ÇHD Susmadı, Susmayacak!

 

ŞERZAN KURT DURUŞMASI 16 MARTTA

Muğla’da polis kurşunu ile katledilen Şerzan Kurt’tun duruşması Eskişehir’de yapıldı. Sanık polisin tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme,duruşmayı 16 mart gününe bıraktı.

Polis kurşunu ile katledilen üniversite öğrencisi Şerzan Kurt ‘un duruşmasına Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edildi.’

Duruşmada ilk olarak, olayda kullanılan silaha ait boş kovanların gönderilmediği tespit edildikten sonra, talimat yoluyla dinlenen tanıkların ifadeleri okundu. Daha sonra Sesli görüntülü kayıt ve video konferans sistemi ile ilgili yazılın müzekkereye Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen cevap ve eki tutanak okundu ve olayla ilgili çekilen görüntü Cd’lerinin izlenmesine geçildi. KIBRIS PASTANESİ GÜVENLİK KAMERA GÖRÜNTÜLERİ bulunan dvd ibareli içinde 3 klasör dosya olduğu görültüler izlendi bu görüntülerden 2 nolu dosya içinde 02.44.08 – 02.44.19 saatleri arasındaki görüntülerin, kendisine ait olduğunu kabul eden sanık, bu görüntüde sağdan sola doğru koşan çizgili giysili kişi benim, dedi. Aynı DVD deki 3 nolu görüntü dosyasında 02.44.05-.02.44.10 saatleri arasında sanığın kamera görüntüsünün sağından girip, sol tarafına kadar geçen sürede görüntüde olduğu ve ateş ettiği gözlendi, ve yine sanık polisin saat 2.44.39 da tekrar görüntüye girip, görüntünün sağ tarafında 2.44.48 de kaybolduğu ve bu sırada koştuğu da tespit edildi.

Katılan vekillerinin talebi üzerine Kıbrıs pastanesindeki görüntüler tekrar izlendi.

Bu sırada söz alan Katılan vekillerinden AV.BEDİHA BORAN; 02.44.05’da izlediğimiz sanığın göründüğü ilk CD de bir çatışma izlenmiyor, çatışma görüntüsü yok, ekranın sağından sanık giriyor, sanık kolunu ve silahını doğrultarak ateş ediyor, arkasından diğer polisler geliyor, gelen polislerde siperlik veya başkaca bir koruma aleti yok, polisler tarafından bir kaçışmada söz konusu değil, sanık koşarak geldiği yönün tersine koşarak geri dönüyor, görevli polislerde kendisine bir müdahalede bulunmuyorlar, kendileride kaçmıyorlar, görüntülerde bir çatışma görüntüsü yoktur, tek taraflı ateş edilmesi söz konusudur bunun tutanaklara geçirilmesini istediğini ifade etti.

