ÇHD Susmadı, Susmayacak!

 

L4L-LRWC ve FTW’nin Cumhurbaşkanına Mektubu

Hollanda Avukatlar için Avukatlar Vakfý ile Kanada Avukat Haklarýný izleme örgütü ve Adil Yargýlanma izleme örgütü , avukatlara yönelik Türk devleti tarafýndan baþlatýlan saldýrýlarý Cumhurbaþkaný Abdullah Gül’e yazdýklarý ortak bir mektupla kýnadý ve mektupta uluslarasý sözleþmeler hatýrlatýldý.

Hava Yoluyla
Türkiye Cumhurbaþkaný
Abdullah Gül
Cumhurbaþkanlýðý Genel Sekreterliði
06689 Çankaya
ANKARA, TÜRKÝYE
Pazartesi, 28 Ocak 2013-02-02
Konu: Türk avukatlarýn yeni kitlesel gözaltýlarý

Ekselanslarý,
Hollanda Avukatlar için Avukatlar Vakfý (Dutch Lawyers for Lawyers [L4L] “Stiching Advocaten voor Advocaten”), Avukatlarýn Haklarý Ýzleme Örgütü Kanada (Lawyers Rights Watch Canada – LRWC) ve Adil Yargýlanma Ýzleme (Fait Trial Wathc – FTW) avukatlýk mesleðinin özgürlük ve baðýmsýzlýðýný takip ederek hukuk devletinin doðru iþlemesini desteklemeyi amaçlayan baðýmsýz ve siyaset dýþý kuruluþlardýr. Bu örgütler amaçlarýný dünya çapýnda görevlerini yerine getirirken tehdit ve baský altýnda olan avukatlarý destekleyerek yerine getirmektedir.

Aldýðýmýz bilgilere göre, 18 Ocak 2013 günü Türkiye’nin yedi büyük kentinde polis güçleri tarafýndan yürütülen baskýnlar sýrasýnda 15 avukat gözaltýna alýnmýþtýr. Gözaltýna alýnanlar arasýnda Çaðdaþ Hukukçular Derneði (ÇHD) Ýstanbul Þube Baþkaný Taylan Tanay ve ayrýca ÇHD Yönetim Kurulu üyeleri Güray Dað, Efkan Bolaç, Günay Dað, Gülvin Aydýn, Ebru Týmtýk, Barkýn Týmtýk, Naciye Demir, Güçlü Sevimli ve Þükriye Erdem bulunmaktadýr. Baskýnlar sýrasýnda yurtdýþýnda bulunan ÇHD Genel Baþkaný Selçuk Kozaðaçlý ve Yönetim Kurulu üyesi Oya Aslan, Türkiye’ye dönüþünde 21 Ocak 2013 tarihinde gözaltýna alýnmýþlardýr. Anlayabildiðimiz kadarýyla, pek çok avukatýn evlerinin yanýnda ÇHD’nin Ýstanbul ve Ankara merkezleri ile Halkýn Hukuk Bürosu bürolarý aranmýþtýr.

Söylendiðine göre, gözetim altýna alýnan avukatlarýn çoðunluðu Halkýn Hukuk Bürosu’nda çalýþmakta ve hepsi insan haklarý ve iþkence konularýndaki çalýþmalarýyla tanýnmaktadýrlar. Anladýðýmýz kadarýyla, bu gözaltýlar, avukatlarýn müvekkillerine karþý yürütülen bir kampanyanýn parçasýdýr. Gözaltýlar avukatlarýn herhangi bir suça karýþtýðýndan þüphelenmek için makul gerekçelere dayanýyor görünmemektedir.

Abdullah Öcalan’ýn emirlerini KCK üyelerine iletmekle suçlanan 46 avukatýn gözaltýna alýndýðý 22 Kasým 2011 tarihinden sonra, kýsa bir süre içinde avukatlarýn kitlesel olarak gözaltýna alýndýðý bu ikinci olaydýr.

