ÇHD Susmadı, Susmayacak!

1992-1994 yıllarında Cizre’de İlçe Komutanı Cemal Temizözün görev yaptığı dönemde işlenen 20 faili meçhul cinayetle ilgili olarak açılan JİTEM Davasına 8 Ocakta Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edildi.

1992–1994 yıllarında Cizre’de Jandarma Komutanı Cemal Temizöz’ün görev yaptığı dönemde işlenen 20 faili meçhul cinayetle ilgili olarak açılan JİTEM Davası’na 8 Ocakda Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.
Önce sanık vekillerinin görevsizlik itirazları karara bağlandı. Bu itirazları önceki celselerde karara bağlandığını belirten mahkeme bu itirazı yeniden reddetti ve mağdur yakınlarının dinlenmesine devam etti.

Ve ardından İbrahim Danış’ın ağabeyi ABDURRAHMAN DANIŞ dinlendi. Danış ifadesinde;İbrahim’in öldürüldüğü tarihte bir yıllık evli olduğunu,kendisininde evli olduğunu ve İbrahim ile birlikte aynı evde ikamet ettiklerini, İbrahim’in sıva işi yaptığını, olay tarihinde işine gitmek amacıyla evden sabahleyin erkenden çıktığını ve işe gittiğini,kendisininde 08.00 ile 09.00 sıralarında evden çıktığını,dışarıya çıktığında mahalledeki kişilerin İbrahim’i askerler ve özel timin yakaladığını haberimin olup olmadığını sorduklarını,kendisinin haberinin olmadığını söylediğini, İbrahim’in götürülmesinden iki gün kadar önce sürekli olarak yapıldığı üzere askerler tarafından kimlik kontrolü yapıldı ve serbest bırakıldı, hakkında herhangi bir işlem yapılmadığını, daha sonra tekrar gözaltına alındığını,İbrahimin tekrar götürülmesinin ertesi günü askerler ve korucular tekrar mahalleye getirdiklerini ve evlerinin 200-300 metre kadar uzaklıkta bulunan Abdullah GASIR’a ait evde silahla öldürüldüğünü ve bu evde bulunan sığınağa bırakıldıktan sonra, sığınağa el bombası atıldığını, daha sonra İbrahim’e ait cesedin resmi makamlar tarafından götürülerek Cizre mezarlığına gömüldüğünü, kendisine cesedi göstermediklerini, olaydan iki gün sonra C.Savcısının çağırdığını ancak herhangi bir soru sormadığını” söyledi.

Daha sonra yine Jitemcilerin katlettiği Abdullaf Efelti’nin oğlu MESUT EFELTİ dinlendi. Mesut Elfelti; Babasının 1994 yılında ŞIK ailesine ait 3000 dönüm araziyi kiraladığını, bu araziyi kiraladıktan sonra çevrelerinden bu arazinin 2-3 yıldır ekilmesine Cemal TEMİZÖZ tarafından müsade edilmediğini duydularını, bunun üzerine araya adam koyarak Cemal Temizöz’ün iznini almak için uğraştıklarını,ancak ne yaptıysa tarlayı ekmesine izin verilmediğini, babasıyla beraber Cemal TEMİZÖZ’ün yanına gittiklerini, ancak Cemal TEMİZÖZ’ün araziyi kesinlikle ekmemesini söylediğini ancak kendisinin de tüm varlığını araziye yatırdığını bu nedenle ekmesi gerektiğini söylediğini, babasının tarlayı ektiği taktirde başına bir şeyler geleceğini söylediğini,babasının 15-20 gün kadar saklandığını ancak daha sonra babasının gözaltına alındığını ve akabinde cesedinin bulunduğunu söyled.i Daha sonra soru üzerine Elfelti; adres ve kimlik bilgilerini veremeyeceğim bir kişinin babasının ölümünden sonra karşılaştıklarında Cemal TEMİZÖZ’ün görev yaptığı birliğin içerisinde kendisinin de bulunduğunu ve babasına işkence yapıldığından dolayı bağırma seslerinin geldiğini duyduğunu aktardığını ilave etti.

Üçüncü olarak yine katledilenlerden Yahya Akman’ın babası İsa Akman dinlendi:İsa Akman, ablasının oğlu olan Aziz GASYAK ile oğlu Yahya’nın Cizre ilçesindeki Şırnak caddesi üzerinde sigara sattıklarını, sigara sattıkları yere polis karakolunun 100 metre kadar uzaklıkta olduğunu, oğlunu sigara sattığı yerde yakaladıklarını, yaşları küçük olduğu için bırakırlar düşüncesiyle takip yapmadıklarını, bir saat kadar bekledikten sonra bırakılmayınca kendilerinin nerde olduğunu soruşturduklarını, Jitemin yakaladığını ve Botaş karakoluna doğru götürüldüklerini öğrendiklerini, ertesi günü Cizre C.Savcılığına dilekçe verdiklerini, ancak onu Jandarmadan sorun şeklinde cevap verdiklerini, ayrıca İdil ilçesi ve Şırnak ilinden de soruşturduklarını, ancak kendilerine ulaşamadıklarını, olaydan birgün sonra Silopi emniyetine gittiklerini, yanlarında Abdullah AKMAN ile Reşit GASYAK’da olduğunu, ancak emniyet müdürlüğünün kapısında Abdullah AKMAN ile Reşit GASYAK’ı dipçik ve joplarla dövüldüklerini, kendisinin ise dışarıda olduğunu, daha sonra Reşit GASYAK ile Abdurrahman AKMAN’IN emniyetten çıkıp geldiklerini,, ertesi günü ise köylülerin geldiğini ve bize köyün yakınında bir derede onları aramalarını söylediklerini, bunun üzerine Leyla GASYAK’ın oğlu Yahya ile yeğen Aziz’i kendisinden önce aramaya gittiklerini, kendisininde onların peşinden gittiğini, Leyla’nın Yahya ile Aziz’in dere içerisinde bulunan taşlığın altında olduğunu söylediğini, daha sonra burdaki taşları kaldırdıklarında 4 tane cesedin olduğunu gördüklerini ve cesetleri bulundukları yerden çıkardıklarını, bu olaydan sonra Cabar diye bildiği sivil giyimli birisinin tehdit ettiğini, korkusundan dolayı herhangi bir yere şikayette bulunamadığını, bu olaydan sonra Cizre halkından pekçok kişinin Mersin ve K.Irak gibi yerlere göç ettilklerini söyledi.

