ÇHD Susmadı, Susmayacak!

 

ÖZEL YETKİLİ MAHKEMELER YENİDEN KURULUYOR

headlineYaklaşık 90 yıllık Cumhuriyet tarihinde siyasal ve toplumsal muhalefetin yargı ve hukuk araç kılınarak, gözaltı, tutuklama ve hapsetme uygulamalarıyla sindirilmeye ve yok edilmeye çalışılması, bir devlet ve yönetme geleneği haline gelmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarında İstiklal Mahkemeleri, 1960 darbesi sonrasında kurulan Yassıada Mahkemeleri, sonrasında kurulan Sıkıyönetim Mahkemeleri, DGM’ler ve Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri, muhaliflere karşı özel olarak kurulmuş ve olağanüstü yetkilerle donatılmış mahkemelerdir. Cumhuriyet tarihinde muhaliflerin olağan mahkemelerde yargılandığı bir dönem neredeyse yok gibidir; isimleri deyişse de işlevleri değişmeyen olağanüstü mahkemeler hep işbaşında olmuştur.

Devletin muhaliflere yönelik en önemli baskı araçlarından biri olan ve adil yargılanma ve savunma hakkının işlemediği özel yetkili/olağanüstü mahkemelerin en son versiyonu olan Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri ve TMK 10.Madde ile Yetkili Mahkemeler de 21 Şubat 2014 tarihinde, 6526 Sayılı Kanunla kapatılmıştı.

Aradan yaklaşık 1,5 yıl geçtikten sonra, bugün, siyasal iktidarın kontrolü altında bulunan HSYK, ‘’ihtisas mahkemeleri’’ adı altında, özel yetkili mahkemeleri tekrar hayata geçiriyor. Daha 1,5 yıl önce adil yargılanma hakkını ihlal ettiği kabul edilen ve haklı olarak kapatılan özel yetkili mahkemelerin aynı siyasi iktidar tarafından tekrar kurulmasının hukukla açıklanabilir bir yanı yoktur; bu durum ancak siyasi saiklerle açıklanabilir. AKP iktidarı, 17/25 Aralık Yolsuzluk operasyonları sonrasında özel yetkili mahkeme terörünün kendilerine yöneleceğini anladığında bu mahkemeleri kapatmış, hâkim ve savcıların görev yerlerini değiştirip 17-25 Aralık operasyonlarının takipsizlikle kapatılmasını sağladıktan sonra, bu tehdidi bertaraf etmenin rahatlığıyla, devrimci-sosyalist muhalefete ve Kürt siyasal hareketine karşı kullanmak üzere, özel yetkili mahkemeleri yeniden kurmayı amaçlamaktadır.

Özel yetkili mahkemelerin kapatılmasının hemen ardından kurulan ve yetkileri yalnızca soruşturma aşamasıyla sınırlı olan “sulh ceza yargıçlığı”, özel yetkili mahkemelerin çok uzak olmayan bir tarihte tekrar siyasal hayatımıza geri döneceğinin bir işaretiydi.  Keza son birkaç ay içinde yaşanan gözaltı ve tutuklama terörü, polis tarafından gerçekleştirilen ve 90’lı yılları hatırlatan infazlar birlikte değerlendirildiğinde, ihtisas mahkemeleri adı altında özel yetkili mahkemelerin bugün tekrar kurulması, kimseyi şaşırtmamalıdır.

Ancak unutulmamalıdır ki, yükselen muhalefetin ve eylemlerin nedeni AKP’nin baskıcı, sermaye yanlısı, emek düşmanı, ırkçı/milliyetçi politikalarından duyulan rahatsızlıktır. Bu nedenle, sosyolojik bir gerçekliğe ve zemine dayanan muhalefetin, polisiye önlemler ve özel yetkili mahkemelerin tekrar kurulması ile yok edilmesi mümkün değildir. Siyasal iktidar, uyguladığı polis terörü ve kurdurduğu özel yetkili mahkemelerle toplumsal muhalefeti geriletmeyi amaçlasa da bunu yapmayı başaramayacaktır.

Çağdaş Hukukçular Derneği olarak bizler, toplumsal muhalefete yönelik her türlü baskıcı yasa ve uygulamaların karşısında olduğumuz gibi, adil yargılanma ve savunma hakkını ortadan kaldıran özel yetkili mahkemelere de karşı olmaya ve bu mahkemeler tamamen kapatılıncaya kadar mücadele etmeye devam edeceğimizi, bu vesileyle bir kez daha ilan ediyoruz.

Saygılarımızla. 14.08.2015

Çağdaş Hukukçular Derneği

Genel Merkezi