L4L, LRWC ve FTW, meslektaþlarýmýzýn görevlerini yerine getirmesini engelleyen bu kitlesel gözaltýlar nedeniyle derin kaygý duymaktadýr. Bu kitlesel gözaltýlar, Türkiye’de avukatlara karþý yargýsal tacizlerin geniþ kapsamlý ve kitlesel hale geldiðini göstermektedir. Terörle ilgili suçlarla itham edilen müvekkillerini ya da baþka bir þekilde karýþmýþ olanlarýn evrensel insan haklarý standartlarýný savunan avukatlar tehlike altýndadýr.

Dört Ankara avukatý, Filiz Kalaycý, Hasan Anlar, Halil Ýbrahim Vargün ve Murat Vargün 24 Ocak 2013 tarihinde terör örgütüne üyelikten 6 yýl 3 ay ila 7 yýl 6 ay arasýnda deðiþen hapis cezalarýna çarptýrýlmýþlardýr. L4L ve FTW bu davayý yakýndan takip etmiþ ve duruþmalarýnýn çoðuna katýlmýþtýr. Davaya iliþkin gözlemlerimiz, 3713 sayýlý Terörle Mücadele Kanunun ve özellikle Avrupa Konseyi Ýnsan Haklarý Komiseri Thomas Hammarberg tarafýndan raporlandýðý gibi suç örgütlerine iliþkin 220. maddesi [dahil] Türk Ceza Kanunun (TCK)[1] belirli hükümlerinin yorumlanmasý ve uygulanmasýna iliþkin kaygýlarýmýzýn çoðunu teyit etmiþtir. Bu, ceza yargýlamalarýnýn avukatlarý baský altýna alma, sindirme ve cezalandýrmak amacýyla kötüye kullanýldýðýna iliþkin korkularýmýzý güçlendirmektedir.

Bu uygulama keyfi yakalamalara neden olmakta, siyaseten hassas davalarda avukatlarý müvekkillerini temsil etmekten caydýrmakta ve bir avukat tarafýndan temsil edilme hakkýnýn altýný oymakta ve böylece hukuk devleti ile Türkiye’nin uluslararasý yükümlülüklerinin ciddi bir ihlalini oluþturmaktadýr.

Türk Hükümetini yeniden:
Türkiye Cumhuriyeti gibi demokratik bir toplumda avukatlarýn oynadýklarý deðerli rolü tanýmalarýný;
Birleþmiþ Milletler Uluslararasý Medeni ve Siyasi Haklar Sözleþmesi (BMMSHS) ve Ýnsan Haklarý Avrupa Sözleþmesi’nden (ÝHAS) kaynaklanan uluslararasý hukuk yükümlülüklerine uygun olarak avukatlarýn mesleki ve kiþisel haklarýný kullanýrken avukatlarýn baðýmsýzlýk ve güvenliklerini saðlamaya çaðýrýyoruz.

