ÇHD Susmadı, Susmayacak!

 

İŞÇİ KATLİAMINA SUÇ DUYURUSU

chdistÇHD  Soma Madenlerindeki işçi katliamından sonra ,Soma C.Savcılığına suç duyurusunda bulundu. Savcılığa verilen suç duyurusu dilekçesinde,TMMOB Maden Mühendisleri Odası, Haziran 2014 Raporuna atıfta  bulunularak,  son yıllarda devletin küçültülmesi, kamunun faaliyet alanının daraltılması ile ekonomik etkinlik ve verimliliğin sağlanacağı iddiası ile başlatılan uygulamalar sonucu madencilik sektörünün  yarı yarıya küçüldüğü, bilgi ve deneyim birikimin yok edildiğini,madencilik faaliyetinin yetersiz, donanımsız, deneyimsiz kişi ve kuruluşlara bırakılması sonucu kazalarında peşi sıra gelmesinin kaçınılmaz olduğu,son 12 yılda; 22 Kasım 2003’te Karaman’ın Ermenek ilçesindeki grizu patlamasında 10 işçi, 8 Eylül 2004’te Kastamonu’nun Küre ilçesinde ki maden ocağındaki yangında 19 işçi, 2 Haziran 2006’da Balıkesir’in Dursunbey ilçesindeki grizu patlamasında 17 işçi, 10 Aralık 2009’da Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesindeki grizu patlamasında 19 işçi, 17 Mayıs 2010’da Zonguldak’taki grizu patlamasında 30 işçi ve yine 8 Ocak 2013’te Kozlu ilçesinde meydana gelen grizu patlamasında 8 işçinin  göz göre göre hayatını kaybettiği belirtildi..

İşçi katliamı niteliği taşıyan bu facianın münferit bir iş kazası olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığı da belirtilerek, katliamın  adım adım yaklaştığının altı çizildi  ve bunu engellemek için hiçbir tedbir alınmadığı açıktır denildi  ve başta Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olmak üzere katliamda sorumlu olan tüm kamu görevlileri ile şirket yetkilileri hakkında kamu davası açılması talep edildi.

 

Dilekçe örneği aşağıda sunulmuştur..

 

SOMA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

 

  

SUÇ DUYURUSUNDA

BULUNAN      : Çağdaş Hukukçular Derneği

  

ŞÜPHELİLER     :

 

1-) Taner YILDIZ

T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı

İnönü Bulvarı No:27 Bahçelievler 06100 Çankaya, Ankara

 

2-) Faruk ÇELİK

T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı

İnönü Bulvarı No:42, 06520 Emek, Ankara

 

3-) Kasım ÖZER

T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü

İnönü Bulvarı No:42 Pk: 06520 Emek, Ankara

 

4-) Alp GÜRKAN

Soma Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı

Levent Mh. Lale Sok. No: 5 Beşiktaş, İstanbul

 

5-) Can GÜRKAN

Soma Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Group CEO’su

Levent Mh. Lale Sok. No: 5 Beşiktaş, İstanbul

 

6-) Mustafa YİĞİT

Soma Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi

Levent Mh. Lale Sok. No: 5 Beşiktaş, İstanbul

7-) Ayşegül SENES

Soma Holding A.Ş. Mali İşler Koordinatörü

Levent Mh. Lale Sok. No: 5 Beşiktaş, İstanbul

 

😎 Ramazan DOĞRU

Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi

Levent Mh. Lale Sok. No: 5 Beşiktaş, İstanbul

 

9-) Melike DOĞRU

Soma Holding A.Ş. İdari İşler Müdürü

Levent Mh. Lale Sok. No: 5 Beşiktaş, İstanbul

 

10-) Mehmet Ali DENİZ

Soma Holding A.Ş. Metalik Madenler Genel Müdürü

Levent Mh. Lale Sok. No: 5 Beşiktaş, İstanbul

 

 

11-) Hayri KEBAPÇILAR

Soma Holding A.Ş. Maden Projelendirme / Etüt Müdürü

Levent Mh. Lale Sok. No: 5 Beşiktaş, İstanbul

 

12-) Haluk SEVİNÇ

Soma Holding A.Ş. Maden İşletmeleri Soma Bölge Müdürü

Levent Mh. Lale Sok. No: 5 Beşiktaş, İstanbul

 

13-) Cumhuriyet Başsavcılığınız tarafından yürütülecek soruşturma neticesinde; ihbar ve şikayetimize konu bu katliamın meydana gelmesinde sorumluluğu bulunan diğer tüm şüpheliler.

