ÇHD Susmadı, Susmayacak!

 

HALK SAĞLIĞI İÇİN ACİL ÖNLEM VE TALEPLERİMİZ

BASINA VE KAMUOYUNA

Ülkemizde ve dünyada yaşanmakta olan Koronavirüs salgını nedeniyle başta Yaşam Hakkı ve Sağlık Hakkı olmak üzere bir çok temel hak ve özgürlükler ciddi tehlike ve tehdit altındadır. Yurttaşların yaşam, sağlık, barınma, beslenme, ulaşım, haberleşme gibi en temel insani ihtiyaçlarının karşılanması, kamu yararı gözetilerek ekonomik-sosyal-hukuksal gerekli tüm düzenlemelerin yapılması, önlemlerin gecikmeksizin alınması devletin sorumluluğundadır. Bilimsel öngörüler doğrultusunda bütünlüklü, planlı ve sistematik müdahaleler dışında bu sürecin günübirlik müdahalelerle çözüme ulaşamayacağı çok açıktır. Kamuoyu genel bir endişe içerisindedir ve sorumluların bu kriz sürecini olumlu yönetemediği kanaatindedir. Bu sorumluluğa dikkat çekerek halktan yana çözümler sunan demokratik siyasal yaşamın önemli bileşenleri olan sendikaların, meslek örgütlerinin, demokratik kitle örgütlerinin, alanında uzman bilim insanlarının taleplerine kulak verilmelidir. Çağdaş Hukukçular Derneği olarak halktan yana tutum alma bilinciyle aşağıdaki önlemlerin acilen ve derhal alınmasını talep ediyoruz.

  • Türkiye, Dünyada, tutuklu oranının en yüksek olduğu ikinci ülkedir. Hapishanelerde kapasitenin çok üzerinde mahpus bulunmakta, bu durum da riski arttırmaktadır. Öncelikle, hapishanelerde bulunan hamile, çocukları ile birlikte kalan, hasta ve 65 yaş üstü tutsaklar derhal ve koşulsuz bir biçimde serbest bırakılmalıdır.

  • Devrimci-demokrat-yurtsever tutsaklar derhal ve koşulsuz serbest bırakılmalıdır. Diğer tutuklu dosyalar yönünden bihakkın tahliye veya adli kontrol hükümleri, hükümlüler yönünden de infaz erteleme yoluyla hapishanelerdeki mevcut azaltılarak salgın riski önlenmelidir.

  • Bu işlemler bitene kadar hapishanelerin sağlık koşulları düzenli olarak denetlenmeli, dezenfekte edilmeli, mahpusların temizlik malzemeleri ve su ihtiyacı karşılanmalı, yine tüm mahpusların gerçek anlamda sağlıklı beslenmeleri için gerekli tedbirler alınmalıdır.

  • Tutuklu ve hükümlü yakınlarının açık ve kapalı görüş günleri hak ihlaline ve sağlık sorununa sebep vermeyecek şekilde tekrar organize edilmelidir.

  • Tutuklu ve hükümlüler ile hapishane personeline salgın ile ilgili önlemler hakkında eğitim verilmeli, düzenli aralıklarla virüs testleri yapılmalıdır.

  • Sadece duruşmalar değil, vatandaşları ve biz avukatları mağdur edecek olan hukuki süreler de durdurulmalı, pratik olarak “adli tatil” statüsüne geçilmelidir.

  • İşçilerin, kamu emekçilerinin, ücretlilerin, yoksul köylülerin ve küçük esnafın kamuya (SGK, Vergi Dairesi…vs.) ve bankalara olan borçları ertelenmelidir.

  • Kamu emekçilerinin ve işçilerin çalıştıkları işyerlerinde ve kamu binalarında gerekli sağlık önlemleri alınmalı, çalışılması zorunlu alanlar dışında kalan iş kollarında işçiler ücretli izne ayrılmalıdır. Çalışılması zorunlu alanlarda ise vardiya sayısı düzenlenmelidir.

  • Bütün özel hastaneler, klinikler, yaşlı ve çocuk bakımevleri bedelsiz biçimde kamulaştırılmalıdır. Kendi hesabına çalışan, muayenehane sahibi doktorların özel hasta bakımına son verilerek, bu doktorlar yanlarındaki sağlık çalışanları ile birlikte kamu hastaneleri başta olmak üzere sağlık kuruluşlarında merkezi bir planlama ile gerekli ihtiyacı karşılayacak şekilde görevlendirilmelidir.

  • Uluslararası ilaç tekellerinin ilaç ve her türlü koruyucu ve tedavi amaçlı malzeme konusunda telif ve fikri mülkiyet hakları talepleri reddedilmeli; halihazırda kamuya ait ilaç üreten fabrika bulunmaması nedeniyle eşdeğer (jenerik) ilaç üretimi yapabilecek özel fabrikalar kamulaştırılarak üretime geçirilmelidir.

  • Ücretsiz sağlık hizmeti, ücretsiz maske, eldiven, hijyen maddeleri, ücretsiz test ve ilaç, ücretsiz gıda ve ücretsiz ulaşım (kamu sağlığı sınırları dahilinde) ülke genelinde kural haline getirilmelidir.

  • Soğuğun virüsün yayılmasında önemli bir etken olduğu göz önüne alındığında ısınmanın kolaylaştırılması ve hijyenin sürekliliği için salgın dönemi devam ettiği sürece doğalgaz, elektrik ve su bedelsiz olarak sağlanmalıdır.

  • Türkiye’nin en yoksul, nüfusu iyi beslenemeyen, sağlık göstergelerinde de en kötü durumda olan coğrafi bölgelerine sosyal ve çevresel iyileştirmeler için ek kaynak ayrılmalıdır.

  • Mülteci ve göçmen topluluklarının sağlık hizmetlerine ücretsiz şekilde ulaşmaları sağlanmalı ve sağlık hizmetlerine erişimde ayrımcılığa uğramaları önlenmelidir.

  • Sınır kapılarında seyyar sağlık merkezlerinin kurulup mülteci ve göçmen kamplarında yaşayanların veya ülkeye giriş yapmış olanların temel sağlık hizmetlerinden yararlanması sağlanmalıdır.

  • Karaborsa engellenmeli, halkın sağlığından vurgun elde etmeye çalışan, üstelik bunu halka iyilik yapma kılığına sokanlar derhal ciddi ve en ağır biçimde şekilde cezalandırılmalıdır.

Bütün bu önlemler ile birlikte; siyasi iktidar her aşamada şeffaf olmak, enformasyonu siyasi amaçlarına göre belirlememek, sürecin her adımı, başta TTB ve sağlık sendikaları ve örgütleri olmak üzere, baroların, hukukçuların, sendikaların, insan hakları kuruluşlarının ve demokratik kitle örgütlerinin denetimi ve gözetimi altında atmak zorundadır.

Bütün bu talepler dizisi ve bilgilerin ışığında; gelişmekte olan süreci yukarıda andığımız kurumlarla an be an takip edeceğimizi ve elimize ulaşan her bilgiyi güncel olarak kamuoyu ile paylaşacağımızı deklare ederiz.18.03.2020

ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ

Share Post