L4L, LRWC ve FTW bu gözaltýlarýn:
devlet görevlilerinin ya da baþkalarýnýn müdahale ve misillemelerine maruz kalmaksýzýn avukatlarýn müvekkillerini tereddütsüz temsil etme hak ve yükümlülüklerini güvence altýna alma ve koruma;
özgürlük ve masumiyet karinesi hakký dahil Ýnsan Haklarý Evrensel Bildirisi (ÝHEB), BMMSHS ve ÝHAS tarafýndan korunan haklarýn, herkes için korunmasý ve güvence altýna alýnmasýna
iliþkin Türkiye’nin uluslararasý hukuktan kaynaklanan sorumluluklarýný ihlal etmesinden kaygý duymaktadýr.
[Burada] Avukatlarýn Rolüne dair Temel Ýlkeler[2] belgesi (“Temel Ýlkeler”) özellikle önemlidir. Temel Ýlkelerin amacý, Devlet’in avukatlarýn gerekli rol ve iþlevlerini güvence altýna almak; herkesin hukuk hizmetleri ile adalete etkili bir þekilde eriþime sahip olmalarýna iliþkin temel koþulu yerine getirme amacýný ayrýntýlandýrmaktýr.
Küba’nýn Havana Kentinde, Suçun Önlenmesi ve Suçlularýn Tretmanýna dair Sekizinci Birleþmiþ Milletler Kongresinde (7 Eylül 1990) oybirliði ile kabul edilen Temel Ýlkeler, herkesin adalete eriþimi amacýyla hukuk hizmetlerine eriþime baðýmlý bireylerin haklarýnýn yeterli bir þekilde korunmasý öncülü üzerine yapýlandýrýlmýþtýr. Daha sonra Birleþmiþ Milletler Genel Kurulu, Temel Ýlkeleri onaylamýþ ve “Devletleri bu ilkelere saygý göstermeye ve ulusal mevzuat ve uygulamalarýnda dikkate almaya çaðýrmýþtýr”. Temel Ýlkeler, uluslararasý toplum tarafýndan kendi baþýna yaygýn olarak kabul görmüþtür ve ayrýca BMMSHS ve Ýþkence ve Diðer Zalimane, Ýnsanlýkdýþý ve Aþaðýlayýcý Muamele ve Cezaya karþý BM Sözleþmesi gibi baðlayýcý insan haklarý enstrümanlarýnda yansýmalarý vardýr.[3]
Temel Ýlkeler uyarýnca, hükümetler avukatlarýn “sindirme, engelleme, taciz ya da uygunsuz müdahale olmaksýzýn bütün mesleki iþlevlerini yerine getirebilmelerini” güvence altýna almalýdýr.[4] Devletlerin insan haklarý savunucularýnýn güvenliðini koruma yükümlülüðüne ek olarak, Temel Ýlkeler, “görevlerini yerine getirmelerinin bir sonucu olarak avukatlarýn güvenliði tehdit edildiðinde, yetkililer tarafýndan yeterli bir þekilde korunmalarý” gerektiðini belirtmektedir.[5]
Ayný þekilde, Uluslararasý Hukukçular Komisyonu’nun (“ICJ” – International Commission of Jurists) Kriz Zamanlarýnda Hukuk Devletinin, Yargýçlar ve Avukatlarýn Desteklenmesine dair Cenevre Bildirisi (“Cenevre Bildirisi” ya da “Bildiri”), kriz durumlarýnda insan haklarýnýn korunmasýna iliþkin tehditlere iþaret etmekte ve hukukçularýn ve Devletlerin sorumluluklarý ve rollerine iliþkin temel bir bakýþ açýsý oluþturmaktadýr. Bu nedenle, ICJ’nin Cenevre Bildirisi özellikle Türkiye ile iliþkilidir ve Bildiri siyasi ve sosyal kriz zamanlarýnda yükselen bilincin avukatlar, yargýçlar ve Devletlerin ilgili rollerine uygun olmasý gerektiðini belirtmektedir.[6]
Cenevre Bildirisi’nin 7. maddesi avukatlarýn insan haklarý tehditlerine karþý korunmasý ve baðýmsýz iþlevlerinin engellemelerden yalýtýlmasýnýn saðlanmasý yükümlülüðünü belirtmektedir, ki bu Temel Ýlkelerin 7. maddesine uygundur:[7]
