ÇHD Susmadı, Susmayacak!

 

YENİ ADLİ YIL BAŞLADI!

161916_185883654759887_1986514_n-B0A2-5B40-CA6213 yıldır tek başına iktidarda olan AKP, 7 Haziran seçimlerinde ortaya çıkan meclis aritmetiğine rağmen, iktidarı terk etmemek için ülkeyi bir iç savaşa sürükleyecek kadar pervasızlaşmış ve 90’lı yıllardan aşina olduğumuz yeni bir savaş konseptini hayata geçirmiştir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP iktidarının hayata geçirdiği bu savaş konseptinin başlangıcı olarak değerlendirilebilecek 20 Temmuz Suruç katliamını, hukuksuz, keyfi gözaltı ve tutuklamalar ve yargısız infazlar takip etmiştir.

20 Temmuz’dan bu yana, başka bir deyişle, adli tatil boyunca, Türkiye genelinde yaklaşık 2.000 kişi gözaltına alınmış, 300’den fazla kişi tutuklanmış, ‘’etkisiz hale getirildi’’ söylemiyle meşrulaştırılmaya çalışılan birçok yargısız infaz gerçekleştirilmiş, aralarında çocukların da bulunduğu 100’e yakın sivil katledilmiştir.

IŞİD’e yönelik olarak yapılan göstermelik operasyonlarda gözaltına alınan ve çoğu serbest bırakılan yaklaşık 100 kişi bir kenara bırakıldığında, gözaltı, tutuklama ve yargısız infazların asıl hedefinin Kürt siyasal hareketi ile devrimci ve sosyalist muhalefet olduğu net bir şekilde görülmektedir.

Yaklaşık 90 yıllık Cumhuriyet tarihinde, egemenlerin Kürt siyasal hareketine, devrimci ve sosyalist muhalefete yönelik olarak kullandığı en önemli baskı araçlarından biri olarak her zaman önemli bir işlev yürütmüş olan yargının bu yeni savaş konseptinde de aynı rolünü oynamaya devam edeceğini, bu bağlamda, yeni adli yılda da keyfi gözaltı, tutuklama ve mahkûmiyet kararlarıyla muhalefetin sindirilmeye çalışılacağını tahmin etmek hiç de zor değildir. Nitekim daha 2014 yılı Şubat ayından kapatılan özel yetkili mahkemelerin, ‘’ihtisas mahkemeleri’’ adı altında yeniden hayata geçirilmesi, bunun bir işaretidir.

Yeni adli yıla böyle bir atmosferde, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP iktidarı tarafından ilan edilmiş savaş konseptinde, keyfi gözaltı, tutuklama ve yargısız infaz haberleri arasında giriyoruz.

Bu yıl adli yıl açılış töreni yapılmayacak ancak yeni adli yıl boyunca yine yargı bağımsızlığına dair içi boş, konuşanların kendilerinin dahi inanmadığı hamasi konuşmalar yapılacak, hukukun herkese bir gün lazım olacağından bahsedilecek. Siyasal iktidarın baskı ve sansürü altında ezilen basın, gerçekleri yazamayacak, hiçbir şeyi sorgulayamayacak.

Ülkedeki faşizan yönetim anlayışı ve yürürlüğe konmuş olan savaş konsepti, Çağdaş Hukukçular Derneğine her zamankinden daha fazla ve büyük görevler yüklemektedir.

40 yılı aşan mücadele geleneği boyunca askeri darbeler, cunta ve sıkıyönetim dönemlerinde, kontrgerilla saldırılarının yoğunlaştığı dönemlerde dahi susmamış ve mücadele etmiş olan Çağdaş Hukukçular Derneği; bugün de hiçbir korku ve yılgınlık belirtisi göstermeden, faşizme karşı, yalnızca adliyelerde ve duruşma salonlarında değil, karakollarda, nezarethanelerde ve sokaklarda mücadele etmeye, yoksulları, tüm ezilen halkları, devrimci ve sosyalistleri savunmaya, gerçekleri ve ezilenlerin adalet talebini her fırsatta haykırmaya, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da Soma’da, Ermenek’te katledilen madencilerin, Torunlar’da ve diğer iş cinayetlerinde katledilen işçilerin avukatlığını yapmaya devam edecektir.

Çağdaş Hukukçular Derneği olarak halkımızın bize duyduğu güven ve sevgiyi boşa çıkarmayacağız.

Saygılarımızla. 01.09.2015

ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ

GENEL MERKEZİ

kelepce