ÇHD Susmadı, Susmayacak!

 

KATİLLERİ KORUYAN, YARGILAMAYI ETKİLEMEYE ÇALIŞAN, GAZETECİLERİ TEHDİT EDEN VE KENTİNDE GÜVENLİĞİ SAĞLAYAMAYAN ESKİŞEHİR VALİSİ İSTİFA ETMELİDİR!

BASINA VE KAMUOYUNA

header6-crop

KATİLLERİ KORUYAN, YARGILAMAYI ETKİLEMEYE ÇALIŞAN, GAZETECİLERİ TEHDİT EDEN VE KENTİNDE GÜVENLİĞİ SAĞLAYAMAYAN ESKİŞEHİR VALİSİ İSTİFA ETMELİDİR!

Eskişehir’de Gezi eylemlerinde polis ve polisle hareket eden faşist saldırganlar tarafından öldürülen Ali İsmail Korkmaz’ın katilleri uzun süre bulunmamış, delilleri karartılmış, katilleri saklanmış, kamera görüntüleri Mahkemece atanan bilirkişice silinmiştir. Ancak gerek bir kısım basın görevlilerinin gerekse avukatlarının çabası sonucu katiller hakkında kasten adam öldürmekten dava açılabilmiştir.

Bu davanın görüldüğü Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Valilikten davanın görülmesinde “kamu güvenliğinin sağlanmasında sıkıntı yaşanıp yaşanmayacağına” ilişkin görüş istemiş, Mahkemenin bu yazısına cevap olarak Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna tarafından imzalanmış bulunan ve Mahkemeye sunulan yazıda; “Gezi olayları kapsamında Ankara ilinde meydana gelen olaylarda hayatını kaybeden Ethem SARISÜLÜK’ün Ankara Adliyesinde görülen kovuşturması esnasında, eylemleri organize eden ve gerçekleştiren marjinal gruplara mensup şahıslarla birlikte duruşma salonunda bulunan Çağdaş Hukukçular Derneği ile bağlantılı avukatlar tarafından mahkeme heyeti, sanıklar ve avukatlarına yönelik sözlü/fiili saldırı olayı gerçekleştirilmiş, duruşma tamamlanamadan ileri bir tarihe ertelenmiştir. (…)”“(…) Eskişehir ilinde marjinal grupların etkin ve örgütlü eylemleri arttırma çabaları, bu tür örgütlerle bağlantılı avukatların Ali İsmail KORKMAZ davasına da katılarak provokatif davranışlarla adli sürecin normal işleyişini sabote edebileceği ve Eskişehir’in coğrafi konumu itibariyle kolay ulaşılabilir olmasının, ilimizde tertip edilecek muhtemel eylemlere diğer illerden de yoğun katılım olabileceği değerlendirilmektedir.”
Şeklinde görüş bildirmiş, daha sonra da bu yazıyı haber yapan gazeteci İsmail Saymaz’a, kendisini tehdit ve hakaret içeren bir mail atmıştır.

Eskişehir Valisi bu yazısında gerek Ali İsmail Korkmaz davasını yürüten avukat meslektaşlarımız gerekse de Derneğimiz hakkında yalan ve yanlış beyanlarda bulunarak iftirada bulunmuştur. Vali adeta dava öncesi ortamı provoke etmek istemektedir. Ankara’da Ethem Sarısülük davasında yaşananlar, Valinin anlattığı gibi olmamıştır. Vali görmediği, bilmediği bir konuda yalan söylemektedir. Tıpkı daha evvel ‘Ali İsmail’i arkadaşları öldürmüştür’, ‘maili ben atmadım’ da dediği gibi…