Kriz zamanlarýnda insan haklarýnýn korunmasýnda istikrarsýzlýk olabileceði için, hem müvekkillerinin haklarýný korurken, hem adalet idealini desteklerken hem de insan haklarýný savunurken sorumluluklarýnýn artmýþ olduðu varsayýlmalýdýr. Hükümetin bütün organlarý avukatlara karþý herhangi bir þiddet, tehdit, misilleme, hukuki ya da fiili ayrýmcýlýk, baský ya da mesleki iþlevlerinin ya da insan haklarýnýn meþru bir þekilde uygulanmasýnýn bir sonucu olarak diðer herhangi bir keyfi eyleme karþý yetkili merciler tarafýndan korunmalarýný saðlayacak bütün gerekli tedbirleri almalýdýr. Özellikle, avukatlar, görevlerini yerine getirmelerinin bir sonucu olarak müvekkilleri ya da müvekkillerinin davalarý ile özdeþleþtirilmemelidir. Yetkililer böylesi aleyhe bütün eylemlerden vazgeçmeli ve bunlara karþý onlarý korumalýdýr. Avukatlar, istenmeyen ya da popüler olmayan davalar ya da müvekkileri dahil, bunlarla iliþkilerinin bir sonucu olarak mesleki iþlevlerini etkisizleþtiren kötüniyetli ve ayrýmcý cezai ya da hukuki yaptýrým ya da davalara asla maruz kalmamalýdýr. (altçizgi eklenmiþtir)
Dikkatinizi, Hükümetin “avukatlarýn bütün mesleki iþlevlerini sindirme, engelleme, taciz ya da uygunsuz müdahaleler olmaksýzýn yerine getirebilmelerinin saðlanmasý için” sorumluluklarýnýn bulunduðunu belirten Avukatlarýn Rolüne dair Birleþmiþ Milletler Temel Ýlkelerinin 16 ve 17. paragraflarýna çekmekteyiz. 18. maddesine göre, “görevlerini yerine getirmelerinin bir sonucu olarak avukatlar, müvekkilleri ya da davalarýyla özdeþleþtirilemez”.
BMMSHS’nin 9. maddesi, “herkes kiþi özgürlüðü ve kiþi güvenliði hakkýna sahiptir. Hiç kimse keyfi olarak gözaltýna alýnamaz veya tutulamaz. Hiç kimse hukukun öngördüðü sebepler ve usuller dýþýnda özgürlüðünden yoksun býrakýlamaz.” demektedir.
ÝHEB’in 9 ve 10. maddeleri, hiç kimsenin keyfi olarak gözaltýna alýnamayacaðýný, tutulamayacaðýný veya sürülemeceðini ve herkesin, haklarý ve yükümlülükleri ile hakkýndaki bir suç isnadýnýn karara baðlanmasýnda baðýmsýz ve tarafsýz bir yargý yeri tarafýndan adil ve aleni olarak tam bir eþitlikle yargýlanma hakkýna sahip oluðunu ifade etmektedir.
Tutulan avukatlar, masumiyet karinesi (BMMSHS, 14(2). maddesi; ÝHAS, 6(2). maddesi) ile herhangi bir suçlama hakkýnda baðýmsýz ve tarafsýz bir yargý yeri tarafýndan karar verilinceye kadar özgürlük hakkýna (BMMSHS, 9(1),(2); ÝHAS, 5. maddeler). Hem BMMSHS, hem de ÝHAS keyfi gözaltýna almayý yasaklamaktadýr. Birleþmiþ Milletler Ýnsan Haklarý Komitesi:
… “keyfilik”, “yasaya karþý” olmakla eþdeðer deðildir. Fakat uygunsuzluk, adaletsizlik, öngörülemezlik ve adil yargýlamanýn olmamasý gibi unsurlarýn dahil olduðu daha geniþ bir þekilde yorumlanmalýdýr. Komite’nin daha önceki bir davada gözlemlediði gibi, bu tutuklamanýn sadece hukuka uygun olmasý deðil,ayný zamanda her koþulda makul olmasý anlamýna gelir. Tutuklama ayrýca, örneðin, kaçmayý, delillerin karartýlmasýný ya da suçun tekerrürünü önlemek için her halükarda zorunlu olmalýdýr.[8]
LRWC, L4l ve FTW, uluslararasý insan haklarý sorumluluklarýna saygý göstermesi için Türk Hükümetine:
tutulan avukatlarýn derhal salýverilmesi; ve,
terör sanýklarýný ya da hükümeti hedefleyen baþka cezai eylemlerle suçlananlarýn endiþeye kapýlmaksýzýn temsili dahil mesleki görevlerini yerine getirirken, avukatlarýn kiþisel ve mesleki güvenliklerini saðlamaya; ve
polis ve yargý personeline BMMSHS ve ÝHAS tarafýndan güvence altýna alýnan haklar ile bu haklarýn herkes için etkili koruma saðlamasýna iliþkin Türkiye’nin hukuki sorumluluklarý konusunda eðitim verilmesi,