Tanıkların yöneltilen sorulardan sonra müdahil vekillerinin taleplerine geçildi. Av. GÜRAY DAĞ’ Bizce CMK 100 maddesinde yazılı bulunan tutukluluğunun devamını gerektiren tüm koşullar sanıklar açısından mevcuttur, ayrıca yargılamanın bu aşamasına kadar daha önceleride ifade ettiğimiz üzere bir kısım mağdur ve tanıklara uygulanan baskılarda ortadadır, en son olarak Rabia ve Asker PÖKÖN isimli kişilerin kendiliklerinden Cizre C.Başsavcılığına giderek olayın oluşuna uygun olarak ifade verdikleri halde daha sonradan bu ifadeleri yönlendirme sonucu verdiklerine dair dilekçe göndermiş olmaları da mağdur ve tanıklar üzerinde baskıların devam ettiğini göstermektedir, ayrıca söz konusu kişilerin vermiş oldukları dilekçeler yönlendirmenin nasıl ve kimler tarafından yapıldığını da göstermektedir, bu nedenlerle sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep ediyoruz dedi.

Müdahil vekili Av.Bahattin ÖZDEMİR’ ; Rabia ve Asker PÖKÖN tarafından ve ayrıca Abdullah NAYIR tarafından Cizre C.Başsavcılığı aracılığıyla mahkemenize gönderilen dilekçelerin yazımı ve stili itibariyle aynı yerden yönlendirilmek suretiyle yazıldığını ve imzalatılarak mahkemenize gönderildiğini düşünüyoruz, bizce bu delillerin karartıldığına dair bir olgu olduğunu göstermektedir dedi.

Diğer müdahil vekili Av. RIDVAN DALMIŞ ise: Bizce sanıkların üzerlerine atılı suçlar gözönüne alınarak CMK 100 maddesinde belirtilen koşulların hepsini taşımaktadır ayrıca sanık Cemal TEMİZÖZ’ün bu dosyadaki eylemler dışında Cizre’de görev yaptığı tarihlerde kendisine isnat edilmiş çeşitli suçlamalarda vardır, bunların yanında henüz soruşturması devam eden başkaca sanıklarla ilgili de Diyarbakır C.Başsavcılığında dosyalar bulunmaktadır, bir kısım cesetler Cizre’de bulunmuş ve bunlara ilişkin soruşturmalar yine Cizre C.Başsavcılığında devam etmektedir, sanık Adem YAKİN’in işlemiş olduğu cinayetle ilgili olarak Cem ERSEVER’in itirafları ile ilgili Soner YALÇIN’a ait bir kitap da anlatımları bulunmaktadır, bu kitabıda dosyaya delil olarak ibraz ediyoruz ( sanık tarafından ibraz edilen kitap alındı dosya içerisine konuldu ) ayrıca Arap bir şahsın öldürülmesi olayı ile ilgili olarak şunları da belirtmek istiyoruz, söz konusu kişiye ait ceset 03.09.1995 yılında Cizre-Silopi karayolunda sazlıkların arasında bulunmuştur, bu kişinin öldürülmesine ilişkin olarak gizli tanık sokak lambasının beyanlarındaki anlatımı ile bulunduğu yer, tarih ve cesedin üzerindeki fiziki özellikleri tamamen birbirleriyle uyumlu bulunmaktadır, tüm bu nedenlerle sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep ediyoruz dedi.

Son olarak düşüncesi sorulan Cumhuriyet Savcısı ; sanıkların tutukluluk halinin devamını talep ederek ,Cizre C.Başsavcılığına kendiliğinden müracaat ederek ifade veren ve daha sonra bu ifadeyi yönlendirme ile verdiğini beyan eden tanıklar Rabia ve Asker PÖKÖN’ün celp edilerek tanık sıfatı ile dinlenilmelerini istedi.

Sanık vekillerin tahliye taleplerinin ardından mahkeme ara kararını açıkladı; önce tüm sanıkların tutukluluk halinin devam edeceğini bildiren mahkeme daha sonra bir sonraki celsede maktül yakınlarının dinlenmesinin devam edeceğini , tanıkların ise ondan sonraki celselerde dinleneceğini ve duruşmanın 5 şubatta yapılmasına karar verdiğini açıkladı.

Share Post