ÇHD Susmadı, Susmayacak!

 

HAVUZ MEDYASI, AKP, CEMAAT : SAÇMALAMAYIN, EDEPSİZLEŞMEYİN

HAVUZ MEDYASI, AKP, CEMAAT :
SAÇMALAMAYIN, EDEPSİZLEŞMEYİN

Yine avukatlar üzerinden ucuz akıl yürütmelere başladınız. DHKP-C korkusu da hortlamış görünüyor.

IMG_112271503538062Ergenekon soruşturması başladığında büyük bir hevesle DHKP-C bağlantıları ilan ettiniz, sonra ÇHD ve Halkın Hukuk Bürosu avukatları DHKP-C’li oldu. Avukatlara verdiği destek nedeniyle Cumhuriyet Halk Partisi’ni DHKP-C’li saydınız, size göre Haziran ayaklanması DHKP-C’nin hükümeti yıkmak için bir oyunuydu ve nihayet bu sefer de işi Cemaat ile DHKP-C bağlantısı öne sürmeye kadar vardırdınız.

Çocuğun korktuğu her şeye “Öcü” demesi gibi; korktuğunuz, çekindiğiniz ve sizi yenilgiye uğratmasından endişe ettiğiniz her şeye kısaca “DHKP-C” demeniz ilginç. Herhalde bu onmaz korkunuz DHKPC’nin de ilgisini çekiyor ve yarattığı etkinin sağlamasını yapmasına imkân tanıyordur.

Ama burada bizi ilgilendiren, Devrimci Avukatlar hakkında utanmazca yalan söyleyip gerçeği çarpıtma gayretiniz. Haddinizin ve çapınızın üzerinde bir cesaretle soyunduğunuz bu işe izin vermeyeceğimizi bilin.

İstanbul Barosu Avukat Hakları Merkezi’nin talep üzerine şüpheli avukatlarının şikâyetlerini incelemek için görevlendirdiği Avukat Ömer Kavili’nin ÇHD üyesi olmasından, bağlantı yaratmaya tevessül edecek kadar seviyesizleştiniz. Baro “Avukat Hakları Merkezi” görevini yapıyor, yapacak. ÇHD’li avukatlar Barolarda çalışıyor, çalışacak. Alışın.

chd4Gözaltındaki o güruh, avukat düşmanıdır;
Avukatların evlerini ve bürolarını sabaha karşı kapıları koçbaşıyla kırarak basan,
“Kozmik Oda” rezillikleri ile boş bilgisayar kasalarını arabadan arabaya gezdiren,
“11 Çelik Kapı” soytarılığı ile boyunlarımıza birer yafta asmaya kalkan,
Susma hakkı kullanılmasını “örgüt tavrı” diye damgalayan,
Sahte gizli tanık devşiren,
Döverek kan ve tükürük örnekleri alan,
Susuz bırakan,
Kol kıran,
Polis çetesidir gözaltındakiler.

Bunların hepsini sizin, yani siyasal iktidarın desteği ve teşvikiyle yaptılar; bütün bu utanmazlıklardan onlar kadar siz de sorumlusunuz. 17 Aralıkta “ısırılmış” olması; onları besleyen, okşayan ve cezasız bırakan elin sorumluluğunu azaltmaz.

Şimdi ağlıyorlar, susma hakkı kullanıyorlar, haktan ve hukuktan dem vuruyorlar. Ailelerini kapının önüne toplamışlar; geçmişte kendi kapattıkları insanların ailelerini dövdükleri, tazyikli su sıktıkları kapıya… Polis terörüne itiraz etmeyi biraz öğretmiş görünüyoruz, ama onur ve direniş hala boylarını aşıyor. Hep aşacak. Korkuyorlar, komplo görünce tanıyacak kadar komplo kurdular ve çarkın nasıl döneceğini kestirebiliyorlar.

Haklılar, bu iş kolay durulmayacak.

Birbirinize gittikçe artan bir hızla ihanet etmeye devam edeceksiniz. Kirli çamaşırlarınızı, halktan soyduklarınızı, sahte dindarlığınızı, ahlaksızlığınızı ortaya dökeceksiniz, çünkü yağma malını paylaşamadınız. Başka bir değeriniz yahut gündeminiz de yok.
Hanginizin emperyalizmin bölgedeki çıkarlarına en uygun taşeron olduğu henüz anlaşılamadı. Zaman bunu gösterecek. Daha birbirinizin boynuna çok hüküm, eline çok kelepçe takarsınız.

Bizler halkın avukatlarıyız. Elbette halka karşı işlediğiniz suçların, yağmanın ve talanın, katliamların, aldatarak soymanın hesabını yine halka vereceğiniz gün gelecektir. O gün biz de halkın arasında sizi suçlayanlarla birlikte olacağız. Aranızdaki kirli menfaat çatışmasını bizi karıştırmadan yürütün ve her yaptığınızın hesabının sorulacağı güne kadar bu çamurun içinde oynayın.

Bizi, tahliye edilmek karşılığında arkanıza dizilenlerle, “akıllı” solcularla, biraz itilip kakıldılar diye köşeye sinip kenarda duranlarla karıştırmayın. Tutsakken size teslim olmadık, birbirinize saldırdığınızda da sırtınızı sıvazlamayız. Eziyet görüyoruz diyenler; eğer nezarette iftar sofrası kurup elde cep telefonu “selfie” çektirmek eziyet kabul edilseydi bile, o nezaret hücrelerinde geçmişte döktüğünüz kanı düşünerek susmalı, utanmalısınız.

Ne ayakkabı kutularına yığdığınız paranın ne de cemaat adı altında işlettiğiniz kamu iktisadi teşekkülünün sizi kurtaramayacağı gün yakındır. Halk hesabını sorar ve adaletini gösterir. ÇHD’nin, Halkın Hukuk Bürosunun ve tüm devrimci avukatların o gün orada olacağından emin olun.

Birbirinizle halktan çalınan parayı ve iktidarı pay etme kavgası yerine, birlikte halka vereceğiniz hesabı düşünün.

Adımızı pis işlerinize karıştırmayın, sahtekârlık yapmayın. Korkunuz anlaşılabilir ama saçmalamayın, itidalinizi muhafaza etmeye çalışın; korkunun ecele faydası olmaz.

Selçuk KOZAĞAÇLI
Avukat
Genel Başkan
Çağdaş Hukukçular Derneği

Share Post