ÇHD Susmadı, Susmayacak!

 

SOMA’DAKİ 300′DEN FAZLA KURBAN İÇİN: – AVRUPALI HUKUKÇULAR ÖRGÜTÜ AVUKATLAR VE SORUŞTURMACILAR İÇİN SERBEST ERİŞİM TALEP EDİYOR

 

eldhSOMA’DAKİ 300′DEN FAZLA KURBAN İÇİN:
– AVRUPALI HUKUKÇULAR ÖRGÜTÜ AVUKATLAR VE SORUŞTURMACILAR İÇİN SERBEST ERİŞİM TALEP EDİYOR

Sayın Bakan,

ELDH (Dünyada Demokrasi ve İnsan Hakları İçin Avrupalı Hukukçular Birliği) Soma’da 8 avukatın kötü muameleye maruz kalarak gözaltına alınmasını şiddetle kınamaktadır. Raporlara ve tanıklara göre Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Başkanı Selçuk Kozağaçlı’nın da dahil olduğu 8 avukat 17 Mayıs’ta Soma’da gözaltına alınmışlardır.  

Gözaltı, polisin avukatların çalıştığı yerdeki ziyaretçiler için keyfi kimlik kontrolü yapmasına bir avukatın itiraz etmesi sonrasında gerçekleşmiştir. Bu avukat gözaltına alınırken diğer 7 avukat bu keyfi gözaltı işlemine itiraz etmiştir. 8 avukat ve 26 kişi daha keyfi olarak gözaltına alınmıştır.  Avukatlar yaklaşık 6.5 saat gözaltında tutulmuşlardır.

Gözaltına alınan tüm avukatlar ÇHD üyesidir. Avukatların isimleri şöyledir : Selçuk Kozağaçlı, Nergiz Tuba Arslan, Günay Dağ, Efkan Bolaç, Fatma Demirer, Mürsel Ünder, Dinçer Çalım, Gökhan Erkuş. 

Avukatlar  ayrıca Ankara, İstanbul ve İzmir Barosu üyesidirler. Avukatlar, 14 Mayıs  2014′te kurulmuş olan Soma için Adalet Komitesinin içinde yer almaktadırlar. 

Bu komite çeşitli kurum ve kuruluşlardan oluşmuştur: ÇHD (Çağdaş Hukukçular Derneği), KESK (Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu), TMMOB (Türkiye Mimar Mühendis Odaları Birliği),  TTB (Türk Tabipleri Birliği), İHD (İnsan Hakları Derneği), TODAP (Toplumsal Dayanışma İçin Psikologlar Derneği), ÖHD (Özgürlükçü Hukukçular Derneği), Manisa Akademik Odalar Birliği, Eğitim-Sen Soma  Şubesi, Halk Cephesi, BDP (Barış ve Demokrasi partisi), HDP (Halkların Demokrasi Partisi), EMEP (Emek Partisi), Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi, SYKP (Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi), Kaldıraç, ESP ve BDSP.

Bu  komitenin amacı öldürülen ve yaralanan işçilerin aileleri ile dayanışma içerisinde durmak ve Soma katliamı için adalet mücadelesinin bir parçası olmaktır.

Komitenin amacı, Soma’daki işçilerin ölümünün sorumlularından hesap sorulması ve cezai ve idari soruşturma ve işlemler sürecinde mağdurların haklarının savunulmasıdır. Avukatların gözaltına alınması için hiçbir hukuki zemin bulunmamaktadır ve bundan ötürü Türkiye kanunları ve uluslararası kanunlar ihlal edilmiştir. Polis yetkilileri ve savcı avukatlara gözaltı kararını göstermedikleri gibi resmi olarak gözaltında olduklarını da bildirmemişlerdir. Savcıya daha sonra sorulduğunda gözaltı emri vermediği cevabını vermiştir. Bu husus bir polis memuru tarafından da doğrulanmıştır. 
 
