ÇHD Susmadı, Susmayacak!

 

ŞERZAN KURT DAVASI BAŞLADI

Sanık polisin tutukluluk hali devam edecek ve tanıklar yeniden dinlenecek.

Muğla’da polis tarafından katledilen Şerzan Kurt’un Eskişehir’e nakledilen davası 15 ekimde Eskişehir’de başladı.

ŞERZANKatılan vekili olarak 20 avukatın katıldığı duruşmada, ilk olarak duruşmanın teknik araçlarla kayıt altına alınması ve sivil polislerin duruşma salonu dışına çıkarılması talepleri karara bağlandı. Mahkemenin CMK.219.maddeyi gerekçe göstererek kayıt talebini ve güvenliği gerekçe göstererek sivil polislerin salon dışına çıkması talebini reddetmesinden sonra, katılan vekilleri tekrar söz alarak, dava naklini düzenleyen mevzuatın doğal yargıçlık ilkesini, başvuru hakkını ve hak arama özgürlüğünü kısıtlayan bir uygulama olduğu ve idarenin yargıya müdahalesine yol açan CMK.nun 19/2 maddesinin, Anayasanın 36. ve 37. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. ve 13. maddelerine aykırı olduğundan itiraz yolu ile dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesini talep ettiler.

Mahkemenin bu talebi,Anayasa Mahkemesinin kuruluşu hakkındaki 28/2 maddesine uygun olmadığı gerekçesi ile reddetmesinden sonra sanık polisin sorgusuna geçildi. Sanık polis olayda silah kullandığını kabul ederek, “ ben o sırada Serpil Parkın köşesinde iken zati demirbaş silahım olan ÇZ-75 model silahımı sağ belimde bulunan kılıfından çıkarttım, mekanizmasını kurdum ve Serpil Parkın köşesine geçerek fotoğrafta ATEŞ DÖNER adlı iş yeri görünen olay tarihinde CHİCKEN HOUSE adlı iş yeri olan yerde bulunan karşıt gruba sağ elimde, namlu göğe bakacak şekilde tutup grubun üzerine koşarak,havaya 3 el ateş ettim, bu olay 2-3 saniye sürdü” dedi.

Sanığın sorgusundaki çelişkili anlatımı üzerine Mahkeme çelişkiyi sorunca sanık “savcılıktaki ifadesinde yazılış hatası” olduğunu ileri sürerek”.ben silahı çıkarttım, havaya doğru tutup ateş ettim, benim koştuğum istikamette şahıs yaralanmıştı, savcılık beyanında belirtildiği gibi silahı kurup hazır hale getirip namlusu yere bakar şekilde bekleyip Müdürden onay aldıktan sonra havaya 2 el ateş etmedim, ben önce onayı aldım, sonra silahımı çıkarttım ve şimdi anlattığım gibi ateş ettim dedikten sonra, gruba doğru hiç yatay atış yapmadığını” iddia etti. Katılan vekillerinin atış pozisyonu konusundan sorusun üzerine bu sefer “Kıbrıs Pastanesi önündeki güvenlik kamerasından elde edilen görüntülerde avukatlarımın bana ilettiğine göre koşarak 2 el ateş ettiğimi, 3. atışta da hafif düştüğünü söylediler ama ben görmedim, ben atışlarımı bitirdikten sonra vuruldu diye bir ses duyup geriye dönmüş değilim, gazdan etkilendiğim için ve grup üzerimize gelmediği için geri döndüm,” diyerek atışın yatay olabileceğini kabul etti.

Olaydan sonra düzenlenen tutanağı ise arkadaşlarının düzenlediğini kendisinin okumadan bu tutanağı imzaladığını iddia etti.

Daha sonra dosya içerisinde delillerin okunmasına geçildi.

 

Katılan vekilleri “ polis tarafından tutulan tutanakların hiçbirisini kabul etmiyoruz, çünkü soruşturma aşamasında sağlıklı olarak deliller toplanmamıştır, olayın öğrenilmesi üzerine avukat arkadaşlarımızın devreye girmesi sonucu dosya bu aşamaya girmiştir, karşı taraftan silahla ateş edildiği belirtilmiş ise de polis bu konu ile ilgili hiçbir tutanak tutulmamıştır, sanığın da anlatımına göre bir araya gelinip sağlıklı bir şekilde tutulmamıştır, olaydan sonra sanığın ev aramasında soruşturmanın gerektirdiği şekilde bir arama yapılmamıştır, Şerzan Kurt ile ilgili bilgisayarlarda veya başka ortamlarda bir dosya açılıp açılmadığı araştırılmamıştır, yapılan bu duruşmada göstermiştir ki tanıkların mahkeme huzurunda dinlenmelerinde zorunluluk vardır, dilekçemizdeki bu hususları yineliyoruz, tanıklara yöneltecek sorularımız vardır, eğer mahkemece bu kabul görmez ise talimat ile dinlenmiş tanıklar dahil tüm tanıkların bizimde hazır olduğumuz oturumlarda dinlenmelerini talep ediyoruz,ayrıca tanıkların olay yerinde keşif sırasında dinlenmelerini talep ediyoruz, katılanlar tarafından ifadelerinde belirtilen 0537 857 99 01 nolu telefonunda Şubat 2009 tarihi itibari ile kimin adına kayıtlı olduğunun da araştırılmasını istiyoruz, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep ediyoruz, görüntüler mahkemeniz huzurunda ve biz olduğumuzda izlenmesini talep ediyoruz, ayrıca gizli tanığın dinlenmesi sırasında konferans sistemi ile dinlenmesini ve soru sorma hakkımızın tanınmasını talep ediyoruz, sanığın 12 yıldır neden Muğla ilinde görev yaptığının Emniyet Müdürlüğünden sorulmasını istiyoruz, “dediler.

Daha sonra 25 maddelik ara kararını açıklayan heyet, katılan vekillerinin tanıkların mahkeme huzurunda ifadelerinin tekrar alınması talebini reddetiğini ancak, ifadelerin talimat mahkemelerin yeniden alınarak,ayrıca ifadelerin alınması sırasından görüntülü ve sesli kaydın yapılmasına ve taraflara talimat duruşmasının tebliğ edilmesini ve diğer eksikliklerin giderilmesini ve sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 8 aralık 2010 tarihine bıraktığını bildirdi.

Share Post