çaðrýsýnda bulunmaktadýr.

Bu çok önemli konuya iliþkin ilginize teþekkür ederiz.

Saygýlarýmýzla,

Lawyers for Lawyers Avukat Haklarý Ýzleme Kanada

Adrie van de Streek Gail Davidson
Ýcra Direktörü Ýcra Direktörü

Fair Trial Watch

Neval Çiftçi Baþkan

c.c. Türkiye Baþbakaný, Recep Tayyip Erdoðan Adalet Bakaný, Sadullah Ergin Dýþiþleri Bakaný, Prof.Dr. Ahmet Davutoðlu AB Bakaný, Egemen Baðýþ

[1] Ýnsan Haklan Komiserinin 10-14 Ekim 2011 tarihlerindeki ziyaretini izleyen: https://wcd.coe.int/ViewDoc.jsp7id =1892381 ve 27-29 Nisan 2011 tarihli ziyareti izleyen: https://wcd.coe.int/ViewDoc.jsp?id=1814085 raporlarý.
[2] Avukatlarýn Rolüne dair Temel Ýlkeler, Suçun Önlenmesi ve Suçlularýn Tretmanýna dair Birleþmiþ Milletler Sekizinci Kongresi, Havana, 27 Aðustos – 7 Eylül 1990, U.N. Doc. A/CONF.144/28/Rev.1 at 118(1990), http://www2.ohchr.org/english/law/lawyers.htm.
[3] Temel Ýlkeler, bir yumuþak hukuk belgesi olarak görülür. Bununla birlikte, Temel Ýlkeler’deki haklar, geniþ olarak baðlayýcý uluslararasý ve bölgesel insan haklarý antlaþmalarýnýn hükümlerine dahil edilmiþtir. Örneðin, Uluslararasý Medeni ve Siyasal Haklar Sözleþmesi, Ýþkence ve Diðer Zalimane, Ýnsanlýkdýþý ve Aþaðýlayýcý Muamele ve Cezaya Karþý Sözleþme, Uluslararasý Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleþmesi, Ýnsan Haklarý Avrupa Sözleþmesi, Ýnter-Amerikan Ýnsan Haklarý Sözleþmesi ile Ýnsan ve Halklarýn Haklarý Afrika Þartý. Temel Ýlkeler ‘in baþlangýç kýsmýnda, “ulusal mevzuat ve uygulama bakýmýndan hükümetler tarafýndan saygý gösterilmeli ve dikkate alýnmalýdýr” denilmektedir.
[4] Avukatlarýn Rolüne dair Temel Ýlkeler, 16(a) paragrafý.
[5] Ýbid, 17. paragraf.
[6] Uluslararasý Hukukçular Komisyonu’nun Kriz Zamanlarýnda Hukuk Devletinin, Yargýçlar ve Avukatlarýn Desteklenmesine dair Cenevre Bildirisi, hukuk yoluyla uluslararasý insan haklarý standartlarýna saygýyý saðlamaya adanmýþ olan hukukçularýn nüfuzlu uluslararasý organý olan Dünya Kongresi tarafýndan kabul edilen bir yumuþak hukuk belgesidir, bkz.: http://www.icj .org/.
[7] Cenevre Bildirisi, 7. paragraf.
[8] Albert Womah Mukong v. Kamerun (458/1991), § 9.8; diðerlerinin yanýnda, Abdelhamid Taright, Ahmed Touadi, Mohamed Remli ve Amar Yousfi v. Cezayir (1085/2002), §8.3, ve Rafael Marques de Morais v. Angola (1128/2002), §6.1.

 

Share Post