 

SUÇLAR          :

  • Görevi Kötüye Kullanma (TCK-257)
  • Olağan kast ile insan öldürme(TCK 81, 21/2)
  • Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi (TCK-83/1-2)
  • Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama (TCK-87/1-2-4)

KONU               :13.05.2014 tarihinde Soma Holding bünyesinde faaliyet gösteren Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’ye ait kömür madeninde meydana gelen yangın sebebiyle şu ana kadar tespit edilebildiği kadarıyla aralarında 15 yaşında çocukların da bulunduğu 205 maden işçisinin öldürülmeleri ve 94 işçinin de yaralanması suçunu işleyen, yukarıda isim ve adresleri verilen şüpheliler hakkında suç duyurumuz ve soruşturma başlatılması talebimizin sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR  :

 İstanbul Ticaret Odası’na kayıtlı Soma Holding bünyesinde faaliyet gösteren Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. tarafından işletilen Manisa’nın Soma ilçesindeki kömür madeninde 13.05.2014 tarihinde sebebi net olarak bilinmemekle birlikte yangın çıkmış ve gayri resmi rakamlara göre 251 maden işçisi yaşamını yitirmiş, 94 işçi de yaralanmıştır. Ayrıca şüphelilerden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner YILDIZ; en az 300 işçinin de çıkan yangın neticesinde madende mahsur kaldığını ve yaşamlarından ümidin kesilmeye başlandığını belirtmiştir.

İşçi katliamı niteliği taşıyan bu facianın münferit bir iş kazası olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Zira aşağıda detaylandıracağımız üzere katliam adım adım yaklaşmıştır ve bunu engellemek için hiçbir tedbir alınmamıştır. Şöyle ki;

 1-) Özellikle son yıllarda devletin küçültülmesi, kamunun faaliyet alanının daraltılması ile ekonomik etkinlik ve verimliliğin sağlanacağı iddiası ile başlatılan uygulamalar sonucu Türkiye’de madencilik sektörü yarı yarıya küçültülmüş ve aynı zamanda uzun yıllar gerektiren bilgi ve deneyim birikimi yok edilmiştir. Bir yandan ülkemizdeki madencilik kuruluşlarının mevcut birikimi reddedilerek madencilik faaliyetinin yetersiz, donanımsız, deneyimsiz kişi ve kuruluşlara bırakılması, bu yapılırken diğer yandan kamusal denetimin iyice gevşetilmesi, böylesi kazaların kaçınılmaz olmasına neden olmaktadır (TMMOB Maden Mühendisleri Odası, Haziran 2014 Raporu, s.123)

Kamunun faaliyet alanının daraltılması ile ülkedeki iktisadi buhranın aşılabileceği ve büyümenin sağlanabileceğine ilişkin afaki söylemlerin madencilik sektörüne yansıması ise kamuya ait madencilik kuruluşlarının kapatılması, özelleştirilmesi, rödovans (kiralama) yolu ile özel sektöre devredilmesi şeklinde olmuştur.

Ancak bu güne kadar, madencilik sektöründe özelleştirme ve özelleştirmeye yönelik olarak yapılan rödovans çalışmalarının hiçbirisinden olumlu bir sonuç alınamamış, madencilik sektörü giderek küçülmüş, buna karşın iş kazaları rekor düzeyde artmıştır. Rödovans uygulaması ile de kamu kurumları kendi vermeleri gereken hizmetleri deneyim ve uzmanlık bakımından yetersiz firmalara yaptırmakta, böylelikle çok sayıda ölümlü iş kazasına yol açılmaktadır.