Bu gözaltılar Türk Ceza Kanunu’nun ve Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği’nin aşağıdaki maddelerini ihlal etmiştir: Avukatların gözaltına alınması Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 90. Maddesine (Yakalama) ve  91. Maddesine (Gözaltı) uygun değildir. Avukatlara gözaltına alındıkları bildirilmemiştir. Şiddete maruz kalarak bir spor salonuna götürülmüş ve orada polis tarafından alıkonmuşlardır. Bu, yapılanın keyfi bir gözaltı olduğu, hatta avukatların polis tarafından kaçırıldığı anlamına gelir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 97. maddesi çiğnenmiştir. Avukatlara yapılan gözaltı işlemi ilk anda resmi olarak kayıt altına alınmamıştır. Avukatların başka avukatlarla (kendi avukatlarıyla) görüşmesine saatlerce izin verilmemiştir. Gözaltı süresinin başında adli tıp raporu için hastaneye götürülmemişlerdir. Gözaltı süresinin sonunda polisler, avukatları, gözaltı işlemine dair resmi bir tutanak düzenlemeden serbest bırakmak istemişlerdir. Avukatlar bedenlerindeki yara izlerinin belgelendirilmesi için adli tıp muayenesi yapılmasında ısrar etmişlerdir. Avukatlar ancak ısrarlarından sonra hastaneye götürülmüş ve adli tıp raporunu hazırlayacak olan doktor tarafından muayene edilmişlerdir. Avukatların 8′i de (kimisi ağır bir şekilde) yaralanmış ve kötü muameleye maruz kalmışlardır.

Polis tarafından kullanılan kötü muamele yöntemleri şunlardır : haya burma, dövme, tekmeleme, aşağılama, küfretme ve ters kelepçe. Avukatlar, Türk Ceza Kanunu’nun 94. Maddesi’ne aykırı olarak kötü muameleye tabi tutulmuşlardır. Failler henüz ismen bilinmese de avukatlar kimliklerini teşhis edebilirler. Soma Emniyet Müdürü ile avukatları gözaltına alan ve onlara işkence yapan polis memurları sorumludurlar.

Avukatlar, 20 Mayıs 2014′de Savcılığa şikayet dilekçesi vermiş ve faillerin kimliklerinin tespit edilmesini talep etmişlerdir.

ELDH şunları talep etmektedir;
– Polisin bu hukuksuz işlemlerine karşı bağımsız bir incelemenin yürütülmesi ve sorumlu polis memurlarının soruşturulması
– Türkiyeli siyasetçilerin bu fiillerdeki sorumluluğunun araştırılması ve sorumlu politikacıların soruşturulması
– Bu hukuksuz fiillere katlanmak zorunda kalan avukatlara tazminat ödenmesi
– Avukatların ve uzmanların ölen madencilerin ailelerine yardım edebilmeleri için Soma’ya özgürce erişiminin sağlanması
– Madencilerin öldürülmesinden sorumlu olan yöneticilerin ve politikacıların soruşturulması

ELDH, avukatların mesleki görevlerini yerine getirebilmeleri için elinden gelen bütün yardımı yapacaktır.

Saygılarımla,

Thomas Schmidt (ELDH Genel Sekreteri)

20 Mayıs 2014

Avukatın kötü muameleye maruz kalarak gözaltına alınmasını şiddetle kınamaktadır. Raporlara ve tanıklara göre Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Başkanı Selçuk Kozağaçlı’nın da dahil olduğu 8 avukat 17 Mayıs’ta Soma’da gözaltına alınmışlardır. Gözaltı, polisin avukatların çalıştığı yerdeki ziyaretçiler için keyfi kimlik kontrolü yapmasına bir avukatın itiraz etmesi sonrasında gerçekleşmiştir. Bu avukat gözaltına alınırken diğer 7 avukat bu keyfi gözaltı işlemine itiraz etmiştir. 8 avukat ve 26 kişi daha keyfi olarak gözaltına alınmıştır. Avukatlar yaklaşık 6.5 saat gözaltında tutulmuşlardır. Gözaltına alınan tüm avukatlar ÇHD üyesidir. Avukatların isimleri şöyledir : Selçuk Kozağaçlı, Nergiz Tuba Arslan, Günay Dağ, Efkan Bolaç, Fatma Demirer, Mürsel Ünder, Dinçer Çalım, Gökhan Erkuş. Avukatlar ayrıca Ankara, İstanbul ve İzmir Barosu üyesidirler.

Avukatlar, 14 Mayıs 2014′te kurulmuş olan Soma için Adalet Komitesinin içinde yer almaktadırlar. Bu komite çeşitli kurum ve kuruluşlardan oluşmuştur: ÇHD (Çağdaş Hukukçular Derneği), KESK (Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu), TMMOB (Türkiye Mimar Mühendis Odaları Birliği), TTB (Türk Tabipleri Birliği), İHD (İnsan Hakları Derneği), TODAP (Toplumsal Dayanışma İçin Psikologlar Derneği), ÖHD (Özgürlükçü Hukukçular Derneği), Manisa Akademik Odalar Birliği, Eğitim-Sen Soma Şubesi, Halk Cephesi, BDP (Barış ve Demokrasi partisi), HDP (Halkların Demokrasi Partisi), EMEP (Emek Partisi), Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi, SYKP (Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi), Kaldıraç, ESP ve BDSP. Bu komitenin amacı öldürülen ve yaralanan işçilerin aileleri ile dayanışma içerisinde durmak ve Soma katliamı için adalet mücadelesinin bir parçası olmaktır.

