ÇHD Susmadı, Susmayacak!

 

Hepsi özgürleşene dek hepimiz tutsağız !

20131124_162409

Siyasi Tutsaklara Özgürlük Çalışma Grubu ve İstanbul Şube tarafından  İstanbul Barosu Orhan Apaydın Toplantı Salonu’nda  düzenlenen “Adalet ve özgürlük/Hepsi özgürleşene dek hepimiz tutsağız” formuna  yazar Temel Demirer, gazeteci İsmail Saymaz ,Av. Gülizar Tuncer, Av.Fikret İlkiz, İstanbul Şube Sekreteri Av.  Güray Dağ, ile Av Kazım Bayraktar konuşmacı olarak katıldı.

Temel Demirer, konuşmasında,Hukukun üstünlüğüne değil , sınıf mücadelesine inandığını belirterek,. kapitalizmin olduğu yerde kapitalizmin hukuktan ya da hukuksuzluğundan bahsedilebileceğini,iktidarın olduğu her yerde yerde adaletsizlik olacağını , egemenlerin hukukunun Dünyanın her yerinde aynı olduğunu ve  yargının sadece  korku salma aracı olduğunu ifade etti..

 Av. Kazım Bayraktar, Sıkıyönetim ve DGM’lerle başlayan olağanüstü yargılama süreçlerini anlatarak başladığı konuşmasında ,bu yargılamalarda  siyasal iktidarın hassasiyetlerine göre hukukun uygulandığını, olağanüstü yargının başlangıcının İstiklal Mahkemeleri olduğunu, TMK 10 madde ile kurulan  mahkemelerde  adil yargılama usül ve ilkelerinin tümden yok edildiğini,  temyiz yolu açık olmasına rağmen verilen kararların değişmediğini ekledi.

İstanbul Şube Sekreteri Av. Güray Dağ ise . Olağanüstü mahkemelerin İstiklal Mahkemeleri ile başladığını , bu mahkemelerin cumhuriyetin ilk yıllarında Kürt isyanları ve şeriat tehdidine karşı kullanıldığını ifade ederek,  AKP döneminde siyasi tutuklu sayısındaki olağanüstü derecede artış ve bunun nedeninin AKP faşizmi olduğunu ekledi. Son olarak “Terör suçlularının” artması umut verici olduğunun söyleyen Güray  Dağ, “Bu AKP iktidarının tehdit altında olduğunun göstergesi demektir. Bu sayı arttıkça tutsakların özgürlüğe daha yakındır” diye bitirdi.

Av. Fikret İlkiz  ise , TMK’da propaganda suçu konusunun üzerinde durdur ve 1991 yılında yürürlüğe giren TMK’nın “terörle mücadele etmek” gerekçesiyle yasallaştığını ifade ederek, Temel hak ve özgürlüklerin önündeki en büyük engel bu kanundur dedi.

Av. Gülizar Tuncer ise siyasi tutukluların, cezaevi koşulları ile başladığı konuşmasında, Kapitalist devletin şiddet mekanizması olarak örgütlendiğinin altını çizerek,  F Tipi hapishanelerin sessiz ölüm mekanları olduğunu , devletin bu mekanlarda,  planlı ve programlı olarak kullanarak siyasi tutukluları siyasi kimliklerinden vazgeçirmeye çalıştığını ekledi.

Son olarak Gazeteci İsmail Saymaz’ Siyasi suçlarda gazetecilik ile ilgili bilgi verdi.”Siyasi alanı mahkeme alanına çeviren ve kalanı da adliye önlerine devşiren bir dönemi yaşıyoruz. Bu dönem yargılamalar dönemidir” dedi.

 20131124_144140 (1077 x 807)

Share Post