Bu uygulamaların somut yansıması olarak son 12 yılda; 22 Kasım 2003’te Karaman’ın Ermenek ilçesindeki grizu patlamasında 10 işçi, 8 Eylül 2004’te Kastamonu’nun Küre ilçesinde ki maden ocağındaki yangında 19 işçi, 2 Haziran 2006’da Balıkesir’in Dursunbey ilçesindeki grizu patlamasında 17 işçi, 10 Aralık 2009’da Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesindeki grizu patlamasında 19 işçi, 17 Mayıs 2010’da Zonguldak’taki grizu patlamasında 30 işçi ve yine 8 Ocak 2013’te Kozlu ilçesinde meydana gelen grizu patlamasında 8 işçi göz göre göre hayatını kaybetmiştir.

Nitekim yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’de 13.05.2014 tarihinde meydana gelen işçi katliamının sebepleri ve failleri daha net tespit edilebilecektir. Zira işçi katliamının yaşandığı maden ocağı da yine devlet tarafından rödovans olarak tabir edilen yöntemle Soma Holding A.Ş. bünyesinde faaliyet gösteren Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’ye özelleştirilmek üzere kiralanmıştır.

 2-) Maden Ocağını devralanSoma Holding A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı olan şüpheli Alp GÜRKAN derhal işe koyularak iş sağlığı ve güvenliği kurallarını hiçe sayarak eşi benzeri görülmemiş bir kar hırsı ile madeni işletmeye başlamıştır.

30 Eylül 2012′de Hürriyet Gazetesinden Vahap Munyar’a verdiği mülakatta da “…Türkiye Kömür İşletmeleri Soma’da kömürü kendisi çıkarırken tonunu 130-140 dolara mal ediyordu. Biz ihaleye girip, tonunu TKİ’ye rödovans payı dahil 23.80 dolara çıkarma taahhüdü verdik…Maliyetin bu ölçüde düşmesinin nedeni de özel sektörün çalışma tarzının devreye girmesidir…” demek suretiyle adeta 13.05.2014 tarihindeki işçi katliamının yegane sebebini itiraf etmiştir.

3-) Nitekim yine bu maden ocağında 4 Eylül 2012 tarihinde çıkan yangında yaralanan 3 işçiden 1’i ölmüş, 4 Ekim 2012’de çıkan yangında 4’ü ağır 9 işçi yaralanmış, 12 Kasım 2012’de çıkan yangında 2’si ağır 9 işçi yaralanmıştır. Son olarak da 20.10.2013 tarihinde meydana gelen yangında 1 işçi hayatını kaybetmiş 27 işçi de yaralanmıştır.

Tüm bu yaşananlar üstüne CHP Manisa Milletvekilleri Özgür ÖZEL, Hasan ÖREN ve Sakine ÖZ’ün imzasıyla Soma’da maden ocaklarında meydana gelen iş kazalarının ve nedenlerinin araştırılması, kalıcı çözümlerin bulunması ve kamusal yaptırımların ve denetimlerin yeterliliğinin tespiti için Meclis Araştırması gerçekleştirilmesi için 23.10.2012 tarihinde önerge verilmiştir.

Bu önergeye CHP dışında mecliste grubu bulunan MHP ve BDP tarafından destek verilmiş ancak AKP’li milletvekillerinin karşı oyları ile 29.04.2014 tarihinde önerge reddedilmiştir. Önergenin reddedilmesinin üzerinden 15 gün geçtikten sonra da işçi katliamı yaşanmıştır.

 4-) 13.05.2014 tarihinde gerçekleşen katliam sonrasında enkazdan kurtarılan işçiler ise basın yayın organlarına maden ocağında bakanlık müfettişlerince denetim yapıldığını ancak müfettişlerin yüzeysel araştırma yaptıklarını, tünellere inmediklerini, sorunsuz ve havadar olan yerlere baktıklarını, 1 metre kadar tünelden içeri girdiklerini, denetim esnasında yer altında oldukları zaman hiçbir müfettiş görmediklerini, zaten yılda iki kez yapılan denetimlerin 15 gün önceden şirkete haber verildiğini ve ortalığın temizlendiğini ifade etmişler ve yaşanan katliamın sorumluluğunun siyasal iktidarda da olduğunu teşhir ve tespit etmişlerdir.