Komitenin amacı, Soma’daki işçilerin ölümünün sorumlularından hesap sorulması ve cezai ve idari soruşturma ve işlemler sürecinde mağdurların haklarının savunulmasıdır. Avukatların gözaltına alınması için hiçbir hukuki zemin bulunmamaktadır ve bundan ötürü Türkiye kanunları ve uluslararası kanunlar ihlal edilmiştir. Polis yetkilileri ve savcı avukatlara gözaltı kararını göstermedikleri gibi resmi olarak gözaltında olduklarını da bildirmemişlerdir. Savcıya daha sonra sorulduğunda gözaltı emri vermediği cevabını vermiştir. Bu husus bir polis memuru tarafından da doğrulanmıştır. Bu gözaltılar Türk Ceza Kanunu’nun ve Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği’nin aşağıdaki maddelerini ihlal etmiştir: Avukatların gözaltına alınması Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 90. Maddesine (Yakalama) ve 91. Maddesine (Gözaltı) uygun değildir. Avukatlara gözaltına alındıkları bildirilmemiştir. Şiddete maruz kalarak bir spor salonuna götürülmüş ve orada polis tarafından alıkonmuşlardır. Bu, yapılanın keyfi bir gözaltı olduğu, hatta avukatların polis tarafından kaçırıldığı anlamına gelir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 97. maddesi çiğnenmiştir. Avukatlara yapılan gözaltı işlemi ilk anda resmi olarak kayıt altına alınmamıştır. Avukatların başka avukatlarla (kendi avukatlarıyla) görüşmesine saatlerce izin verilmemiştir.

Gözaltı süresinin başında adli tıp raporu için hastaneye götürülmemişlerdir. Gözaltı süresinin sonunda polisler, avukatları, gözaltı işlemine dair resmi bir tutanak düzenlemeden serbest bırakmak istemişlerdir. Avukatlar bedenlerindeki yara izlerinin belgelendirilmesi için adli tıp muayenesi yapılmasında ısrar etmişlerdir. Avukatlar ancak ısrarlarından sonra hastaneye götürülmüş ve adli tıp raporunu hazırlayacak olan doktor tarafından muayene edilmişlerdir. Avukatların 8′i de (kimisi ağır bir şekilde) yaralanmış ve kötü muameleye maruz kalmışlardır. Polis tarafından kullanılan kötü muamele yöntemleri şunlardır : haya burma, dövme, tekmeleme, aşağılama, küfretme ve ters kelepçe. Avukatlar, Türk Ceza Kanunu’nun 94. Maddesi’ne aykırı olarak kötü muameleye tabi tutulmuşlardır. Failler henüz ismen bilinmese de avukatlar kimliklerini teşhis edebilirler. Soma Emniyet Müdürü ile avukatları gözaltına alan ve onlara işkence yapan polis memurları sorumludurlar.

Avukatlar, 20 Mayıs 2014′de Savcılığa şikayet dilekçesi vermiş ve faillerin kimliklerinin tespit edilmesini talep etmişlerdir. ELDH şunları talep etmektedir; – Polisin bu hukuksuz işlemlerine karşı bağımsız bir incelemenin yürütülmesi ve sorumlu polis memurlarının soruşturulması – Türkiyeli siyasetçilerin bu fiillerdeki sorumluluğunun araştırılması ve sorumlu politikacıların soruşturulması – Bu hukuksuz fiillere katlanmak zorunda kalan avukatlara tazminat ödenmesi – Avukatların ve uzmanların ölen madencilerin ailelerine yardım edebilmeleri için Soma’ya özgürce erişiminin sağlanması – Madencilerin öldürülmesinden sorumlu olan yöneticilerin ve politikacıların soruşturulması ELDH, avukatların mesleki görevlerini yerine getirebilmeleri için elinden gelen bütün yardımı yapacaktır.

Saygılarımla,

Thomas Schmidt (ELDH Genel Sekreteri) 20 Mayıs 2014

Share Post