ŞERZANSanık müdafilerinini beyanlarının alınmasından sonra Şerzan’ın vurulma anında yanında bulunan arkadaı Ömer Geldi tanık olarak dinlendi; ÖMER GELDİ ; Olay günü akşamı saat: 00.30 sularında arkadaşlarım MEHDİ KARAÇELİK, RIDVAN NAS ile birlikte müslihittin mahallesi imeceler sokaktaki evimde çay içiyorduk, gezmek amacı ile üçümüz çıktık, o sırda Rıdavana telefon geldi, Cansel isimli kız arkadaşımız Rıdvanı arayarak, yanındaki arkadaşı SEFA ÖZKAN ile birlikte iken, istanbul barın önünde bir grup ülkücü tarafından laf atmaya ve küfüre maruz kalmışlar “Muğlayı terk edeceksiniz, hepiniz teröristsiniz” şekilinde sözler söylenmiş, zor durumda olduğunu söyleyince ve arayan kız da Rıdvanın kız arkadaşı olduğu için olayın olduğu İstanbul barın ilerisine doğru gittik, orada arkadaşlarımızda toplanmıştı onlardan öğrendiğimize göre Sefa, Cansel ile Birkaç arkadaşımızı ifade için karakola aldıklarını öğrendik arkadaşlarımız şikayetçi olmuşlar, bizde durumlarını merak ettiğimiz için karakola gitmek istedik, polisler ona izin vermedi, bize arkadaşlarınızın ifadesi alındıktan sonra biz evlerine bırakacağız dedi, bizde onlara bizim can güvenliğimiz yok dedik, onun üzerine biz arkadaşlarınızı sağ salim evlerine bırakacağız demeleri üzerine bizde evlere dağılmaya başladık,yanımızdaki diğer arkadaşların isimlerini bilmiyorum, benim evime yaklaştığımız sırada Hamdibey karakolu yakınlarından bağrışma sesleri geldi bizde merak ile hep birlikte valiliğin önünden Akyol caddesine doğru geldik, bizimle birlikte duyan arkadaşlarda geldikleri için biz 10-15 kişilik bir grup olduk, biz akyol önüne döndüğümüz sırada, Recai gürel caddesinden serpil park – kıbrıs pastanesi yönüne doğru gidiyorduk karşıt grup ise, kıbrıs pastanesinin önündeki caddede 10-15 kişilik bir grup vardı, bizi görünce bize taşla saldırmaya başladılar bizde bu salrdırıya taş ile karşılık verdik, ancak bir fiziki temas olmadı, bizim taş atmamız üzerine karşıt grup çınar sokağa doğru yani serpil yarkın karşısındaki ara sokağa kaçtılar bu sırada komiser hamdi bey karakolunun bulunduğu taraftaki sokaktan çevik kuvvet ekibi Recai Gürel Caddesine çıktı, biz o sırada kbrıs pastanesine henüz varmamıştık biraz berisindeydik, çevik kuvvet Recai Gürel caddesine çıkınca bize doğru yönelip önce silah sesi eş zamanlı olarak ta gaz bombası sesleri geldi, bunun üzerine biz panikleyip geri doğru geldiğimiz yola doğru kaçtık, o sırada GÜLTEKİN ŞAHİN isimli huzurdaki sanığın silahı bize doğru doğrulttuğunu geri dönüp baktığımda gördüm, onu görünce ben tekrar yönümü geriye doğru çevirip kaçmak isterken, tekrar silah sesi geldi, benden 7-8 metre gerimde bulunan ŞERZAN KURT un vurulduğunu, silah sesi üzerine geri dönüp baktığımda gördüm dedi
Mahkeme tarafından bilirkişinin düzenlediği temsili kroki tanığa gösterilerek soruldu; ilk dönüp baktığımda sanığın elinde silahı gördüğümde net olarak hangi noktadaydım ve şerzanın vurulduğunu gördüğümde Şerzanı net olarak hangi noktada olduğunu tam kestiremiyorum, ancak krokide görüldüğü gibi bahsettiğim bu olaylar Ardora ANS giyim ile Kıbrıs Pastanesi arasında bir yerdeydi, kesin net nokta gösteremem, polisin bize eve gidin dediğinde, biz eve giderken bizimle birlikte şerzan yoktu, bağrışma sellerini duyup geri döndüğümüzde başka dönen gruplar içinde Şerzan grubun içine katılan kişidir. Biz sesleri duyduğumuzda krokide karakolun yakınında görünen Ticaret Lisesinin arka kısmındaydık karakolada yakındık, kestirmeden gidemedik çünkü polisler ve karşıt grup nedeni ile korktuk o nedenle arkadan dolanıp, Cumhuriyet meydanının bulunduğu taraftan recai güler caddesine indik, ben sanığın ateş ettiği anı görmedim, ancak silahını çekip koşarken eli ve namlunun ucu bize doğru ve eli yere paralel vaziyette idi, tahminen benden sanık 20-25 metre kadar uzakta idi ve bize doğru koşarak geliyordu, sanığın yanında başka kimse varmıydı görmedim, ifademdede belirtiğim gibi polisler recai güler caddesine inip bize doğru ateş etmeleri ve gaz bombaları atmaları üzerine geri dönüp kaçmaya başladık o sırada geri dönüp baktığımda sanığın silahını anlattığım şekilde doğrultum üzerimize koşuyordu, tekrar panikle geldiğim yöne doğru koşmaya başladım, Birkaç el silah sesi duydum, dönüp baktığımda bu kez Şerzanın vurulmuş ve yerde olduğunu gördüm, Şerzanın vurulmasından sonra silah sesi duymadım, ondan sonra gaz bombası atıldımı hatırlamıyorum, anlattığım olaydan önce Şerzanın karşı grup ile saldırı nedeni ile yaralanması söz konusu değildir, şerzanın yanına ilk gelenlerden birisi ben değilim ben daha sonra Şerzanın yanına geldim, Şerzan caddede,kaldırıma yakın yatıyordu kaldırıma ne kadar yakın mesafedeydi hatırlamıyorum, yerdeki Şerzanı ben çevirmedim çeviren oldumu görmedim dedi.

Daha sonra tanığa ve sanık polise ait olan görüntüler gösterildi. Çizgili açık renk gömlekli bıyıklı kirli sakallı kişi Y. GEZİCİ dir, kahverengi yeşil sarı ve koyu kahverengi enine çizgili kazaklı kişide benim diyerek sanık polisi teşhis etti.

Tanığın sorgusundan sonra müdahil tarafının ve sanık müdafilerinin beyanlarını alan mahkeme ,öncelikle tanıklar için yazılan talimat cevaplarının beklenmesine ,dosyadaki gizli tanığın tele- konferans sistemi ile özel bir ortamda dinlenmesine, olayda kullanılan silaha ait boş kovanların istenmesine ve sanığın olayda kullandığı CZ 75 B cal. 9 Luger marka 9 mm çaplı tabanca ve şarjörün Adli Tıp Kurumuna gönderilerek bu tabanca ile yapılacak atışın etki mesafesinin raporla tespitinin istenmesine ve diğer eksikliklerin tamamlanmasına karar verrdiğini açıklayarak duruşmayı 16 mart gününe bıraktığı bildirdi.Tahiye taleplerini ise reddeti.

Share Post