5-) Dolayısıyla, iş bu işçi katliamının münferit bir iş kazası olarak nitelendirilmesi ve şüphelilerin taksirle ölüme sebebiyet vermek suçundan yargılanmaları mümkün olmadığı gibi adaleti ve vicdanları zedeleyici bir durum arz edecektir.

6-) Yukarıda belirttiğimiz hususların dikkate alınması ile: Soruşturmanın yürütülmesi sırasında:

a) Hayatını kaybeden işçilerin otopsilerinin Minesota bildirgesine uygun olarak yapılması, Otopsi sırasında bağımsız gözlemci hekimlerin bulunması için TTB ile irtibata geçilmesi yada suç duyurusunda bulunan bizlerden talep edilmesi,

b) Madende kurtarma çalışmaları biter bitmez, delillerin tespiti için önlem alınması, Sulh Ceza Hakim ve bağımsız bilirkişi heyetleri vasıtası ile keşif yapılması, bu süre boyunca idari görevlilerin soruşturma yapmasına izin verilmemesi ve delillerin kaybolmaması için önlem alınması, Keşif sırasında bağımsız bilirkişiler bulundurulması, bilirkişilerin gerek bu işletme gerekse başka işletmeler ile bağlantısının olmamasının sağlanması, TMMOB ile irtibata geçerek bağımsız bilirkişilerce olay yerinde keşif sırasında gözlem yapılmasına, uzman mütalaası alınmasına imkan tanınması, yada suç duyurusunda bulunan bizlerden bağımsız bilirkişilerin sağlanmasının talep edilmesi,

c) Hükümet ve idare ile işverenin irtibatının tespiti için, gerekli incelemenin yapılması,

d) Son 1 yıl içinde yapılan denetlemelerin ve incelemelerin raporları ile bu incelemeleri yapan kişilerin ellerinde bulunan belge ve bilginin toplanması ve bu kişilerin derhal ifadesine başvurulması,

e) Madendeki uygulamalar konusunda madende çalışan tüm işçilerin bilgilerine başvurulması, şikayetçi sıfatlarının hatırlatılması,

f) Gerek kolluk gerekse müfettişler ve diğer ilişkiler vasıtası ile delillerin karartılması ihtimali bulunduğu göz önüne alınarak, tüm soruşturma işlemlerinin savcılık bürosunca yürütülmesi, bu konuda gereken özenin gösterilmesi,

g) Sanıkların, kar hırsı ve nüfus kazanma amacıyla bu katliamı gerçekleştirdikleri, ellerinde devlet otoritesi ile para bulunduğu veya doğrudan devlet gücünü kullanan kişiler olması, idari ve diğer yetkilerini kullanarak delil karartma ihtimallerinin yüksek olması nedeniyle tutuklanmalarına, aynı gerekçelerle haklarında gerekli diğer emniyet  tedbirlerinin alınmasını,

Talep ediyoruz.

7-) Taleplerimiz bu gün ve saat itibari bu kadar olup, bilgi edindikçe suç duyurumuz hakkında talep ve delillerimizi bildirmeye devam edeceğiz.

 

SONUÇ VE İSTEM         : Yukarıda belirtilen sebeplerle, şüpheliler hakkında derhal soruşturmaya başlanılmasına, başlanılmışsa suç duyurumuzun bu dosyaya eklenmesine, yukarıda belirttiğimiz soruşturma önlemleri ile koruma tedbirlerine başvurulmasına, belirtilen şüpheliler ve soruşturma sırasında ortaya çıkacak faillerin tespiti ile tutuklanmalarına, Savcılığınızın soruşturma yetkisi olmayan failler hakkında toplanacak deliller ile derhal yetkili soruşturma makamlarına dosyanın gönderilmesine ve kamu davası açılarak şüphelilerin cezalandırılmasına karar verilmesi talep olunur.14.05.2014

 

 

Çağdaş Hukukçular Derneği

 

Share Post