Vali bu beyanı ile Mahkemeyi etkilemeye çalışmıştır. Emrindeki polis memurları ve onlar ile birlikte hareket eden paramiliter faşist güçler tarafından öldürülen Ali İsmail Korkmaz’ın davasının görüleceği mahkemeye yönelik olarak Ali İsmail’in öldürülme şeklini saklayıcı ve çarpıtıcı bilgiler vermekle yetinmemiş, olayın aydınlanması için demokratik hak kullanımlarını da “terör” olarak nitelemiştir. Taraflı davranarak Mahkemeyi etkilemeye çalışmıştır. Vali enerjisini kamuoyunun merakla beklediği bu olayın aydınlatılması yerine, Ali İsmail’in katillerinin cezalandırılması için mücadele yürütenlere karşı harcamaktadır. Bir kamu görevlisi ile bağdaşmayacak beyan ve eylemlerde bulunan Vali görevi kötüye kullanmıştır. Derhal İstifa etmelidir.

Bu sebeplerle Eskişehir Valisi hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz.

Valiye buradan bir kez daha sesleniyoruz; gerçeklerin üstünü kapatarak, gazetecileri tehdit ederek, avukatlara iftiralarda bulunarak bir yere varamazsınız. Sizin yapacağınız iş, bu olayın failleri hakkında gerekli idari soruşturmaları yapmak ve gerçeğin ortaya çıkmasında ve sorumluların yargılanmasında gereğini yapmaktır.
Kamuoyu Uğur Kaymaz’ın, Şerzan Kurt’un ve Nezir Tekçi’nin davalarının güvenlik nedeniyle Eskişehir’de görüldüğünü bilmektedir.

Şimdi bu örnekler ortadayken, Ali İsmail Korkmaz davasının başka yere naklini sağlamaya çalışmakla, bu davayı sahipsiz bırakmaya, bu davayı sahiplenen Eskişehir halkından koparmaya çalıştığınızın farkındayız. Ancak buna gücünüz yetmeyecektir. Bu dava nereye giderse gitsin halkımız sahip çıkacaktır.

Bizler de Çağdaş Hukukçular Derneği olarak o davada Ali İsmail Korkmaz ailesinin vekilleri olarak yerimizi alacağız. Katiller cezalandırılıncaya kadar mücadelemiz sürecek.

Bizleri yıldıramayacaksınız!

Saygılarımızla.
ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ
20131004_120851 (1)


