ÇHD Susmadı, Susmayacak!

Basına ve Kamuoyuna

Yargıya Müdahale Suçtur

Bilindiği üzere, Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı’nın ve adil yargılanma talebini ölüm orucu ile dile getiren Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın da aralarında olduğu ÇHD üyesi ve HHB çalışanı 18 avukatın yargılandığı dava dosyası Yargıtay önünde olup, 1 Haziran 2020 tarihi itibariyle incelemeye alınmıştır. Yargıtay önündeki bir dosyanın incelemeye alınmış olması demek, o dosya hakkında karar aşamasına geçilmiş olması demektir. Bu anlamda 1 Haziran 2020 tarihi itibariyle bu yargılama konusunda yaşanan her türlü gelişmenin farklı bir mercekle incelenmesi gerekmektedir.

Yargıtay incelemesi ile birlikte yaşanan gelişmeler, siyasi iktidarın avukatların yargılamasına yeniden bir müdahale hazırlığı içerisinde olduğunu gözler önüne sermektedir. Yargıtay’ın dosyayı incelemeye alması ile birlikte eş zamanlı olarak birçok medya kuruluşu eliyle avukatları kriminalize etmeyi hedefleyen, gerçekle ilgisi olmayan haberler yayımlanmaya başlanmıştır. Bu haberlerin kaynağına inildiğinde ise; İçişleri Bakanlığı eliyle hazırlanmış bir metnin, iktidara yakın medya kuruluşlarına servis edildiği ortaya çıkmıştır. İlgili metin, yargılanan avukatlar hakkında adeta hüküm kurmayı ve açıkça kamuoyunda onlar aleyhine bir yargı oluşturmayı hedeflemektedir. Ancak zamanlamaya bakıldığında açıkça görülmektedir ki, İçişleri Bakanlığı’nın asıl etki altına almak istediği kurum Yargıtay’dır.

 

Bizler ne yapılmaya çalışıldığını biliyoruz! Bu oyunu ne yazık ki tanıyoruz. Avukatların tahliyesini izleyen saatler içerisinde, mahkeme heyetine müdahale edilerek değiştirildiğini unutmadık. Sürülen heyetin yerine atanan İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi eliyle, klasörlerce dosyanın savunma hakkı hiçe sayılarak ve her türlü lehe delil toplama talebi reddedilerek nasıl apar topar karar çıkartıldığını unutmadık! Selahattin Demirtaş’ın, Osman Kavala’nın ve daha birçoklarının tahliyesini engellemek için bütünüyle hukuk dışı yöntemlere başvurulduğuna hepimiz şahidiz! Türkiye’de onlarca kişiden işkence ve/veya ceza tehdidi altında alınan ifadelerle oluşturulan sözde ceza davalarını hepimiz biliyoruz! Yine avukatların yargılandığı bu dosya kapsamında istinaf incelemesi aşamasında istinafın alelacele verdiği onama kararının saatler öncesinde İçişleri Bakanı’nın bizzat yargılanan avukatları hedef alan konuşmalarını da biliyoruz. Bugün yine siyasal iktidar eliyle aynı oyun sahnelenmek istenmektedir. Hedef açıkça Yargıtay üzerinde baskı kurmaktır.

Yaptığınız hazırlığı görüyor, bir kez daha hatırlatıyoruz; yargıya müdahale suçtur! Yargıtay’a dosyanın esastan bozulması ve avukatların tahliyesi talebi için dilekçe veren Türkiye dâhil 22 ülkeden 765 avukat ve “Yaşatma Çağrısı” başlıklı ve adil yargılanma hakkının tesisini talep eden yine Türkiye dâhil 49 ülkeden 11633 imzacının sözünü yineliyoruz:

Adil yargılanma haktır, bu hakkın koşullarını tesis edin ve avukatları derhal serbest bırakın!

 

Savunmaya Özgürlük Koordinasyonu

Share Post