygulamanın adil yargılanma hakkına, ses yalıtımı olmaması sebebiyle de avukat-müvekkil arasındaki görüşmelerin mahremiyetine aykırılık teşkil ettiğinin tespitini talep etmişlerdir.

Bu talep üzerine Kocaeli Barosu Avukat Hakları Merkezi tarafından görevlendirilen meslektşlarımız, tutuklu bulunan Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Başkanı Av.Selçuk Kozağaçlı ve  Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şube Başkanı Av.Taylan TANAY ile görüşmek üzere Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevine gitmişler ve yaptıkları incelemelerde  avukat görüş odalarındaki konuşmaların koridordan rahatça duyulabildiğini, diğer avukat görüşme odasındaki konuşulanların da net biçimde duyulabildiğini, camdan pencerelerin tekli camdan oluştuğunu, camlarda hiçbir perde film vs bulunmadığını, avukat görüş odalarının üst kısmında da havalandırma kanallarının bulunduğunu ve dolayısıyla avukatlar ile müvekkillerinin görüşmelerinin tamamen göz önünde ve konuşulanların duyulabileceği şekilde yapılmasına yol açtığını tespit etmişlerdir.

ñ  ( EK-2: Kocaeli Barosu Avukat Hakları Merkezinin Düzenlediği Tutanak )

d-) Daha sonra Manisa Milletvekili Özgür ÖZEL; Kandıra 1 No’Lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklu bulunan Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Başkanı Av.Selçuk KOZAĞAÇLI ve Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Av.Taylan TANAY ile avukat görüş odalarında yaptığı görüşme esnasında seslerin yankılanması ve diğer tutukluların görüşmelerinin duyulması üzerine savunma hakları ile avukat-müvekkil görüşmelerinin mahremiyetinin gasp edildiği savıyla Adalet Bakanı Sadullah ERGİN’in yazılı olarak cevaplandırması istemli 11.12.2013 tarihli ve 7/35679 Esas numaralı soru önergesi vermiş ancak bugüne kadar herhangi bir cevap alınamamıştır.

ñ  ( EK – 3 : Manisa Milletvekili Özgür ÖZEL Tarafından Verilen Soru Önergesi )

e-) Mevcut duruma ilişkin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca derneğimiz tarafından Kocaeli 1 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda avukat görüş yerlerinin cam bölmelerden yapılmış olması nedeniyle müvekkil ve avukat arasındaki mahremiyetin engellendiği, bu nedenle avukat görüş yerlerinin bu şekilde yapılmış olmasının hukuki dayanağının bildirilmesi hususunda bilgi edinme talebi içerikli dilekçeye Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü’nce verilen 22.01.2014 tarihli cevapta 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 59. maddesinin 2.fıkrasında ve Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğün 84.maddesinde yer alan ”…Avukat ve noter ile görüşme, meslek kimliklerinin ibrazı üzerine, tatil günleri dışında ve çalışma saatleri içinde, bu iş için ayrılan görüşme yerlerinde, konuşulanların duyulamayacağı, ancak güvenlik nedeniyle görülebileceği bir biçimde yapılır…”  ibaresine dayanıldığı ve anılan yasa ve tüzük maddeleri uyarınca hükümlü ve tutukluların avukatları ile konuşmaların duyulamayacağı ancak güvenlik nedeniyle görülebileceği biçimde yapıldığı belirtilmektedir.

ñ  ( EK – 4 : Bilgi Edinme Başvurumuza Karşı Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü’nce Verilen 22.01.2014 Tarihli Cevap )

f-) Görüleceği üzere Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü tarafından istisnai durumlarda uygulanabilecek olan kanun maddesi genel kural haline getirilmiş, avukat  ile tutuklu/hükümlü müvekkilinin görüşmesi ”güvenlik tehlikesi doğurabilecek hal” kapsamına sokulmaya çalışılmıştır. Ayrıca mevcut durumda avukat görüş yerlerinin etrafını çeviren camlar ses geçirmekte olup zorlama bir yorumla dayanak yapılan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 59. maddesinin 2.fıkrasına da aykırılık teşkil etmektedir. Zira anılan kanun maddesinde tutuklu/hükümlü ile avukatın görüşmelerinin ”…seslerin duyulamayacağı…” şekilde gerçekleştirileceği açıkça belirtilmiştir.

Sonuç Olarak; Yüksek Güvenlikli F Tipi Cezaevlerinde avukat görüş yerlerinin tabiri caizse birer ‘fanus’a dönüştürülmesinin tutukluların savunma ve adil yargılanma hakkını kısıtladığı, hatta yok saydığı gibi avukat müvekkil ilişkisinin mahremiyetini gasp ettiği, TCK-6/d maddesi uyarınca yargı görevi yapan avukatların vazifelerini ifa etmelerini imkansız hale getirdiği açıktır. 18.02.2014.

 

                                                                                   Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi

Share Post