YARGITAY BAŞSAVCILIĞINA VERİLEN DİLEKÇE

YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

SUÇ DUYURUSUNDA
BULUNAN                          
: ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ GENEL MERKEZİ
Adına Hüseyin ASLAN
İlkiz Sokak No: 18 / 3 Sıhhiye – Ankara
ŞÜPHELİ                            : GÜNGÖR AZİM TUNA
(Eskişehir ilinde Vali olarak görevlidir.)
SUÇ                                    : Tehdit, yargı görevi yapanı etkileme, adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs,                          görevi kötüye kullanma ve resen belirlenecek diğer suçlar.
SUÇ TARİHİ                        : 27.09.2013 -02.09.2013 ve devamı tarihler.
AÇIKLAMALAR :
1. Çağdaş Hukukçular Derneği 1974 yılında kurulmuş olup, üyeleri hukukçulardan oluşmaktadır. Derneğin Tüzüğünde ( m.2) amacı: “Hukukun, insanlığın binlerce yıllık tarihsel kazanımlar ışığında geliştirilmesi, insanın özgürleşmesi ve demokratiklik temeline dayalı, toplum bilinci ile güvence altına alınmış bir hukuk sisteminin kurulması, başta yaşam hakkı olmak üzere temel haklara ve insanlık onuruna yönelik her türlü saldırının önlenmesi için çalışma yapmaktır.” olarak tarif edilmektedir.
2. Çağdaş Hukukçular Derneği kurulduğundan bu yana halka karşı işlenen suçların soruşturulması; devlet kaynaklı öldürme, işkence, hak ihlallerinin engellenmesi ve bunlara ilişkin hukuki süreçlerin takipçisi olmada kararlı olmuştur. Bu sebeple üyeleri öldürülmüş, tutuklanmış ve baskılara uğramıştır. Derneğin tarihi ve faaliyetleri konusunda kendi yayınlarına veya WEB sitesine (http://chd.org.tr) bakmak yeterli olacağı gibi kısa bir internet araştırması da kararlılığını ve mücadele azmini ortaya koyacaktır.
3. Gerek Dernek tüzel kişiliği gerekse üyeleri toplu veya bireysel olarak kamu görevlilerinin saldırı, hakaret ve tehditlerine zaman zaman hedef olmaktadır. Bu kişiler Başbakanından kıdemsiz memuruna kadar resen soruşturma ilkesi gereği soruşturulup, cezalandırılması gereken kişiler olmasına rağmen, haklarında işlem yapılmadığı gözlenmiştir.
4. Yukarıda ismi anılan şüpheli de benzer bir davranış içine girmiştir. Şikâyet konusu dilekçe bu konuya ilişkindir. Gezi eylemeleri sırasında polis ve onlar ile birlikte hareket eden sivil saldırgan kişiler ( paramiliter unsurlar) tarafından öldürülen Ali İsmail Korkmaz’ın şüphelileri uzun süre bulunmamış, deliller karartılmış, sanıklar saklanmış ancak gerek bir kısım basın görevlilerinin gerekse avukatların çabası sonucu dava açılarak bir kısım polis ve sivil şüpheli hakkında kasten adam öldürmekten dava açılmıştır.
5. Bu davanın görüldüğü Mahkemenin Valilikten istemiş olduğu “ kamu güvenliğinin sağlanmasında sıkıntı yaşanıp yaşanmayacağı” bilgisi üzerine; şüpheli tarafından imzalanmış bulunan ve Eskişehir 2. Ağır ceza Mahkemesi Başkanlığı’na başlıklı ve 2013/340 E sayılı dosyasına ilişkin 27.09.2013 tarihli, 97375333.14323.(12421).(1187) sayılı yazıda:
Gezi olayları kapsamında Ankara ilinde meydana gelen olaylarda hayatını kaybeden Ethem SARISÜLÜK’ün Ankara Adliyesinde görülen kovuşturması esnasında, eylemleri organize eden ve gerçekleştiren marjinal gruplara mensup şahıslarla birlikte duruşma salonunda bulunan Çağdaş Hukukçular Derneği ile bağlantılı avukatlar tarafından mahkeme heyeti, sanıklar ve avukatlarına yönelik sözlü/fiili saldırı olayı gerçekleştirilmiş, duruşma tamamlanamadan ileri bir tarihe ertelenmiştir.

