ÇHD Susmadı, Susmayacak!

 

SİVAS KATLİAMINI UNUTMAYACAĞIZ!

BASINA ve KAMUOYUNA

SİVAS KATLİAMINI UNUTMAYACAĞIZ!

 

onu vurdular, gözümle gördüm onu

ak bir zambağa binmiş gidiyordu

gidiyordu

dağıldı kitapları

dağıldı şiirler

ve roma hukuku … (Behçet Aysan, Kanlı Zambak)

Bu ülkenin iki sınıfı, iki tarihi, iki kültürü, iki düşüncesi vardır. Yüzünü karanlığa çevirmiş bir avuç asalak ile geleceği yani yeniyi temsil eden her milliyetten emekçiler asla uzlaşmamışlardır. Birincisinin tarihi katliamlardan ibarettir: Mustafa Suphi ve yoldaşlarının katledilmesi ile başlar bu tarih Kanlı Pazar, Çorum, Maraş, 1 Mayıs Katliamı, faşist askeri darbeler, Buca-Ulucanlar-Diyarbakır Hapishane katliamları, “Hayata Dönüş”, 2 Temmuz Sivas Katliamı, Roboski … ile devam eder. İkincisinin ise tarihi herşeye rağmen mücadele ve herşeye rağmen direniştir ve öylece de devam eder, edecektir. İlkinin kültürü; halkları birbirine kırdırmaktır, imhadır, toplu mezarlardır, insanları diri diri yakmaktır, linçtir ve yalandır. İkincisi ise kültürünü yoldaşlığa, bilime ve sanata dayandırır. Birincisi, nasıl daha fazla kar ederim, karşı duranı nasıl ezerim, diye düşünürken; ikincisi zulmü ve sefaleti nasıl yok ederim diye düşünür.

sivasBundan tam 21 yıl önce 2 Temmuz 1993 tarihinde işte bu iki sınıf, iki tarih, iki kültür karşı karşıya geldi. Otuz beş aydınımız, Sivas’ta düzenlenen Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli’nde devlet erkanının gözleri önünde diri diri yakıldı. Ve dağıldı kitaplar, dağıldı şiirler, müzik sustu …

Gözlerinin önünde 35 aydınımızın diri diri yakılmasına göz yuman devlet erkanı bir kısım sanığın imdadına “zamanaşımı” zırhına bürünerek yetişti, bir kısmını hiç yakalayamadı (!), sanık avukatlarını ise yüksek mevkilerde istihdam ederek ödüllendirdi. Katliam sonrası açılan dava 19 yıl sonra zamanaşımı ile bitirildi. Davanın 1 numaralı sanığı, emniyet müdürlüğünden sadece 100 metre mesafede bulunan evinde gül gibi yaşadı ve tüm aramalara karşın(!)  tam 18 yıl bulunamadı.

Davanın 7 firari sanığı, uluslararası tutuklama müzekkereleri, adli yazışmalar başta olmak üzere devletin tüm çabalarına karşın (!)  bulunamazken uluslararası ticarette üstün başarılar gösterdiler, büyük sermayedarlara dönüştüler. Sanık avukatları, devlet ve bürokraside hızla yükseldiler; Bakan, Milletvekili, Anayasa Mahkemesi üyesi oldular. Öte yandan devlet en sonuncusu Soma’da olmak üzere kitlesel katliamlarını sürdürmeye, sokak ortasında yargısız infazlar gerçekleştirmeye devam etti. Çok hükümetler değişti, sözde sol-sosyal demokratlar gitti, sağcılar başa geldi; ama bu gerçek hiç değişmedi.

Behçet AYSAN, Yeşim ÖZKAN, Nurcan ŞAHİN, Muhibe AKARSU, Muhlis AKARSU, Murat GÜNDÜZ,  Handan METİN,  Ahmet ÖZYURT, Huriye ÖZKAN,  İnci TÜRK, Özlem ŞAHİN, Yasemin SİVRİ, Asuman SİVRİ, Uğur KAYNAR, Sehergül ATEŞ, Gülender AKÇA, Gülsün KARABABA, Mehmet ATAY, Hasret GÜLTEKİN, Serkan DOĞAN, Muammer ÇİÇEK, Belkıs ÇAKIR, Asaf KOÇAK ,  Edibe SULARI AĞBABA,  Menekşe KAYA, Koray KAYA,   Serpil ÇANİK ,  Erdal AYRANCI,  Asım BEZİRCİ,  Sait METİN,   Carina Cuanna THUIJS, Nesimi ÇİMEN,  Metin ALTIOK,    Kenan YILMAZ,  Ahmet ÖZTÜRK …..

Şimdi gerçekten dağıldı mı kitaplar, dağıldı mı şiirler, sustu mu müzik? Hangi kanlı eller susturabilir Hasret Gültekin’i, hangi ateş bükebilir Metin Altıok’un, Behçet Aysan’ın ve diğerlerinin çelikten yüreklerini? Akarsu’yun çoşkun akışını kim durdurabilir? Hepsini tek tek sevgiyle anıyoruz.

Sivas Katliamı alenen işlenmiş bir insanlık suçudur. Halka karşı suç işleyenlerin unutulması, cezasız bırakılması, aklanması kabul edilemezdir. Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şube olarak Sivas Katliamını unutmadık, unutturmayacağız!

Saygılarımızla. 02.07.2014

 

 

 

Çağdaş Hukukçular Derneği

İstanbul Şubesi


ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ
İSTANBUL ŞUBESİ

Orhan Adli Apaydın Sk.No:11/3
Beyoğlu-İstanbul
Tel:0212 245 04 40
0507 094 67 55

Share Post