Eskişehir ilinde marjinal grupların etkin ve örgütlü eylemleri arttırma çabaları, bu tür örgütlerle bağlantılı avukatların Ali İsmail KORKMAZ davasına da katılarak provokatif davranışlarla adli sürecin normal işleyişini sabote edebileceği ve Eskişehir’in coğrafi konumu itibariyle kolay ulaşılabilir olmasının, ilimizde tertip edilecek muhtemel eylemlere diğer illerden de yoğun katılım olabileceği değerlendirilmektedir.
Şeklinde cevap verilmiştir. Şüpheli, Derneğimiz üyesi veya üyesi olmayan avukatlar hakkında “marjinal gruplarla birlikte duruşma salonunda bulunan” , “sözlü/fiili saldırıda bulunan” gibi ibreler kullanarak avukatlık görevini yapan avukatları ve yargılamanın taraflarından birini açık olarak suçlu olarak ilan etmeye çalışmıştır.
6. Yazı içeriği bir bütün olarak ele alındığında şüphelinin, emrindeki polis memurları ve onlar ile birlikte hareket eden paramiliter faşist güçler tarafından öldürülen Ali İsmail Korkmaz’ın davasının görüleceği mahkemeye yönelik, Ali İsmail’in öldürülme şeklini saklayıcı ve çarpıtıcı bilgiler verdiği, demokratik hak kullanımlarını “terör” olarak nitelediği, taraflı ve bir kamu görevlisinden beklenmeyecek şekilde Mahkemeyi etkilemeye çalıştığı gözlenmektedir.
7. Şüpheli bu arada başka Mahkemelerde görülen ve taraflarının bir kısmı kamu görevlisi olan yargılamalarda müdahil tarafları suçlu gibi göstermeye çalışmakta ve bu şekilde Mahkemeleri etkilemeye, emrindeki görevlilerin ceza almamasını sağlayıcı davranışlar içine girmektedir.
8. Şüpheli tarafından Mahkemeye gönderilen ve yukarıda anılan yazı hakkında çıkan haberler sonrası şüphelinin Radikal Gazetesi yazar/muhabirlerinden İsmail Saymaz’a gönderdiği 02.09.2013 tarihli e-posta şu şekildedir.
“Oğlum İsmail, yine rahat durmuyorsun. Benim Ali İsmail ile ilgili söylemediğim bir sözü tekrar ısıtıp veriyorsun ki sana özel olarak telefonda bunu izah ettiğim halde her fırsatta alçaklıkla bunu tekrar ediyorsun. Failler belirlendi, tutuklandı, yargılanıyor. Bunlardan pek memnun olmadın herhalde. Sana malzeme kalmadı derken, mahkeme bize bir soru soruyor. Biz de savcılık da kamu düzenini düşünerek yüzbinlerce insanın yaşadığı bu şehirde olay çıkmasın diye görüşümüzü yazıyoruz. Bunlar her nasılsa yandaş avukatlarınız tarafından herhalde anında sizlere servis ediliyor. Kuşlar söyledi deme sakın inanmam! Neyse hiç önemli değil. Zaten biz ne dersek diyelim siz vermek istediğinizi veriyorsunuz. Siz bizim Ali İsmail için çok üzüldüğümüze de inanmazsınız. Demokratik tepkiye eyvallah ama amaçları kaos çıkarmak olanların fırsat beklediği bir ortamda bu davanın başka yerde görülmesini istemek Eskişehir’e ve halkın yararına bir şey yapmak demektir. Tabii ki takdir yargının. Diğer konulara girmiyorum çünkü yargılama devam ediyor. Ama siz zaten hem savcı, hem hâkim, hem avukatsınız. Müebbet bile sizi kesmez. Bir daha aynı şekilde yorum yaparak bu konuyu işlersen sen adi ve şerefsizsin. Yerin altı da var unutma, eninde sonunda orada görüşeceğiz.”
Yine şüphelinin daha sonra basına yaptığı açıklamada:
Bazı basın yayın organları vasıtasıyla yansıtılmaya çalışıldığı gibi tehdit unsuru içermeyen ifadelerimin Sayın Saymaz tarafından farklı anlamlar yüklenmeye çalışılarak ve süratle kamuoyuyla paylaşılması oldukça manidardır. Eskişehir Valisi olarak böyle bir olayla kamuoyunun gündemine getirilmiş olmam şahsımı son derece üzmüştür. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Demekle yazı içeriğinin kendisi tarafından yazıldığını kabul etmiştir.
9. Şüphelinin yukarıda Mahkemeye yazdığı yazıda Derneğimize ve üyelerine yönelik tutumu, konuyu araştıran ve kendisi gibi düşünmeyen basın mensuplarına karşı da devam etmiş ve hakaret sözlü saldırı ve tehdit boyutlarına ulaşmıştır.
10. Kamu görevlisi olmanın, bir ilin en büyük mülkü amiri olması sıfatından da yararlanarak şüpheli, görevini kötüye kullanmış; adil yargılamayı etkilemeye yönelik davranış ve tutumlar içine girmiş; yargı görevini yapanı etkilemeye çalışmış; tehdit ve hakarete başvurmaktan da geri durmamıştır.
11. Şüphelinin yukarıda belirtilen yazı, e-posta ve açıklamaları ile resen saptanacak diğer davranışları ile Türk Ceza kanununda düzenlenmiş olan “tehdit, yargı görevi yapanı etkileme, adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs, görevi kötüye kullanma” suçlarını işlediği düşüncesindeyiz.
12. TCK m.2/1-d “Yargı görevi yapan deyiminden; yüksek mahkemeler ve adlî, idarî ve askerî mahkemeler üye ve hâkimleri ile Cumhuriyet savcısı ve avukatlar” denmek sureti ile avukatları yargı görevi yapan arasında saymıştır.
Şüphelinin gerek Eskişehir’de görülmekte olan davaya ilişkin gerekse görevi nedeni ile yazdığı yazıda görülmekte olan diğer davalara ilişkin davranışları ve açıklamaları, katılan ve vekillerini en asgari düzeyde nüfus kullanma suretiyle hukuka aykırı bir şekilde etkilemeye yönelik davranış olarak nitelenmelidir.
YARGI GÖREVİ YAPANI ETKİLEME
Madde 277 – (1) Bir davanın taraflarından birinin veya bir kaçının veya sanıkların veya davaya katılanların, mağdurların leh veya aleyhinde, yargı görevi yapanlara emir veren veya baskı yapan veya nüfuz icra eden veya her ne suretle olursa olsun adı geçenleri hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs eden kimseye iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir. Teşebbüs iltimas derecesini geçmediği takdirde verilecek ceza altı aydan iki yıla kadardır.
13. Yine sanığın davranışları ve açıklamaları ile imzasını atmış olduğu metinler incelendiğinde yargılama konusu olayı çarpıtmaya çalıştığı, sanıkların fiilini farklı şekilde tanımlamak için girişimde bulunduğu, taraflar üzerinde baskı oluşturmaya çalıştığı ve tüm bu davranışları ile de yargılamayı etkilemeye teşebbüs ettiği kabul edilmelidir.
ADİL YARGILAMAYI ETKİLEMEYE TEŞEBBÜS
Madde 288 – (1) Bir olayla ilgili olarak başlatılan soruşturma veya kovuşturma kesin hükümle sonuçlanıncaya kadar savcı, hâkim, mahkeme, bilirkişi veya tanıkları etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
14. Şüpheli yargılama konusu olay ile ilgili haber yapan basın mensubuna tehdit ve hakarette bulunmuştur.
TEHDİT
Madde 106 – (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
(2) Tehdidin;
a) Silâhla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,
İşlenmesi hâlinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi hâlinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir.
15. Şüphelinin davranışı bir bütün olarak incelendiğinde, göreviyle bağdaşmayacak şekilde Mahkemeleri etkilemeye çalıştığı, yargının unsurlarına yönelik hasmane tutum içinde olduğu, öldürülen kişileri suçlu göstermeye yönelik tavır ve davranışlar içine girdiği, basın mensuplarına ve yargı görevi yapanlara karşı hakaret e tehdide varan olumsuz durum içinde olduğu gözlenecektir.
Doğrudan nitelemesini yaptığımız yukarıdaki kategoriler dışındaki davranışlarının görevi kötüye kullanma kapsamında değerlendirilmesi gerektiği düşüncesindeyiz.
GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA
Madde 257 – (1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir kazanç sağlayan kamu görevlisi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir kazanç sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) İrtikâp suçunu oluşturmadığı takdirde, görevinin gereklerine uygun davranması için veya bu nedenle kişilerden kendisine veya bir başkasına çıkar sağlayan kamu görevlisi, birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
16. Şüphelinin yukarıda madde metinlerini belirttiğimiz suçları işlediği düşüncesindeyiz. Vali sıfatı kullanmış olduğu da dikkate alınarak, delillerin bir an önce toplanmasını, delillerin kaybolmaması için koruma tedbirlerine başvurulmasını da talep etme gereği doğmuş bulunmaktadır.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda belirtilen sebeplerle ve resen yapacağınız inceleme sonucu ortaya çıkan nedenlerle, şüphelinin cezalandırılması için hakkında soruşturma yapılarak kamu davası açılması talep olunur. 04.10.2013

Çağdaş Hukukçular Derneği
Genel Merkezi
Adına HÜSEYİN ASLAN
Genel Sekreter

Share Post